Citigroup, küresel hisse senedi piyasalarında küresel finans krizinden bu yana en belirgin 'köpüklenme' (frothiness) seviyesini tespit ettiğini açıkladı. Ancak bankanın stratejistleri, yatırımcıların henüz alarm zillerini çalmaması gerektiğini, dip alıcılarının erken çıkış yapmaması konusunda uyarıda bulunuyor. Citi'nin hazırladığı bir raporda, piyasalardaki aşırı iyimserlik ve yüksek değerlemelerin artan sayıda kırmızı bayrak oluşturduğu belirtilirken, aynı zamanda mevcut likidite koşulları ve parasal genişlemenin piyasaları henüz desteklemeye devam ettiği ifade edildi.
Gelişmenin arka planı
Citigroup’un baş küresel hisse senedi stratejisti Robert Buckland liderliğindeki ekip, 2024 yılına ilişkin yayımladıkları son değerlendirmede, dünya genelinde hisse senedi piyasalarının 'aşırı ısınma' sinyalleri verdiğini ortaya koydu. Raporda, piyasa değerleme oranları, işlem hacimleri, halka arz sayıları ve yatırımcı anketleri gibi göstergelerin birleşimiyle oluşturulan bir 'köpük endeksi' kullanıldı. Bu endeks, 2008 küresel finans krizi öncesi seviyelere yaklaşarak tarihsel olarak yüksek bir noktaya ulaştı.
Özellikle ABD’de teknoloji hisselerinde yoğunlaşan ralliler, yapay zeka (AI) şirketlerine yönelik spekülatif sermaye akışı ve gelişmekte olan piyasalardaki volatilite, endeksin yükselmesinde etkili oldu. Citi, bu durumun kısa vadede bir düzeltme riskini artırdığını ancak 'dip alıcılarının' (dip buyers) tamamen çekilmesinin erken olabileceğini vurguluyor. Banka, merkez bankalarının faiz indirimlerine devam etmesi ve küresel ekonominin resesyondan kaçınması halinde piyasaların yatay bir seyir izleyebileceğini öngörüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Citi raporu, piyasalardaki 'köpüklenmenin' bölgesel farklılıklar gösterdiğine dikkat çekiyor. ABD piyasaları en yüksek risk grubundayken, Avrupa ve Japonya'da değerlemelerin daha ılımlı olduğu belirtiliyor. Ancak küresel bir düzeltme durumunda tüm borsaların etkilenebileceği uyarısı yapılıyor. Özellikle ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) para politikalarındaki olası sıkılaşma adımları, en büyük risk faktörü olarak sıralanıyor. Ayrıca jeopolitik gerginlikler (Rusya-Ukrayna savaşı, Çin-Tayvan gerilimi) ve Çin ekonomisindeki yavaşlamanın piyasaları olumsuz etkileyebileceği ifade ediliyor.
Citi stratejistlerine göre, geçmiş dönemlerde benzer 'köpüklenme' seviyelerinin ardından genellikle %10-15 arasında düzeltmeler yaşandı ancak yapısal bir kriz görülmediği için panik satışlarından kaçınılması gerekiyor. Banka, uzun vadeli yatırımcılar için hisse senedi piyasalarının hala cezbedici getiriler sunduğunu, ancak kısa vadeli dalgalanmalara karşı hazırlıklı olunması gerektiğini ekliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel piyasalardaki bu 'köpüklenme' uyarısı, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için özellikle önem taşıyor. Türkiye’nin yüksek enflasyon, cari açık ve döviz kuru hassasiyetiyle mücadele ettiği bir dönemde, küresel risk iştahındaki ani bir daralma portföy akımlarını olumsuz etkileyebilir. Citi'nin uyarıları, yabancı yatırımcıların Türk varlıklarına yönelik ilgisinin azalmasına ve Borsa İstanbul'da satış baskısına yol açabilir. Ancak Türkiye'nin kendine özgü dinamikleri (faiz politikaları, jeopolitik riskler) nedeniyle küresel trendlerden tam olarak etkilenmeyebileceği de değerlendiriliyor. Yatırımcıların yurt içi gelişmeleri ve merkez bankasının adımlarını yakından takip etmesi gerekiyor.