Ermenistan, önümüzdeki haftalarda yapılacak kritik parlamento seçimlerine hazırlanırken, analistler ülke genelinde yabancı kaynaklı büyük bir dezenformasyon kampanyasının yürütüldüğünü uyarıyor. Sandıkların başına geçecek olan Ermeni seçmenler, sadece ülkenin gelecekteki yönünü belirlemekle kalmayacak, aynı zamanda siyasi kampanyaların arkasında yürütülen çok daha sinsi bir bilgi savaşının da hedefi olacak. Uzmanlara göre, koordineli bir ağ üzerinden yayılan bu yanıltıcı içeriklerin büyük kısmı yabancı kaynaklara dayanıyor ve amacı seçim sürecine gölge düşürmek.
Geniş kapsamlı dezenformasyon ağı
Ermenistan'da son haftalarda sosyal medya platformlarında hızla yayılan sahte haberler, montajlanmış videolar ve manipülatif görseller dikkat çekiyor. Bağımsız araştırmacılar, bu içeriklerin büyük bir kısmının Rusya merkezli bot hesaplar ve propaganda ağları tarafından üretildiğini belirtiyor. Kampanyanın hedefinde özellikle mevcut hükümete yönelik güvensizlik yaratmak ve Batı yanlısı adayları itibarsızlaştırmak olduğu ifade ediliyor. Örneğin, bir muhalefet partisinin lideri hakkında, hiçbir kanıt olmaksızın 'milli güvenliği tehdit eden faaliyetler' yürüttüğü iddia edilen sahte belgeler dolaşıma sokuldu. Benzer şekilde, seçim sürecinin adil olmayacağına dair yalan haberler yayılarak seçmenlerin sandık başına gitmekten caydırılması amaçlanıyor.
Ermeni yetkililer, bu tür girişimlere karşı koymak için özel bir çalışma grubu oluşturduklarını ve sosyal medya şirketlerinden destek istediklerini açıkladı. Ancak uzmanlar, dezenformasyonun boyutunun çok daha büyük olduğunu ve mevcut önlemlerin yetersiz kaldığını vurguluyor. Özellikle Telegram ve TikTok gibi platformlarda yayılan Ermenice içeriklerin, ülke dışındaki operasyon merkezlerinden koordine edildiği tespit edildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Ermenistan'daki seçimler, sadece ülke içindeki siyasi dengeleri değil, aynı zamanda bölgesel jeopolitiği de derinden etkileyecek bir potansiyele sahip. Rusya'nın etkisinin azalması ve Batılı güçlerin Güney Kafkasya'ya artan ilgisi, bu seçimleri stratejik bir öneme taşıyor. Analistlere göre, dezenformasyon kampanyasının ardında, Batı yanlısı bir hükümetin işbaşına gelmesini engelleme ve Ermenistan'ı Rusya'ya bağımlı kılma çabası yatıyor. Ayrıca, Azerbaycan ile devam eden gerilim ve Dağlık Karabağ sorununun çözümsüzlüğü de dezenformasyonun yoğun olarak işlendiği konular arasında.
Küresel boyutta ise, bu durum demokratik seçim süreçlerine yönelik hibrit saldırıların yeni bir örneği olarak değerlendiriliyor. Avrupa Birliği ve NATO, Ermenistan seçimlerinde dezenformasyonla mücadele için teknik destek sağlama sözü vermiş olsa da, sahadaki etkinin sınırlı olduğu belirtiliyor. Özellikle yapay zeka destekli araçlarla üretilen derin sahtekarlıklar, seçim güvenliği konusunda ciddi endişelere yol açıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ermenistan'daki seçimler ve eş zamanlı dezenformasyon kampanyası, Türkiye'nin bölgesel çıkarları açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişmedir. Türkiye, Güney Kafkasya'da istikrarın sağlanmasını ve Azerbaycan ile barış sürecinin ilerlemesini desteklemektedir. Ermenistan'da seçim sürecinin şeffaf ve güvenilir bir şekilde tamamlanması, bölgesel diyaloğun önünü açabilir. Ancak dezenformasyonun yaratacağı kaos, Türkiye'nin de içinde olduğu enerji koridorları ve ulaştırma projelerini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle Ankara, Ermenistan'daki süreci dikkatle izlemekte ve dezenformasyonla mücadelede iş birliğine açık olduğunu sinyallemektedir.