Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Uganda'nın Demokratik Kongo Cumhuriyeti (DKC) sınırını Ebola salgını gerekçesiyle kapatma kararını yeniden değerlendirmesi gerektiğini belirtti. Tedros, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, sınır kapamalarının genellikle salgın hastalıklarla mücadelede etkili olmadığını, aksine sağlık ekiplerinin hareket kabiliyetini kısıtlayarak müdahale hızını düşürebileceğini ifade etti. Uganda, DKC'de devam eden Ebola salgınının kendi topraklarına sıçramasını önlemek amacıyla sınırı kapatma kararı almıştı. Kampala yönetimi, özellikle salgının yoğun olduğu Kuzey Kivu ve Ituri bölgeleriyle olan sınır geçişlerini durdurmayı planlıyor.
Ebola salgınının boyutları ve sınır kapamalarının etkisi
DSÖ verilerine göre, DKC'de Ağustos 2018'den bu yana devam eden Ebola salgını, ülke tarihindeki en büyük ikinci salgın olarak kayıtlara geçti. Şimdiye kadar 2.000'den fazla vaka tespit edilirken, 1.400'den fazla kişi hayatını kaybetti. Salgın, özellikle çatışma bölgelerinde faaliyet gösteren silahlı grupların varlığı nedeniyle sağlık ekiplerinin çalışmalarını zorlaştırdı. Uganda, sınır kapamalarının yanı sıra sıcaklık taramaları ve seyahat kısıtlamaları gibi önlemler de almıştı. Ancak Tedros, bu tür önlemlerin genellikle yetersiz ve ters etki yaratabileceğini, bunun yerine sınır ötesi sağlık işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini savundu. DSÖ, Uganda'nın sınır kapamaları yerine aşı kampanyalarına ve halk sağlığı eğitimlerine odaklanması gerektiğini vurguluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Ebola salgını, Büyük Göller Bölgesi'nde istikrarsızlığı artırma potansiyeli taşıyor. DKC'deki çatışmalar ve nüfus hareketleri, virüsün yayılma riskini artırıyor. Uganda, bölgedeki en büyük mülteci barındıran ülkelerden biri olarak, salgına karşı hassas durumda. Diğer yandan, bölgesel ticaret ve ulaşım yolları üzerindeki sınır kapamaları, ekonomik faaliyetleri olumsuz etkiliyor. DSÖ, uluslararası toplumu Uganda ve DKC'ye destek olmaya çağırırken, sınır kapamalarının salgını kontrol altına almada başarısız bir strateji olduğunu yineliyor. Salgının küresel sağlık güvenliği açısından taşıdığı risk, DSÖ'nün bu konuyu acil gündem maddesi olarak ele almasına neden oluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afrika Boynuzu ve Büyük Göller Bölgesi'nde artan diplomatik ve ekonomik angajmanı nedeniyle bölgedeki sağlık krizlerini yakından takip ediyor. Ebola salgınının Uganda ve DKC'ye yönelik Türk yardım kuruluşlarının faaliyetlerini etkilemesi mümkün. Türkiye, DSÖ'nün sınır kapamalarına yönelik uyarılarını dikkate alarak, bölge ülkeleriyle sağlık işbirliğini güçlendirebilir. Ayrıca, salgının küresel tedarik zincirlerine etkisi, Türkiye'nin Afrika ile ticaretini dolaylı olarak etkileyebilir. Bu nedenle, salgının kontrol altına alınması için uluslararası çabalara katkı sağlamak, Türkiye'nin bölgesel çıkarları açısından önemli.