Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), küresel kanser vakalarının önümüzdeki 25 yıl içinde ikiye katlanarak 2050 yılında 35 milyona ulaşacağı uyarısında bulundu. DSÖ'nün bağlı kuruluşu Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC) tarafından yayımlanan rapora göre, 2022 yılında 20 milyon olan yeni kanser vakası sayısı, 2050'de 35 milyona yükselecek. Bu artışın en önemli nedenleri arasında nüfus yaşlanması, sigara kullanımı, obezite ve çevresel faktörler gösteriliyor. Ancak raporda özellikle vurgulanan bir başka nokta, kanser tedavisindeki bilimsel ilerlemelere rağmen maliyetlerin giderek artması ve birçok ülkenin bu yükü kaldıramaz hale gelmesi.
Gelişmekte olan ülkeler en kırılgan durumda
DSÖ raporu, kanser yükünün eşit dağılmadığını ortaya koyuyor. Gelişmiş ülkelerde meme, prostat ve kolon kanseri gibi türler daha yaygınken, gelişmekte olan ülkelerde rahim ağzı, karaciğer ve mide kanseri öne çıkıyor. IARC Direktörü Dr. Freddie Bray, "Kanser her geçen gün daha pahalı bir hastalık haline geliyor. Yeni tedaviler ve ilaçlar geliştiriliyor ancak bunlara erişim sadece zengin ülkelerle sınırlı kalıyor" dedi. Özellikle Afrika ve Güney Asya ülkelerinde erken teşhis oranlarının düşük olması, ölüm oranlarını artırıyor. DSÖ, 2050'de kansere bağlı ölümlerin 18 milyona ulaşabileceğini tahmin ediyor.
Maliyetler bilimi geride bırakıyor
Raporda dikkat çeken bir diğer husus, kanser tedavisindeki inovasyonun maliyetlerle yarışamaması. Özellikle immünoterapi ve hedefe yönelik tedaviler, hasta başına yüz binlerce dolara mal olabiliyor. DSÖ Kanser Kontrol Direktörü Dr. André Ilbawi, "Bilim insanları daha etkili tedaviler geliştiriyor ancak bu tedaviler o kadar pahalı ki sağlık sistemleri bunları finanse edemiyor. Bu, adil erişim açısından büyük bir sorun" ifadelerini kullandı. Raporda, kanserle mücadelede erken teşhis, koruyucu hekimlik ve ucuz tedavi yöntemlerinin yaygınlaştırılmasının önemi vurgulanıyor. DSÖ, ülkelerin sağlık bütçelerinin en az yüzde 10'unu kanserle mücadeleye ayırması çağrısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
DSÖ'nün kanser vakalarındaki artış öngörüsü, Türkiye için de kritik bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye'de 2022 yılında yaklaşık 230 bin yeni kanser vakası tespit edilirken, nüfusun yaşlanmasıyla bu sayının daha da artması bekleniyor. Artan tedavi maliyetleri, Sağlık Bakanlığı'nın bütçesini zorlayabilir ve sağlık turizmi gibi alanlarda dışa bağımlılığı artırabilir. Türkiye'nin, erken teşhis programlarını güçlendirmesi, yerli ilaç ve tanı kiti üretimini teşvik etmesi gerekiyor. Ayrıca DSÖ'nün çağrısına uyarak sağlık harcamalarında kansere ayrılan payın artırılması, hem toplum sağlığı hem de ekonomik sürdürülebilirlik açısından hayati önem taşıyor.