Kenya, Uganda ve Tanzanya'nın maliye bakanları, 11 Haziran'da parlamentolara sunacakları 2026/27 mali yılı bütçelerinde, İran merkezli Orta Doğu krizinin yol açtığı enerji ve tedarik maliyeti şoklarını dengelemeye çalışırken, aynı zamanda artan borç yükünü kontrol altında tutmayı hedefliyor. Yatırımcılar, bu üç Doğu Afrika ülkesinin bütçe konuşmalarını yakından izliyor. Nairobi, Kampala ve Darüsselam, İsrail-Hamas savaşının bölgesel ekonomilere etkisini yönetmek için vergi artışları, sübvansiyon kesintileri veya yeniden yapılandırma önlemleri alabilir.
Bütçelerin arka planı: Orta Doğu krizi ve borç yükü
Kenya'da Maliye Bakanı John Mbadi, bütçe sunumunda petrol fiyatlarındaki oynaklık ve tedarik zinciri kesintilerinin etkisini ele alacak. Ülke, 2023 sonundan bu yana Orta Doğu'daki gerilimler nedeniyle ithal petrol fiyatlarının yüzde 15-20 oranında arttığını gördü. Bu durum, Kenya'nın enerji maliyetlerini yükseltirken, enflasyonu da tetikledi. Uganda'da ise Maliye Bakanı Matia Kasaija, İran'ın Yemen'deki Husilere desteği yoluyla Kızıldeniz'deki nakliye rotalarını tehdit etmesi sonucu artan lojistik maliyetlerine odaklanacak. Tanzanya'nın bütçesi, doğal gaz ihracatındaki düşüş ve dış borç ödemelerindeki artış nedeniyle özellikle kırılgan bir pozisyonda.
Üç ülkenin toplam kamu borcu, 2025 itibarıyla GSYH'nin ortalama yüzde 65'ine ulaştı. Uluslararası Para Fonu (IMF), Doğu Afrika ülkelerine borç sürdürülebilirliği için mali disiplin çağrısı yaparken, bütçe açıklarının kapatılması için vergi tabanının genişletilmesi önerildi. Ancak artan yaşam maliyeti, halkta vergi artışlarına karşı direnci yükseltiyor. Kenya'da geçen ayki hükümet karşıtı protestolar, halkın ekonomik sıkıntılara tepkisini göstermesi açısından önemliydi.
Bölgesel ve küresel boyut: Doğu Afrika ekonomileri ve jeopolitik etkileşim
Doğu Afrika, Orta Doğu krizinden en çok etkilenen bölgelerden biri. Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik saldırıları, Asya-Avrupa ticaret rotasında aksamalara yol açtı. Kenya, Uganda ve Tanzanya'nın ihracat ve ithalatının büyük kısmı bu rotayı kullanıyor. Artan navlun ve sigorta maliyetleri, gıda ve enerji fiyatlarını yukarı çekiyor. Ayrıca, İran'ın bölgedeki vekil güçlere desteği, Doğu Afrika ülkelerini dolaylı olarak etkiliyor. Örneğin, Nairobi yönetimi, Somali'deki terörle mücadelede İran bağlantılı grupların finansmanını endişeyle izliyor.
Küresel ölçekte, gelişmekte olan ülkelerdeki borç krizi, Doğu Afrika'nın bütçe manevra alanını daraltıyor. Dünya Bankası ve IMF, bu ülkelere borç yeniden yapılandırması için çağrıda bulunurken, Çin ve Batılı kreditörlerle müzakereler devam ediyor. Uganda ve Tanzanya, Çin'in Kuşak ve Yol girişimi kapsamında aldıkları kredileri yeniden müzakere etmeye çalışıyor. Kenya ise Eurobond piyasalarına dönmeyi planlıyor, ancak yüksek faiz oranları nedeniyle zorlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Doğu Afrika ülkeleriyle ticaret ve yatırım ilişkilerini derinleştirirken, Orta Doğu krizinin bölgeye yansımaları doğrudan ilgi alanına giriyor. Kenya, Uganda ve Tanzanya, Türk inşaat ve savunma şirketleri için önemli pazarlar. Artan enerji maliyetleri, bu ülkelerin Türkiye'den yapacakları ithalatı kısıtlayabilir ve Türk yatırımlarını olumsuz etkileyebilir. Öte yandan, Doğu Afrika'daki borç krizi, Türkiye'nin bu ülkelerle yeni iş birliklerinde kredi ve finansman modellerini gözden geçirmesini gerektiriyor. Bölgedeki istikrarsızlık, Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki askeri varlığı ve insani yardım faaliyetlerini de dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, bu süreçte Doğu Afrika ülkeleriyle çok taraflı platformlarda ortak pozisyon alma ve ekonomik dayanışma çağrıları yapabilir.