Çin, Benin'in Atlantik kıyısındaki Ouidah kasabasında, tarih boyunca yaklaşık 2 milyon Afrikalının köle olarak Amerika'ya gönderildiği limanı, modern bir turizm merkezine dönüştürüyor. Ekonomik başkent Cotonou'nun 40 kilometre batısında yer alan bu bölge, 17. ve 19. yüzyıllar arasında Atlantik köle ticaretinin en yoğun yaşandığı merkezlerden biriydi. Bugün ise Çin'in altyapı yatırımları sayesinde, 'Köle Rotası' olarak bilinen 2 kilometrelik tarihi yol boyunca yeni oteller, restoranlar ve kültür merkezleri inşa ediliyor.
Tarihi Dönüşüm: Köle Limanından Turizm Cennetine
Projenin merkezinde, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Ouidah'daki Porte du Non-Retour (Dönüşü Olmayan Kapı) anıtı bulunuyor. Bu anıt, köle gemilerine bindirilen Afrikalıların son kez ana karaya adım attığı yeri simgeliyor. Çinli müteahhitler, bu tarihi alanın çevresinde 10 hektarlık bir turizm kompleksi inşa ediyor. Komplekste; 500 odalı bir otel, kongre merkezi, yapay plaj ve geleneksel Benin mimarisini yansıtan ticari alanlar yer alacak. Benin hükümeti, projenin 2025 yılına kadar tamamlanmasını ve yılda 200 bin turist çekmesini hedefliyor.
Projenin finansmanı, Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında sağlanan 150 milyon dolarlık kredi ile karşılanıyor. Karşılığında Benin, nadir bulunan demir cevheri yataklarının işletme imtiyazını Çinli şirketlere verdi. Bu durum, Çin'in Afrika'daki borç tuzağı eleştirilerini yeniden gündeme getirse de Benin yönetimi, projenin istihdam yaratacağını ve bölge ekonomisini canlandıracağını savunuyor. Ouidah Belediye Başkanı Damien Houndolo, 'Atalarımızın acılarını turizme dönüştürerek ekonomik kalkınma sağlıyoruz. Bu, geçmişle yüzleşirken geleceğe yatırım yapmaktır' açıklamasında bulundu.
Ancak projeye yönelik eleştiriler de var. Yerel tarihçi Profesör Gildas Assogba, 'Köle ticaretinin yaşandığı bir yeri lüks otellere dönüştürmek, tarihi sömürünün devamı gibi algılanabilir. Turizm gelirlerinin adil dağıtımı sağlanmalı' diyor. Benin'deki sivil toplum kuruluşları, projenin yerel halkı bölgeden uzaklaştırabileceği ve kültürel tahribata yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Çin-Afrika İlişkileri ve Sömürge Travması
Bu proje, Çin'in Afrika'da artan nüfuzunun bir yansıması. 2013'ten bu yana Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Afrika'ya 150 milyar dolardan fazla yatırım yapan Çin, kıtadaki en büyük ticaret ortağı haline geldi. Özellikle tarihi köle limanlarının dönüştürülmesi, Çin'in Afrika'daki kültürel diplomasi stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Pekin yönetimi, bu projeler aracılığıyla Batılı sömürgeci geçmişe alternatif bir kalkınma modeli sunduğunu iddia ediyor.
Öte yandan, Benin gibi ülkeler, kölelik travmasıyla yüzleşirken Çin yatırımlarının etik boyutunu tartışıyor. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın raporuna göre, Benin nüfusunun %40'ı yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Turizm projelerinin bu yoksulluğu azaltıp azaltmayacağı belirsiz. Ayrıca Çin'in işçi ithal etmesi, yerel istihdam beklentilerini karşılamayabilir. Ouidah projesinde şu ana kadar çalışan 800 işçinin yarısı Çinli, bu da yerel halkta rahatsızlık yaratıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afrika kıtasında son yıllarda artan bir diplomatik ve ekonomik varlık gösteriyor. Benin ile ticaret hacmi 100 milyon dolar seviyesinde olsa da Türkiye'nin Batı Afrika'daki yatırımları kısıtlı. Çin'in Benin'deki bu mega projesi, Türkiye'nin Afrika stratejisi açısından iki önemli ders içeriyor: Birincisi, Çin'in altyapı yatırımları karşılığında doğal kaynak imtiyazı alması, Türkiye'nin de benzer modeller geliştirmesi gerektiğini gösteriyor. İkincisi, sömürge geçmişiyle bağlantılı projelerde kültürel hassasiyetin önemi. Türkiye, Osmanlı geçmişi olan bölgelerde benzer dönüşüm projeleri yürütürken tarihsel adaleti gözetmeli. Küresel olarak, Çin-Afrika ilişkilerindeki bu gelişme, Türkiye'nin Afrika'daki rekabet gücünü etkileyebilir; Türkiye'nin farklılaşmış bir değer teklifi sunması kritik.