Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, 12 Eylül'de Yeni Delhi'de düzenlenen BRICS zirvesi kapsamında Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile bir araya geldi. Görüşmede Xi, Çin'in Hindistan ile ilişkilerine "stratejik ve uzun vadeli bir perspektiften" yaklaştığını belirterek, "objektif ve rasyonel bir stratejik algı" çağrısı yaptı. Bu ifadeler, Pekin'in bölgesel ve küresel dengelerde izlediği diplomasinin kodlarını anlamak açısından kritik önem taşıyor.
Stratejik Diplomasinin Arka Planı
Çin'in "stratejik" vurgusu, ilk bakışta diplomatik nezaket gibi görünse de, aslında Pekin'in uzun vadeli jeopolitik hedeflerini ve sabırlı yaklaşımını yansıtıyor. Xi Jinping'in Modi ile görüşmesi, 2020'deki Galwan Vadisi çatışmasının ardından iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşme sürecinde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Çin, Hindistan ile olan anlaşmazlıkları yönetirken, aynı zamanda ABD'nin Hint-Pasifik stratejisine karşı bir denge unsuru oluşturmayı amaçlıyor.
Pekin'in "stratejik" söylemi, yalnızca ikili ilişkilerle sınırlı değil. Çin, kuşak ve yol girişimi, Asya Altyapı Yatırım Bankası ve BRICS gibi platformlar aracılığıyla küresel yönetişimde daha etkin bir rol üstlenmeye çalışıyor. Bu bağlamda, Hindistan gibi bölgesel bir güçle ilişkileri istikrara kavuşturmak, Çin'in çok kutuplu dünya düzeni vizyonunun bir parçası. Xi'nin "stratejik ve uzun vadeli perspektif" ifadesi, kısa vadeli kazanımlardan ziyade, bölgesel istikrarı ve ekonomik işbirliğini önceleyen bir yaklaşımı işaret ediyor.
Öte yandan, Çin'in "stratejik" diplomasisi, sadece söylemden ibaret değil. Son yıllarda Pekin, askeri modernizasyonunu hızlandırırken, aynı zamanda ekonomik bağımlılıkları kullanarak nüfuz alanını genişletiyor. Hindistan ile olan ticaret açığı, Çin lehine büyümeye devam ediyor; ancak Çin, bu açığı bir koz olarak kullanmaktan kaçınıyor. Bunun yerine, sınır anlaşmazlıklarını diyalog yoluyla çözme ve ekonomik işbirliğini derinleştirme yönünde adımlar atıyor. Bu, Çin'in "stratejik sabır" politikasının bir yansıması.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Çin'in Hindistan ile ilişkilerini "stratejik" bir zemine oturtma çabası, Asya-Pasifik'teki güç dengeleri açısından da önemli. ABD'nin Quad (ABD, Japonya, Avustralya, Hindistan) ittifakı üzerinden Çin'i çevreleme politikası, Pekin'in bölgesel hamlelerini şekillendiriyor. Hindistan'ı bu ittifaktan uzak tutmak veya en azından tarafsızlaştırmak, Çin'in öncelikli hedefleri arasında. Xi'nin Modi ile görüşmesi, bu hedefe yönelik bir adım olarak okunabilir.
Küresel düzeyde ise Çin, BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi platformlarda Batı'ya alternatif bir düzen arayışını sürdürüyor. Bu arayışta Hindistan'ın desteği kritik. Ancak Hindistan, Çin ile ilişkilerinde temkinli bir denge politikası izliyor; bir yandan ekonomik işbirliğini artırırken, diğer yandan sınır güvenliğini ve stratejik özerkliğini korumaya çalışıyor. Çin'in "stratejik" vurgusu, bu dengeyi kendi lehine çevirme çabası olarak da görülebilir.
Çin'in "stratejik" diplomasisi, aynı zamanda ekonomik diplomasiyle iç içe. Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Hindistan'a yönelik altyapı yatırımları sınırlı kalsa da, Çinli teknoloji firmaları Hindistan pazarında önemli bir varlık gösteriyor. Ancak Hindistan'ın son yıllarda Çin uygulamalarını yasaklaması ve yatırımları kısıtlaması, bu ekonomik ilişkiyi zorlaştırıyor. Xi'nin "stratejik" mesajı, bu zorluklara rağmen ilişkilerin kopmaması gerektiği yönünde bir işaret.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'in Hindistan ile ilişkilerini "stratejik" bir çerçevede ele alması, Türkiye için dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, hem Çin hem de Hindistan ile dengeli ilişkiler yürütmeye çalışan bir ülke. Çin'in bölgesel istikrarı önceleyen yaklaşımı, Türkiye'nin Asya-Pasifik'e yönelik açılımında işbirliği alanları yaratabilir. Öte yandan, Çin'in Hindistan ile normalleşmesi, Asya'daki ekonomik ve stratejik dengeleri etkileyerek Türkiye'nin Kuşak ve Yol projesindeki konumunu da dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, bu süreçte çok taraflı platformlarda aktif rol alarak hem Çin hem de Hindistan ile ilişkilerini güçlendirme fırsatına sahip.