Ermenistan'da 20 Haziran Pazar günü yapılan erken parlamento seçimlerinde, sandık çıkış anketlerine göre iktidardaki Sivil Sözleşme partisi yarışı önde götürüyor. Yüksek katılımla gerçekleşen seçimler, ülkenin Rusya ile ilişkileri ve Dağlık Karabağ sorununun gölgesinde geçiyor. Seçimlere katılım oranının yüzde 50’nin üzerinde olduğu bildirilirken, Başbakan Nikol Paşinyan'ın partisinin oyların yaklaşık yüzde 57'sini aldığı belirtiliyor. Ancak ana muhalefet ittifakı sonuçlara itiraz ederken, Rusya'nın seçimlere müdahale ettiği yönündeki iddialar da gündemdeki yerini koruyor.
Seçimlerin arka planı ve Paşinyan’ın kaderi
2018’deki Kadife Devrim'in ardından başbakanlık koltuğuna oturan Nikol Paşinyan, Kasım 2020’de Dağlık Karabağ savaşının kaybedilmesiyle büyük bir siyasi krizle karşı karşıya kalmıştı. Savaşın ardından imzalanan Rusya arabuluculuğundaki ateşkes anlaşması, ülkede geniş çaplı protestolara yol açmış ve Paşinyan’ın istifası talebiyle sokaklar hareketlenmişti. Bu baskılar sonucunda erken seçim kararı alındı.
Seçim kampanyası boyunca Paşinyan, Karabağ yenilgisinin sorumluluğunu eski siyasi elitlere yüklerken, muhalefet ise Başbakan'ı 'vatana ihanet' ile suçladı. Seçimlerin adilliği konusunda uluslararası gözlemcilerin raporları merakla beklenirken, özellikle Rusya’nın Paşinyan karşıtı söylemleri desteklediği ve seçim günü dahi müdahale girişimlerinde bulunduğu iddiaları dolaşıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Ermenistan seçimleri yalnızca ülkenin iç siyaseti açısından değil, aynı zamanda bölgesel dinamikler bakımından da kritik bir öneme sahip. Erivan yönetiminin Rusya ile kurduğu askeri ve ekonomik bağlar, Paşinyan'ın savaş sonrası dönemde denge arayışlarını zorlaştırıyor. Avrupa Birliği ve Batı dünyası, seçimlerin demokratik standartlarda geçip geçmediğini yakından izlerken, Moskova’nın Ermenistan üzerindeki nüfuzunu koruma çabası devam ediyor.
Seçim sonuçlarının, Dağlık Karabağ’ın statüsüne ilişkin müzakerelere de doğrudan yansıması bekleniyor. Azerbaycan'ın askeri üstünlüğünü pekiştirdiği bir ortamda, Ermenistan yönetiminin izleyeceği politika, Güney Kafkasya’daki güç dengelerini etkileyebilir. Türkiye’nin de yakından takip ettiği seçimler, Ankara-Erivan ilişkilerinin normalleşmesi potansiyeli açısından da önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ermenistan seçimleri, Türkiye'nin Güney Kafkasya politikası açısından yakından izlenmesi gereken bir gelişme. Paşinyan'ın yeniden seçilmesi durumunda, Ankara-Erivan arasındaki diyalog kanallarının açık kalma ihtimali artsa da, Dağlık Karabağ konusundaki temel görüş ayrılıkları çözümü zorlaştırmaya devam ediyor. Rusya'nın seçimlere müdahale iddiaları, bölgede Moskova'nın nüfuz mücadelesinin bir yansıması olarak okunabilir. Türkiye'nin istikrarlı ve barışçı bir Kafkasya vizyonu bağlamında, seçim sonuçları Azerbaycan ile koordineli bir dış politika yürütülmesini gerektirebilir.