İran, Pazar günü İsrail'in kuzeyine balistik füzeler fırlatarak ABD ile Tahran arasında varılan ateşkes anlaşmasını ciddi bir sınamayla karşı karşıya bıraktı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre, ABD Başkanı Donald Trump saldırıyla ilgili olarak derhal bilgilendirildi. Olay, The Hill'in yayın ortağı NewsNation'a konuşan bir ABD'li yetkili tarafından doğrulandı. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), füze saldırısının kuzey bölgelerindeki askeri ve sivil hedeflere yönelik olduğunu bildirdi. Saldırıda can kaybı olup olmadığına dair henüz resmi bir açıklama yapılmazken, bölgede panik havası yaşandığı belirtiliyor.
Gelişmenin arka planı
İran ile ABD arasında varılan ateşkes, özellikle Suriye ve Irak'taki vekil güçler aracılığıyla yürütülen dolaylı çatışmaları durdurmayı amaçlıyordu. Ancak Tahran yönetimi, İsrail'in Lübnan'daki Hizbullah hedeflerine yönelik son hava saldırılarını gerekçe göstererek füze saldırısını başlattı. İran'ın İslam Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), yaptığı yazılı açıklamada, İsrail'in 'saldırgan eylemlerine' misilleme yaptıklarını ve ateşkesin İran'ın ulusal çıkarlarını koruma hakkını ortadan kaldırmadığını vurguladı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, acil güvenlik toplantısı çağrısı yaparken, ABD Dışişleri Bakanlığı da 'provokasyonu' kınayan bir açıklama yayınladı. Pentagon, bölgedeki askeri varlığını artırma sinyali verirken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin konuyu ele almak üzere olağanüstü toplanması bekleniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Saldırı, ABD ile İran arasında aylardır süren dolaylı müzakerelerin ardından sağlanan kırılgan ateşkesi tehlikeye atıyor. Uzmanlar, füze saldırısının İran'ın nükleer müzakerelerde elini güçlendirme girişimi olabileceğini, ancak aynı zamanda İsrail'in caydırıcılığını sınamaya yönelik bir adım olduğunu belirtiyor. Bölgede Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır gibi ülkeler endişeli bekleyişlerini sürdürürken, Rusya ve Çin taraflara itidal çağrısı yaptı.
İran'ın füze saldırısı, aynı zamanda İsrail ile Hizbullah arasında süregelen sınır çatışmalarını da yeni bir boyuta taşıyabilir. İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, 'gerekli yanıtın verileceğini' belirterek, İran'a karşı daha geniş çaplı bir askeri operasyonun sinyalini verdi. ABD'li yetkililer ise gerilimin kontrolden çıkmaması için doğrudan iletişim hatlarını açık tutuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran-İsrail gerilimi, Türkiye'nin Irak ve Suriye'deki varlığını doğrudan etkileyebilir. İran'ın füze saldırıları, bölgesel istikrarsızlığı artırarak Türkiye'nin sınır güvenliğini tehdit edebilir. Ayrıca, ABD ile İran arasındaki ateşkesin çökmesi, Türkiye'nin enerji tedarik rotalarını ve doğu Akdeniz'deki dengeleri de etkileyebilir. Ankara'nın, komşusu İran ile gerginliği tırmandırmayacak, ancak İsrail'le olası bir çatışmada kendini denklemin dışında tutacak bir denge politikası izlemesi bekleniyor. Bu gelişme, Türk Dışişleri Bakanlığı'nın bölgeye yönelik diplomatik girişimlerini daha da yoğunlaştırabilir.