Geçtiğimiz ay Fransa ve İspanya'da şiddetlenen orman yangınları, Avrupa Birliği'nin kriz yönetimi mekanizmalarını harekete geçirdi; dokuz ülkeden uçak ve itfaiye ekipleri bölgeye sevk edildi. Öte yandan, ABD'nin Pasifik Kuzeybatısı'nda on binlerce kişiyi yerinden eden yangınlar, Avustralya ve Yeni Zelanda'dan gelen takviye ekiplerle mücadele ediliyor. Bu olağanüstü durum, iklim değişikliğinin yol açtığı felaketlerin uluslararası işbirliğini nasıl zorladığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Avrupa'da ortak yangınla mücadele
Avrupa Birliği, ispanya ve Fransa'daki yangınlara müdahale için rezEU (eski adıyla Avrupa Sivil Koruma Mekanizması) kapsamında hızlı bir koordinasyon sağladı. İtalya, Yunanistan, Portekiz ve Almanya gibi ülkelerden gönderilen uçaklar ve itfaiye ekipleri, alevlere karşı verilen mücadelede kritik rol üstlendi. AB Komisyonu'nun kriz yönetiminden sorumlu üyesi Janez Lenarcic, 'Bu tür felaketler karşısında dayanışma göstermek, birliğimizin temel değerlerindendir' ifadelerini kullandı.
Ancak uzmanlar, mevcut kapasitenin yetersiz kaldığına dikkat çekiyor. İklim değişikliği nedeniyle yangın sezonunun uzadığını ve daha yıkıcı hale geldiğini belirten Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi (EFFIS) verileri, bu yıl İspanya'da 220 bin hektardan fazla alanın kül olduğunu gösteriyor. Fransa'da ise yangınlar, turizm bölgelerini ve yerleşim yerlerini tehdit ederek tarihi bir yaz yaşanmasına neden oldu.
Küresel boyut: Pasifik Kuzeybatısı'nda benzer tablo
Atlantik'in ötesinde, ABD'nin Oregon ve Washington eyaletlerinde çıkan yangınlar, on binlerce kişiyi tahliyeye zorladı. Yerel yetkililer, yetersiz ekiplerle mücadelede uluslararası desteğe başvurdu; Avustralya ve Yeni Zelanda'dan gelen itfaiye ekipleri, bölgedeki en zorlu cephelerde görev alıyor. Bu durum, orman yangınlarının artık yalnızca Akdeniz ülkelerinin değil, tüm dünyanın ortak sorunu olduğunu ortaya koyuyor.
İklim uzmanları, artan sıcaklıklar ve kuraklık nedeniyle yangınların sıklığının ve şiddetinin arttığını vurguluyor. Bilim insanları, küresel ısınmanın etkisiyle önümüzdeki yıllarda daha geniş alanların yangın riskiyle karşı karşıya kalacağını, bu nedenle ülkelerin acil durum kapasitelerini artırmaları ve ortak stratejiler geliştirmeleri gerektiğini belirtiyor. Uluslararası işbirliği, yangınlarla mücadelede geçici bir çözüm sunsa da, köklü iklim politikalarının önemini de gözler önüne seriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, geçtiğimiz yıllarda orman yangınlarıyla mücadelede benzer zorluklar yaşamış ve uluslararası dayanışmanın önemini deneyimlemiştir. Bu gelişmeler, Türkiye'nin iklim değişikliğine uyum politikalarını güçlendirmesi ve acil durum müdahale kapasitesini artırması gerektiğini hatırlatmaktadır. Ayrıca, AB'nin rezEU mekanizmasına katılım ve bölgesel işbirliği fırsatları, Türkiye'nin yangınlarla mücadelede uluslararası arenada daha aktif bir rol oynamasına imkan tanıyabilir. Türkiye'nin özellikle Akdeniz havzasındaki komşularıyla ortak yangın önleme ve söndürme stratejileri geliştirmesi, hem ulusal hem bölgesel güvenlik açısından değerlidir.