Çinli işletmeler, sosyal medya platformlarında Kuzey Kore'den getirdikleri işçileri 'ucuz ve itaatkâr' iş gücü olarak tanıtarak, uluslararası yaptırımları delme riskini göze alıyor. WeChat ve Douyin gibi platformlarda yayınlanan videolarda, Çinli girişimciler sınır ötesindeki işçileri düşük ücretlerle çalıştırdıklarını övünerek anlatıyor. Bu durum, Pyongyang'ın nükleer programı nedeniyle uygulanan Birleşmiş Milletler yaptırımlarının delinmesi anlamına gelebilir. Kuzey Koreli işçilerin yurt dışında istihdamı 2017'den beri yasak olmasına rağmen, Çin ile Kuzey Kore arasındaki ticaret hacminin geçen yıl yüzde 150 arttığı bildiriliyor.
Gelişmenin arka planı
BM Güvenlik Konseyi'nin 2017'de kabul ettiği karar, Kuzey Koreli işçilerin yurt dışında çalıştırılmasını yasaklıyor. Ancak yaptırımları izleyen bağımsız uzmanlara göre, Çin'de hâlâ on binlerce Kuzey Koreli işçi bulunuyor. Çoğu inşaat, imalat ve tekstil sektörlerinde çalışan bu işçiler, Çinli işverenler için cazip bir kaynak oluşturuyor. Sosyal medyada paylaşılan videolarda, işçilerin 'düşük maaş, uzun mesai, sorun çıkarmaz' gibi ifadelerle tanıtılması dikkat çekiyor. Bir videoda konuşan Çinli bir girişimci, 'Kuzey Koreli işçiler Çinlilerden yüzde 30 daha ucuz, üstelik hiç şikayet etmezler' diyor.
Kuzey Kore ile Çin arasındaki ticaret, COVID-19 salgını sırasında durma noktasına gelmişti. Ancak 2023'te sınırların yeniden açılmasıyla ticaret hacmi hızla arttı. Çin Gümrük İdaresi verilerine göre, 2024'ün ilk yarısında ikili ticaret 1,2 milyar doları aştı. Bu artışta, Çin'in Kuzey Kore'den yaptığı kömür, demir cevheri ve tekstil ürünü ithalatı belirleyici oldu. Ancak insan ticareti boyutu, uluslararası toplumun tepkisini çekiyor.
Bölgesel veya küresel boyut
ABD Dışişleri Bakanlığı, Çin'in yaptırımları delmesi halinde ek yaptırımlar uygulayabileceği uyarısında bulundu. Uzmanlara göre, Kuzey Koreli işçilerin yurt dışında çalıştırılması, Pyongyang rejimine yılda 200-300 milyon dolar arası gelir sağlıyor. Bu gelir, nükleer ve balistik füze programlarının finansmanında kullanılıyor. Çin'in bu duruma göz yumması, ABD-Çin ilişkilerinde yeni bir gerilim konusu olabilir. Öte yandan, Güney Kore ve Japonya da konuyu Birleşmiş Milletler nezdinde gündeme getirmeye hazırlanıyor.
Kuzey Kore işçilerinin çalışma koşulları ise insan hakları örgütlerinin odağında. İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne göre, işçiler çoğu zaman pasaportlarına el konularak adeta birer köle gibi çalıştırılıyor. Çinli işverenler, işçilerin kaçmasını önlemek için sıkı güvenlik önlemleri alıyor. Bu durum, uluslararası çalışma standartlarının ihlali olarak değerlendiriliyor. BM İnsan Hakları Konseyi, konuyla ilgili bir soruşturma başlatılması çağrısı yaptı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Kuzey Kore ile olan sınırlı ilişkileri nedeniyle doğrudan bir etki yaratmasa da, uluslararası yaptırım rejiminin zayıflaması anlamına geliyor. Türkiye, BM yaptırımlarına uyum konusunda hassas bir ülke olarak görülüyor. Ancak Çin'in bu tür ihlalleri, yaptırım rejiminin genel etkinliğini sorgulatıyor. Türkiye'nin Kuzey Kore ile ticaret hacmi yok denecek kadar az; ancak bu durum, Türkiye'nin İran ve Rusya'ya yönelik yaptırımlarla mücadelesinde emsal teşkil edebilir. Ayrıca, insan ticaretiyle mücadele bağlamında Türkiye'nin bu tür uygulamalara karşı uluslararası iş birliğini güçlendirmesi gerekebilir.