Yemen'deki İran destekli Husiler, cumartesi günü Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki "hassas" hedeflere füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırı düzenlediklerini duyurdu. Husilerin açıklaması, kentin ana havalimanı yakınlarında alevler ve yoğun bir duman bulutunun görülmesinden saatler sonra geldi. Suudi Arabistan gece boyunca Riyad çevresinde olası tehlikeye karşı uyarılar yayınlamıştı. Saldırı iddiası, Yemen'deki çatışmaların Suudi topraklarına taşınması açısından bölgesel tansiyonu yeniden yükseltti.
Olayın gelişimi ve tarafların açıklamaları
Husilerin askeri sözcüsü Yahya Saree, yaptığı yazılı açıklamada, saldırının "Riyad'daki hassas noktalara" yönelik olduğunu ve hedeflerin vurulduğunu öne sürdü. Saree, eylemin Suudi Arabistan'ın Yemen'e yönelik operasyonlarına yanıt olduğunu belirtti. Suudi yetkililerden ise saldırının etkilerine dair henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak görgü tanıkları, başkentin doğusundaki Kral Halid Uluslararası Havalimanı yakınlarında büyük bir yangın çıktığını ve gökyüzüne siyah dumanların yükseldiğini aktardı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, havalimanı çevresindeki bir bölgeden alevlerin yükseldiği görülüyordu. Suudi makamları, olayın ardından bölgeye itfaiye ve güvenlik ekipleri sevk etti.
Suudi Arabistan, cumartesi gününü pazar gününe bağlayan gece Riyad sakinlerine yönelik uyarı mesajları yayınlamış, "olası bir tehlike" konusunda tedbirli olmaları çağrısında bulunmuştu. Bu uyarılar, saldırı iddiasından kısa süre önce geldi. Husiler, son aylarda Suudi Arabistan'ın güney bölgelerine ve Kızıldeniz kıyısındaki stratejik noktalara yönelik saldırılarını artırmış durumda. Ancak Riyad gibi merkezi bir hedefe yönelik doğrudan bir saldırı iddiası, 2021'den bu yana en ciddi tırmanma olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Yemen'de 2014'ten bu yana süren iç savaşta Husiler, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleriyle yıllardır çatışıyor. Suudi Arabistan, Husileri İran'ın bölgedeki vekil gücü olarak görüyor ve Yemen'e yönelik askeri müdahalesini bu tehdidi bertaraf etmek için sürdürüyor. Husilerin son dönemdeki saldırıları, genellikle Suudi Arabistan'ın güneybatısındaki Cizan ve Necran bölgelerine odaklanmıştı. Riyad'a yönelik iddia edilen saldırı, Suudi hava savunma sistemlerinin etkinliği konusunda soru işaretleri doğuruyor. ABD ve Batılı ülkeler, Husilerin İHA ve füze kapasitesinin İran tarafından desteklendiğini belirtiyor. Tahran ise bu suçlamaları reddediyor.
Olay, Körfez bölgesindeki enerji güvenliği açısından da kritik bir döneme denk geldi. Küresel petrol fiyatları, Orta Doğu'daki her tırmanmaya hassas tepki veriyor. Suudi Arabistan'ın petrol altyapısına yönelik olası bir saldırı, dünya enerji piyasalarında dalgalanma yaratabilir. Ayrıca, Yemen'deki ateşkes görüşmeleri zaman zaman kesintiye uğrarken, bu tür saldırılar barış çabalarını baltalıyor. Birleşmiş Milletler, taraflara itidal çağrısında bulunurken, sivil kayıpların artmasından endişe duyulduğunu bildirdi. Suudi Arabistan'ın öncülük ettiği koalisyon, saldırının ardından Yemen'in başkenti Sana'a ve çevresine yönelik hava operasyonlarını yoğunlaştırabilir. Bu durum, zaten kırılgan olan insani durumu daha da kötüleştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Riyad'a yönelik saldırı iddiası, Türkiye'nin Körfez ve Yemen politikası açısından önem taşıyor. Türkiye, Suudi Arabistan ile ilişkilerini son yıllarda normalleştirme sürecine girmişti. Böyle bir tırmanma, Ankara'nın bölgesel denge politikasını zorlaştırabilir. Ayrıca, Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ndeki istikrarsızlık, Türkiye'nin Afrika ve Asya'ya uzanan ticaret yollarını ve enerji güvenliğini dolaylı olarak etkiliyor. Türkiye, Yemen'de siyasi çözüm ve ateşkes çağrılarını yineleyerek diplomatik kanalları açık tutmaya çalışacaktır.