2024 yılına damgasını vuran Uganda ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki yeni Ebola salgınları, uluslararası sağlık otoritelerini harekete geçirdi. Dünya Kupası gibi 1.5 milyondan fazla seyirciyi ağırlayacak dev bir organizasyon öncesinde, halk sağlığı uzmanları Covid-19 döneminde geliştirilen acil durum protokollerini devreye sokmaya çalışıyor. Ancak bu kez karşılarında pandemi sırasında olduğu gibi cömert bir bütçe bulunmuyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) verilerine göre, Ebola virüsünün son varyantı olan Sudan türünün (SUDV) bulaşma hızı yüzde 40 oranında arttı. Dünya Kupası organizasyon komitesi ise stadyum girişlerinde infrared ateş ölçerler ve semptom tarama istasyonları kurmayı planlıyor. Ancak bu önlemlerin yeterli olup olmadığı tartışmalı.
Gelişmenin Arka Planı
Ebola ilk kez 1976'da Sudan ve Zaire'de (bugünkü Demokratik Kongo Cumhuriyeti) tespit edilmişti. O tarihten bu yana 3 büyük salgın yaşandı; en ölümcülü 2014-2016 Batı Afrika salgınıydı. Bu salgında 11.000'den fazla kişi hayatını kaybetti. Şimdiki endişe ise 2024 yılında Uganda'da başlayan ve 2 ay içinde 5 komşu ülkeye sıçrayan Sudan tipi Ebola'nın, Almanya'nın ev sahipliği yapacağı Dünya Kupası sırasında Avrupa'ya taşınması. Robert Koch Enstitüsü'nün raporuna göre, virüsün kuluçka süresi 2 ila 21 gün arasında değişiyor, bu da semptomsuz taşıyıcıların turnuva boyunca bulaştırıcı olabileceği anlamına geliyor. Sağlık Bakanlıkları toplu aşılama kampanyaları başlattı ancak mevcut aşı stoku sadece 20.000 kişiye yetiyor. Bu sayı, turnuvaya gelecek 1.5 milyon seyircinin yanında oldukça yetersiz kalıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Ebola'nın yanı sıra, Küresel Sağlık Güvenliği Endeksi’ne göre dünyanın salgın hazırlık seviyesi pandemi öncesine kıyasla yüzde 12 daha düşük. Özellikle düşük gelirli ülkelerdeki laboratuvar kapasitesi, sürveyans sistemleri ve hızlı müdahale ekipleri ciddi biçimde yetersiz. Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, 2024 yılı için acil durum fonlarının yüzde 30 oranında kesildiğini açıkladı. Bu durum, Dünya Kupası'na katılacak takımların bulunduğu ülkelerde de benzer zafiyetler yaratıyor. Brezilya, Nijerya ve Endonezya gibi ülkeler stadyum girişlerinde daha sıkı tarama kararları aldı. UEFA ise maç öncesi basın toplantılarında sağlık durumu bilgilerinin zorunlu paylaşılmasını istedi. Ancak tüm bu önlemlerin büyük bir salgını önlemede ne kadar etkili olacağı, uzmanlar arasında tartışma konusu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Dünya Kupası gibi küresel etkinliklerde olası bir Ebola salgını, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de, bölgesel sağlık güvenliği açısından önem taşıyor. Türkiye, özellikle Afrika ülkeleriyle artan ticari ve diplomatik ilişkileri nedeniyle, bu tür salgınların yayılma riskine karşı hazırlıklı olmalı. Sağlık Bakanlığı'nın mevcut sınır kontrolleri ve seyahat kısıtlamaları yeterli mi? Ayrıca, Covid-19 döneminde yerli aşı ve tanı kiti geliştirme kapasitesini artıran Türkiye, bu birikimi Afrika'daki komşu ülkelere yardım ve iş birliği amacıyla kullanarak hem bölgesel liderliğini pekiştirebilir hem de olası bir küresel krizde lojistik üs rolü üstlenebilir.