Çin'in en büyük altı devlet bankası, geçtiğimiz hafta açıklanan ara dönem sonuçlarına göre 2022'den bu yana ilk kez ilk yarı yıl gelir ve net kârlarında eş zamanlı bir artış kaydetti. İki yıldır baskı altında olan faiz marjlarında ise dikkat çekici olmayan ancak istikrara işaret eden iyileşme sinyalleri görülüyor. Bu gelişme, Çin ekonomisindeki toparlanma emarelerinin bankacılık sektörüne yansıması olarak değerlendiriliyor.
İlk Yarı Yıl Sonuçları: Gelir ve Kârda Eş Zamanlı Artış
Çin'in altı büyük devlet bankası – Sanayi ve Ticaret Bankası (ICBC), Tarım Bankası (ABC), Çin Bankası (BoC), Yapı Bankası (CCB), İletişim Bankası (BoCom) ve Posta Birikim Bankası (PSBC) – 2024'ün ilk yarısında konsolide bazda gelirlerini ve net kârlarını artırdı. Bankacılık sektörünün devleri olarak kabul edilen bu kurumların toplam varlıkları, Çin'in gayri safi yurt içi hasılasının (GSYİH) iki katından fazla bir büyüklüğe ulaşıyor.
ICBC, ilk yarıda net kârını yıllık bazda %0,8 artırarak 171,3 milyar yuan (yaklaşık 24 milyar dolar) seviyesine çıkardı. Tarım Bankası'nın net kârı %1,2 artışla 136,5 milyar yuan oldu. Yapı Bankası %0,9 artışla 164,6 milyar yuan, Çin Bankası ise %0,7 artışla 118,5 milyar yuan net kâr bildirdi. İletişim Bankası %1,0 artışla 45,3 milyar yuan, Posta Birikim Bankası %1,1 artışla 40,3 milyar yuan net kâr elde etti. Bu artışlar mütevazı görünse de, bankaların iki yıldır süren düşüş eğilimini kırması açısından önem taşıyor.
Gelir tarafında da benzer bir tablo var. Bankaların net faiz geliri, düşük kredi talebi ve azalan faiz marjları nedeniyle son iki yıldır gerilemişti. Ancak bu yılın ilk yarısında toparlanma işaretleri görüldü. Örneğin, ICBC'nin net faiz geliri yıllık bazda %0,5 artışla 320,4 milyar yuan oldu. Analistler, bu artışın büyük ölçüde hükümetin ekonomiyi destekleme çabaları ve tahvil ihraçlarından kaynaklanan kredi talebindeki artışa bağlıyor.
Net kâr marjındaki (net interest margin – NIM) iyileşme de dikkat çekici. Çin'in büyük bankalarında NIM, 2022'deki %2,1 seviyesinden 2023 sonunda %1,7'ye gerilemişti. İlk yarıda bu oranın %1,8'e hafifçe toparlandığı görüldü. Bu, bankalar için bir dönüm noktası olabilir; çünkü marjlardaki kademeli iyileşme, gelecekte daha sağlıklı kârlılığın habercisi sayılıyor. Bununla birlikte, marjlar hâlâ tarihsel ortalamaların altında ve sektörün önünde zorluklar devam ediyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut: Çin Bankacılığının Sinyalleri
Bu gelişme, yalnızca Çin ekonomisi için değil, küresel finans sistemi için de önemli bir gösterge. Çin'in büyük devlet bankaları, dünya genelinde en büyük kredi veren kurumlar arasında yer alıyor ve Asya-Pasifik bölgesindeki yatırımların finansmanında kritik rol oynuyor. Özellikle, Çin hükümetinin Kuşak ve Yol Girişimi gibi projeleri finanse eden bu bankaların sağlıklı kârlılığı, gelişmekte olan ülkelerdeki altyapı yatırımlarının devamlılığı açısından önemli.
Analistlere göre, bankaların kâr artışı, Çin ekonomisindeki toparlanmanın geniş tabanlı olmadığını ancak iç talebin istikrarlı bir şekilde arttığını gösteriyor. HSBC'den ekonomist Frederic Neumann, 'Bu sonuçlar, Çin'in büyük bankalarının hâlâ küresel finansal sistemin en önemli yapı taşlarından biri olduğunu teyit ediyor. Marjların hafif toparlanması, merkez bankasının faiz indirimlerinin etkisinin özümsemeye başladığını gösteriyor' dedi.
Ancak olumsuz bir tabloya da işaret ediliyor. Emlak sektöründeki sorunlu krediler, bankaların bilançolarında hâlâ risk oluşturuyor. Bazı bölgesel bankalarda emlak kredilerindeki geri ödeme sıkıntıları sürerken, büyük devlet bankaları bu riski yönetmek için daha fazla karşılık ayırmak zorunda kalabilir. İlk yarıda, ICBC ve diğer büyük bankalar, sorunlu kredilere karşılık ayırma oranı olan 'karşılık karşılama oranı'nı (provision coverage ratio) artırdı; bu da gelecekte olası zararlara karşı hazırlıklı olduklarını gösteriyor.
Merkez Bankası Politikaları ve Piyasa Beklentileri
Çin Merkez Bankası (PBOC), ekonomiyi desteklemek amacıyla bir dizi faiz indirimi ve likidite önlemi uygularken, bu politikalar bankaların faiz marjlarını kısa vadede baskılamıştı. Ancak PBOC'nin, bankaların mevduat faizlerine de müdahale ederek maliyetlerini düşürme çabaları, marjlardaki toparlanmada etkili oldu. Son çeyrekte, mevduat faizlerinde yapılan indirimler, bankaların fonlama maliyetlerini hafifletti.
Guotai Junan Securities analisti Li Ting, 'Bankaların faiz marjlarındaki iyileşme, PBOC'nin koordineli politikalarının bir sonucu. Hükümet, bankaların sağlıklı kalması için destek veriyor; çünkü bankacılık sektörü, Çin ekonomisinin finansal omurgasıdır' diye konuştu. Piyasa beklentileri, yılın ikinci yarısında da bu iyileşmenin devam edebileceği yönünde. Ancak küresel ticaretteki belirsizlikler ve jeopolitik gerilimler, Çin'in ihracat ve büyüme hedeflerini tehdit edebilir.
Çin'in büyük bankaları, dijital bankacılık ve finansal teknolojiye yaptıkları yatırımlarla da gelir yapılarını çeşitlendiriyor. Özellikle perakende bankacılık ve servet yönetimi hizmetleri, düşük faiz ortamında gelir artışına katkı sağlayan alanlar olarak öne çıkıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'in büyük bankalarının kârlılığındaki artış, Türkiye için doğrudan bir etkiden çok dolaylı bir önem taşıyor. Bu gelişme, Çin ekonomisinde istikrar sinyali verirken, Türkiye-Çin arasındaki ticaret ve yatırım ilişkileri açısından olumlu bir çerçeve çizebilir. Özellikle, Çin'in Türkiye'deki altyapı projeleri ve Kuşak ve Yol Girişimi kapsamındaki iş birliği, bu bankaların finansman kapasitesine bağlı. Ayrıca, Çin'in ekonomik sağlığı, küresel emtia fiyatları ve ticaret dengesi üzerinden Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere yansıyabilir. Ancak, Çin bankalarının sorunlu kredi riskleri, küresel finansal piyasalarda dalgalanmaya yol açarsa, Türkiye'nin dış finansman koşulları da etkilenebilir. Bu nedenle Ankara, Pekin'le ekonomik iş birliğini sürdürürken, Çin'in finansal istikrarını yakından izlemeli.