ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in Lübnan merkezli Hizbullah örgütüne karşı yürüttüğü askeri operasyonlarda başarısız olduğunu belirterek, bu grubu etkisiz hale getirme görevinin Suriye'ye verilebileceğini ima etti. Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre Fox News kanalına verdiği röportajda Trump, İsrail'in Hizbullah'ı 'bitiremediğini' ve aşırı derecede yıkıcı askeri taktiklere bel bağladığını söyledi.
Gelişmenin arka planı
Trump'ın bu açıklamaları, ABD-İsrail ilişkilerinde son dönemde yaşanan gerginliklerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. İsrail'in Hizbullah'a karşı son yıllarda artan hava saldırıları ve özellikle Suriye topraklarında İran destekli güçlere yönelik operasyonları, bölgede tansiyonu yükseltmişti. Trump, İsrail'in askeri stratejisinin 'sivil kayıplara yol açtığını' ve 'uzun vadeli bir çözüm üretmediğini' ima ederek, bu durumdan duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.
Trump'ın Suriye'nin Hizbullah'ı alt edebileceği yönündeki sözleri ise şaşkınlık yarattı. Suriye, iç savaşın başından beri Hizbullah'ın en önemli müttefiklerinden biri olarak biliniyor. Esad rejimi, bu örgüte lojistik ve askeri destek sağlıyor. Trump'ın bu çelişkili ifadesi, ya bölgesel ittifaklar hakkında yetersiz bilgi sahibi olduğunu ya da kasıtlı bir mesaj verdiğini düşündürüyor. Bazı analistler, Trump'ın aslında İsrail'e baskı yapmak veya Suriye ile bir tür anlaşmaya işaret etmek için bu sözleri sarf etmiş olabileceğini öne sürüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump'ın açıklamaları, Orta Doğu'daki güç dengelerini yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor. Hizbullah, İran'ın bölgedeki en önemli vekil güçlerinden biri ve Lübnan siyasetinde de kritik bir role sahip. İsrail'in bu örgüte karşı kesin bir zafer kazanamaması, İran'ın caydırıcılığını artırırken, ABD'nin bölgedeki nüfuzunu sorgulatıyor. Trump'ın Suriye'yi işaret etmesi, ABD yönetiminin Esad rejimiyle bir tür işbirliğine sıcak bakabileceği anlamına gelebilir. Ancak bu, İsrail ve Suudi Arabistan gibi bölgesel müttefiklerle ters düşme riski taşıyor.
Öte yandan, Trump'ın sözleri, ABD'nin Orta Doğu'da askeri varlığını azaltma ve sorumluluğu bölgesel aktörlere devretme stratejisinin bir parçası olarak da okunabilir. Nitekim Trump, daha önce de Afganistan ve Suriye'den çekilme kararlarıyla benzer bir yaklaşım sergilemişti. Bu bağlamda İsrail'e yönelik eleştiriler, ABD'nin askeri yükünü hafifletme ve bölgesel dengeleri yeniden kurma çabası olarak görülebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye için hem fırsat hem de riskler barındırıyor. Türkiye, İsrail ile son dönemde normalleşme adımları atarken, Hizbullah'a karşı başarısızlık İsrail'i daha kırılgan hale getirebilir. Bu durum, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji politikaları ve Suriye'deki nüfuz mücadelesinde İsrail ile rekabetini etkileyebilir. Suriye'nin öne çıkarılması ise Türkiye'nin Esad rejimiyle ilişkilerinin seyrine bağlı olarak Ankara'nın lehine veya aleyhine işleyebilir. Türkiye, Hizbullah'ın Suriye'deki varlığına karşı hassas olduğundan, Trump'ın bu sözleri Ankara'nın bölgede alacağı pozisyonu yeniden değerlendirmesine yol açabilir.