İran, bu sabah İsrail'e yönelik füze saldırılarını durdurduğunu duyurdu. İran Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada, Lübnan'daki bir saldırının ardından İsrail'e yaklaşık 30 füze fırlatıldığı ve bu saldırının ardından operasyonun sonlandırıldığı belirtildi. İsrail ise İran'a iki dalga halinde hava saldırısı düzenledi. Bu çatışma, 2023 sonunda varılan ateşkesin ardından iki ülke arasındaki ilk doğrudan askeri temas olarak kayıtlara geçti.
Gelişmenin Arka Planı
Son haftalarda bölgede artan gerilim, İran ve İsrail arasında doğrudan bir çatışmaya dönüştü. İran, Lübnan'ın güneyinde İran destekli Hizbullah mevzilerine yönelik bir İsrail saldırısında iki İranlı danışmanın öldürüldüğünü iddia ederek misilleme yaptı. Bugün erken saatlerde İran, İsrail'in kuzeyindeki askeri hedeflere 30'a yakın balistik füze fırlattı. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), füzelerin çoğunun hava savunma sistemleri tarafından durdurulduğunu, ancak bazılarının isabet ettiğini ve sivil kayıpların yaşandığını bildirdi. Buna karşılık İsrail, İran'ın askeri tesislerine iki dalga halinde hava saldırısı düzenledi. Saldırılarda İran'ın drone ve füze üretim tesislerinin vurulduğu belirtiliyor.
İran'ın saldırıları durdurma kararı, uluslararası toplumun yoğun baskısı sonrası geldi. Birleşmiş Milletler, ABD ve Avrupa Birliği, tarafları itidal çağrısında bulunurken, çatışmanın bölgesel bir savaşa dönüşmesinden endişe ediliyor. İran, operasyonun tamamlandığını ve daha fazla saldırı planlanmadığını açıklamasına rağmen, İsrail'in olası bir misillemesine karşı hazırlıklı olduklarını da vurguladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu çatışma, İran ve İsrail arasında uzun süredir devam eden gölge savaşın doğrudan bir çatışmaya dönüşme riskini artırıyor. İki ülke arasındaki gerilim, İran'ın nükleer programı ve İsrail'in Suriye'deki İran hedeflerine yönelik saldırılarıyla yıllardır sürüyor. Ancak bugünkü olay, ilk kez İran topraklarından İsrail'e yönelik doğrudan bir saldırı ve İsrail'in İran topraklarına hava saldırısı düzenlemesi olarak kayıtlara geçti. Bölge ülkeleri endişeli bir bekleyiş içinde. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve diğer Körfez ülkeleri, çatışmanın yayılması halinde kendi güvenliklerinin tehdit altında kalabileceği endişesiyle taraflara itidal çağrısı yaptı.
ABD Başkanı, İsrail'e tam destek mesajı verirken, Rusya ve Çin ise diyalog çağrısında bulundu. BM Güvenlik Konseyi, acil toplantı kararı aldı. Küresel piyasalar, petrol fiyatlarının yükselmesi ve borsaların düşmesiyle çatışmaya tepki gösterdi. Uzmanlar, bu tırmanışın özellikle enerji fiyatları ve küresel tedarik zincirleri üzerinde ciddi etkiler yaratabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran-İsrail geriliminin doğrudan çatışmaya dönüşmesi, Türkiye'nin güvenliği ve dış politikası açısından kritik öneme sahiptir. Türkiye, bölgesel istikrarın bozulması durumunda Kuzey Irak ve Suriye'deki hareket alanının daralabileceği endişesini taşıyor. Ayrıca, İran ile sınır komşusu olan Türkiye, olası bir mülteci akını ve sınır güvenliği tehdidiyle karşı karşıya kalabilir. Ekonomik olarak, petrol fiyatlarının yükselmesi Türkiye'nin enerji ithalat faturasını artıracağı için cari açık ve enflasyon üzerinde baskı yaratabilir. Türkiye, bu çatışmada arabulucu rolü oynama potansiyeline sahip olmakla birlikte, dengeli bir dış politika izlemesi bekleniyor.