Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'ın Temmuz ayında Ankara'ya yapması beklenen NATO zirvesi ziyareti öncesinde, Heybeliada Ortodoks Ruhban Okulu'nun yeniden faaliyete geçirilmesi konusunda görüşmelerin başlatılması talimatını verdi. Reuters'ın haberine göre, Pazar günü açıklanan karar, uzun süredir ABD ve Yunanistan tarafından gündeme getirilen tarihi okulun akıbetiyle ilgili yeni bir döneme işaret ediyor. 1971 yılında kapatılan ve o tarihten bu yana kapalı kalan okul, Fener Rum Patrikhanesi'nin ruhban ihtiyacını karşılamak amacıyla 1844'te kurulmuştu. Konu, Trump yönetimi tarafından sık sık dile getirilirken, son olarak ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun geçtiğimiz aylarda yaptığı açıklamalarda öne çıkmıştı.
Gelişmenin arka planı
Heybeliada Ruhban Okulu, Türkiye'deki Rum Ortodoks cemaati için büyük önem taşıyor. 1971 yılında Türkiye'deki özel yüksekokulların devletleştirilmesi sürecinde kapatılan okul, o tarihten bu yana Patrikhane'nin ruhban yetiştirme çabalarını sekteye uğratıyor. Fener Rum Patriği Bartholomeos, defalarca okulun yeniden açılması çağrısında bulunurken, ABD ve Avrupa Birliği de bu talebi destekliyor. Trump yönetimi, özellikle dini özgürlükler konusunda Türkiye'ye baskı yaparken, okulun açılması ABD Senatosu'nda da gündeme gelmişti. Erdoğan'ın bu adımı, hem iç kamuoyunda hem de uluslararası alanda farklı yorumlanıyor.
Türk yetkililer, daha önce yaptıkları açıklamalarda okulun yeniden açılması için Lozan Antlaşması'na atıfta bulunarak, siyasi değil hukuki bir mesaj vermişti. Ancak bu kez doğrudan Erdoğan'ın talimatıyla başlatılan görüşmeler, konunun siyasi boyutunun ağır bastığını gösteriyor. Dışişleri Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın konuyla ilgili çalışma yürüteceği belirtilirken, okulun hangi statüde açılacağı henüz netlik kazanmadı. Bazı çevreler, okulun bir üniversiteye bağlı olarak veya kültürel bir merkez şeklinde faaliyete geçebileceğini öne sürüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Heybeliada Ruhban Okulu meselesi, yalnızca Türkiye-ABD ilişkilerinin değil, aynı zamanda Türkiye-Yunanistan ve Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin de önemli bir dosyası. Yunanistan, okulun açılmasını Türkiye'nin azınlık haklarına verdiği önemin bir göstergesi olarak değerlendiriyor. ABD ise özellikle Kongre'de Türkiye'ye yönelik eleştirilerin arttığı bir dönemde, Erdoğan'ın bu adımını olumlu karşılıyor. Trump'ın Ankara ziyareti öncesinde atılan bu adım, iki lider arasındaki görüşmelerde dini özgürlükler konusunun da masada olacağını gösteriyor.
Bölgesel olarak, okulun açılması Ortodoks dünyasında geniş yankı uyandıracaktır. Patrikhane'nin ruhban ihtiyacı, özellikle Rusya ve Yunanistan'daki Ortodoks kiliseleriyle rekabet halinde önem kazanıyor. Türkiye, bu adımla hem Batı'ya hem de Ortodoks dünyasına bir mesaj vermeyi hedefliyor. Ayrıca, ABD ile yaşanan S-400 ve Suriye gibi gerilimli konuların gölgesinde, bu tür bir jestin ilişkileri yumuşatma potansiyeli bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Erdoğan'ın Heybeliada Ruhban Okulu için görüşme talimatı, Türk dış politikasında pragmatik bir hamle olarak öne çıkıyor. Trump yönetimiyle ilişkilerin S-400 krizi ve Suriye politikası nedeniyle gerildiği bir dönemde, bu adım ABD'ye verilen bir jest niteliği taşıyor. Ancak okulun açılması, yalnızca dış politika değil, aynı zamanda iç siyaset açısından da sonuçlar doğuracak. Milliyetçi tabanda rahatsızlık yaratabilecek bu karar, hükümetin azınlık hakları konusundaki hassasiyetini göstermesi açısından önem taşıyor. Aynı zamanda, AB ve Yunanistan ile ilişkilerde bir yumuşama sinyali veriyor. Ancak sürecin nasıl ilerleyeceği ve okulun hangi koşullarda açılacağı, Türkiye'nin uluslararası alandaki imajını doğrudan etkileyecek.