Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde (DRC) hızla yayılan Ebola virüsü salgını, komşu ülkelerde alarm seviyesini yükseltti. Uganda, Ruanda ve Zambiya, sınır geçişlerinde sağlık taramalarını yoğunlaştırırken, acil durum müdahale ekiplerini teyakkuza geçirdi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, DRC'nin doğusunda son iki ayda vaka sayısı katlanarak arttı ve ölümlü vakalar yeniden kaydedilmeye başlandı. Uzmanlar, bölgede iç savaş nedeniyle zaten zor durumda olan sağlık sisteminin, Ebola ile mücadelede yetersiz kalabileceğini vurguluyor.
Salgının boyutları ve arka planı
DRC Sağlık Bakanlığı, ülkenin Kuzey Kivu ve Ituri eyaletlerinde 2023'ün son çeyreğinden itibaren vaka sayısında belirgin bir artış olduğunu kaydetti. DSÖ'ye göre, kaydedilen 56 vakadan 27'si hayatını kaybetti. En yeni vaka kümesi, Uganda sınırına sadece 10 kilometre uzaklıktaki küçük bir kasabada tespit edildi. Bu durum, virüsün sınır ötesi yayılım riskini önemli ölçüde artırıyor.
Ebola, yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, kas ağrıları ve iç kanamalarla seyreden ölümcül bir hastalık. DRC, 1976'dan bu yana 15. Ebola salgınını yaşıyor. Ülkenin doğusundaki güvenlik sorunları, sağlık ekiplerinin kırsal alanlara erişimini kısıtlıyor ve aşılama çalışmalarını zorlaştırıyor. MSF gibi sivil toplum kuruluşları, bölgede acil uluslararası müdahale çağrısı yapıyor.
Bölgesel yayılım endişesi ve alınan tedbirler
Uganda, DRC sınırındaki geçiş noktalarında termal kameralarla vücut ısısı ölçümlerine başladı. Ayrıca, sınır kasabalarında Ebola belirtileri gösteren yolcular için izole alanlar oluşturuldu. Ruanda ise havalimanlarında sağlık bildirim formlarını zorunlu hale getirdi ve başkent Kigali'deki hastanelerde acil müdahale ekiplerini güçlendirdi. Zambiya, özellikle ticari uçuşlar yoluyla ülkeye gelebilecek olası vakalara karşı DSÖ ile koordineli bir erken uyarı sistemi kurdu.
DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, yaptığı açıklamada "DRC'deki Ebola salgını, bölgesel bir tehdit haline gelme potansiyeli taşıyor. Komşu ülkelerin aldığı önlemler doğru ancak yeterli değil. Bu mücadele, küresel bir dayanışma gerektiriyor" ifadelerini kullandı. Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, salgının yayılmasını engellemek için bölge ülkelerine sınır ötesi acil eylem planı hazırlamaları çağrısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, DRC'deki Ebola salgınına doğrudan sınır komşusu olmamakla birlikte, bölgedeki sağlık krizleri küresel etkileri açısından önem taşıyor. Salgının yayılması, uluslararası ticaret ve seyahat yolları üzerinde olası kısıtlamalara yol açabilir. Ayrıca, DRC'de artan istikrarsızlık, Türkiye'nin Afrika Boynuzu ve Sahra Altı Afrika'da yürüttüğü insani yardım ve iş birliği projelerini etkileyebilir. DSÖ'nün salgına müdahale taleplerine Türkiye'nin potansiyel sağlık desteği, bölgesel etkisini artırabilir. Ancak şu an için Türkiye'ye yönelik doğrudan bir risk bulunmamaktadır.