Suudi Arabistan liderliğindeki askeri koalisyon, Yemen'deki Husilerin başkent Riyad'a fırlattığı balistik füzenin hava savunma sistemleri tarafından başarıyla engellendiğini duyurdu. Koalisyon sözcüsü, füzenin sivil yerleşim bölgelerini hedef aldığını ve can kaybı yaşanmadığını belirtti. Bu saldırı, Yemen'deki Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki gerilimin tırmanmasından bu yana Riyad'da ilk kez hava savunma alarmının çalınmasına neden oldu.
Gelişmenin Arka Planı
Yemen'de 2014 yılından bu yana süren iç savaşta Husiler, başkent Sana ve çevresini kontrol altında tutuyor. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon, 2015 yılından itibaren Yemen hükümetine destek amacıyla Husilere yönelik hava operasyonları düzenliyor. Husiler ise zaman zaman Suudi Arabistan'ın güney sınırlarına ve kritik altyapı tesislerine füze ve insansız hava aracı saldırıları gerçekleştiriyor. Ancak bu saldırı, Riyad'ın merkezine yönelik nadir bir hedefleme girişimi olarak kayda geçti.
Son haftalarda Husiler, Suudi Arabistan'ın Yemen'deki askeri varlığını ve ablukayı protesto etmek amacıyla saldırılarını artırmış durumda. Suudi yetkililer, füzenin İran yapımı olduğunu ve Husilere İran tarafından sağlandığını iddia ediyor. İran ise bu suçlamaları reddediyor. Birleşmiş Milletler, Yemen'deki çatışmanın bölgesel istikrarı tehdit ettiği uyarısında bulunmuştu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Riyad'a yönelik füze saldırısı, Orta Doğu'da zaten kırılgan olan güvenlik dengelerini daha da gerginleştirdi. Suudi Arabistan, dünyanın en büyük petrol ihracatçısı olarak küresel enerji arz güvenliği açısından kritik bir aktör. Başkentine yönelik saldırılar, hem ülke içinde güvenlik endişelerini artırıyor hem de uluslararası piyasalarda petrol fiyatlarında dalgalanmalara yol açabiliyor.
ABD, Suudi Arabistan'ın güvenliğine verdiği desteği yinelerken, saldırıyı kınadı. İngiltere ve Fransa da Husilerin saldırılarını kınayan açıklamalar yaptı. Rusya ise taraflara itidal çağrısında bulundu. BM Güvenlik Konseyi, konuyu acil gündemine alarak görüşmelere başladı.
Uzmanlar, Husilerin artan füze kapasitesinin bölgesel bir silahlanma yarışını tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor. Suudi Arabistan'ın hava savunma sistemlerini güçlendirmek için ek yatırımlar yapması bekleniyor. Ayrıca, Yemen'deki insani krizin daha da derinleşmesinden endişe ediliyor; milyonlarca insan yardıma muhtaç durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde diplomatik çözümden yana bir tutum sergileyerek taraflara itidal çağrısı yapmaktadır. Riyad'a yönelik füze saldırısı, Türkiye'nin bölgede istikrar ve enerji arz güvenliği açısından önem verdiği bir gelişmedir. Suudi Arabistan ile İran arasındaki gerilimin tırmanması, Türkiye'nin yürüttüğü normalleşme sürecini ve bölgesel denge politikasını zorlaştırabilir. Ayrıca, Kızıldeniz ve Basra Körfezi'ndeki istikrarsızlık, Türkiye'nin ticaret yolları ve enerji ithalatı için risk oluşturmaktadır. Türkiye, muhtemelen BM çatısı altında barışçıl çözüm arayışlarını destekleyecek ve taraflar arasında arabuluculuk rolü üstlenmeye çalışacaktır.