GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Dış Politika

Dünya ABD’den Uzaklaşıyor: Anti-Amerikancılık Yeni Bir Boyut Kazanıyor

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
Dünya ABD’den Uzaklaşıyor: Anti-Amerikancılık Yeni Bir Boyut Kazanıyor
🏛️
📡 Batı Medyası
Kaynak perspektifi: ABD CFR Yayını
🏛️ ABD CFR Yayını
Çeviri Kaynağı
Foreignaffairs — Bu haber, Foreignaffairs'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

Dünya genelinde ABD’ye yönelik olumsuz algı yeni bir aşamaya girdi. Geleneksel anti-Amerikancılık genellikle belirli bir politika veya lidere tepki olarak ortaya çıkarken, mevcut dalga daha derin, daha yapısal ve daha kalıcı görünüyor. Bu kez tepkiler sadece Washington’un belirli adımlarına değil, ABD’nin küresel sistemdeki rolüne, değerlerine ve güvenilirliğine yönelik. Artık birçok ülke, ABD’ye bağımlılığı azaltma ve kendi stratejik özerkliklerini inşa etme yolunda somut adımlar atıyor.

Yeni Anti-Amerikancılığın Dinamikleri

Soğuk Savaş sonrası dönemde ABD, liberal uluslararası düzenin mimarı ve garantörü olarak görülüyordu. Ancak 2003 Irak Savaşı, 2008 küresel mali krizi ve özellikle 2016 sonrası iç siyasi kutuplaşma, ABD’nin imajını ciddi şekilde zedeledi. Bugün ise durum daha farklı: Artık sadece geleneksel rakipler (Rusya, Çin) değil, NATO müttefikleri ve gelişmekte olan ülkeler de ABD’nin liderlik kapasitesini sorguluyor.

Pew Araştırma Merkezi’nin 2023 verilerine göre, Batı Avrupa ülkelerinde ABD’ye olumlu bakanların oranı son on yılda ortalama 20 puan düştü. Almanya’da bu oran %50’nin altına inerken, Fransa’da %45 civarında seyrediyor. Gelişmekte olan ülkelerde ise Çin’in ABD’yi geride bıraktığı görülüyor. Örneğin, Endonezya ve Nijerya gibi ülkelerde Çin’e olumlu bakanların oranı ABD’ninkini aşmış durumda.

Bu eğilimin arkasında yatan temel nedenlerden biri, ABD’nin ikili standartları. Ukrayna savaşına verilen tepki ile Gazze’deki insani krize verilen tepki arasındaki uçurum, birçok ülkede ABD’nin normatif söyleminin samimiyetsiz olduğu algısını pekiştirdi. Özellikle Küresel Güney ülkeleri, ABD’nin uluslararası hukuku kendi çıkarları doğrultusunda esnettiğini düşünüyor.

Küresel Sistemde Kırılmalar

Bu yeni anti-Amerikancılık, somut sonuçlar doğuruyor. BRICS’in genişlemesi (2024’te Mısır, Etiyopya, İran, Suudi Arabistan ve BAE’nin katılımı) ABD merkezli sistemin dışında alternatif platform arayışının en somut göstergesi. Dolar hegemonyası sorgulanırken, birçok ülke ikili ticarette kendi para birimlerini kullanmaya başlıyor. Asya ve Afrika’da Çin’in Kuşak ve Yol Projesi, ABD’nin altyapı girişimlerine kıyasla daha fazla ilgi görüyor.

Avrupa Birliği ise kendi stratejik özerklik arayışını sürdürüyor. AB, savunma harcamalarını artırırken, kritik teknolojilerde (yapay zeka, yarı iletkenler) Avrupa merkezli çözümler geliştirmeye çalışıyor. Macron’un “Avrupa’nın ABD’nin uydusu olmaması gerektiği” yönündeki söylemleri, Almanya’da da yankı buluyor. Aynı zamanda, Suudi Arabistan ve BAE gibi geleneksel ABD müttefikleri, Çin ve Rusya ile ilişkilerini çeşitlendiriyor.

Bu tablo, ABD’nin küresel liderliğinin sorgulandığı bir döneme işaret ediyor. Ancak ABD hâlâ askeri kapasite, teknoloji ve kültürel etki açısından dünyanın en güçlü ülkesi. Yine de güven bunalımı, uzun vadede ABD’nin nüfuz alanını daraltabilir.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Bu küresel eğilim, Türkiye için hem fırsatlar hem de riskler barındırıyor. Türkiye, ABD’ye bağımlılığını azaltma çabalarını (S-400 alımı, yerli savunma sanayii, alternatif ticaret ortaklıkları) bu yeni bağlamda daha rahat sürdürebilir. Özellikle BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü’ne artan ilgi, Türkiye’nin çok yönlü dış politika arayışıyla örtüşüyor. Ancak Türkiye aynı zamanda NATO müttefiki ve ABD ile derin ekonomik bağları olan bir ülke. ABD’den uzaklaşmanın maliyeti (F-35 programından çıkarılma gibi) örneklerde görüldü. Bu nedenle Türkiye, küresel güç dengesindeki kaymayı kendi lehine kullanabilmek için denge politikasını ustaca yönetmek zorunda. Aksi halde, iki blok arasında sıkışma riskiyle karşı karşıya kalabilir.

Etiketler:
ABDanti-Amerikancılıkküresel siyasetTürkiyeBRICSNATO

İlgili Haberler

İngiltere'den İsrail yerleşim birimlerine ticaret yasağı
Dış Politika

İngiltere'den İsrail yerleşim birimlerine ticaret yasağı

10 dk önce

DOGE'nin Kestiği Dış Yardım: Can Kaybının Bedeli 4 Temmuz'da Ortaya Çıktı
Dış Politika

DOGE'nin Kestiği Dış Yardım: Can Kaybının Bedeli 4 Temmuz'da Ortaya Çıktı

25 dk önce

Rusya: Ukrayna'da barış sonrası yabancı askerler meşru hedef
Dış Politika

Rusya: Ukrayna'da barış sonrası yabancı askerler meşru hedef

1 sa önce

Trump’ın ‘Tekne Saldırıları’ İnsanlığa Karşı Suç
Dış Politika

Trump’ın ‘Tekne Saldırıları’ İnsanlığa Karşı Suç

2 sa önce