Çin, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik deniz ambargosunu yeniden başlatması ve İran gemilerinin stratejik Hürmüz Boğazı'ndan geçişini engellemesi üzerine, bu hayati su yolunda normal seyrüseferin bir an önce yeniden tesis edilmesi çağrısı yaptı. Pekin yönetimi, küresel enerji arzının yaklaşık üçte birinin geçtiği boğazda yaşanan bu gerilimin hem bölgesel istikrarı hem de dünya ekonomisini olumsuz etkilediğini vurguladı.
Trump'ın kararı ve Çin'in tepkisi
ABD Başkanı Donald Trump, göreve gelir gelmez İran'a yönelik maksimum baskı politikasını yeniden hayata geçirdi. Bu kapsamda, ABD Donanması'na İran bandıralı ticari ve askeri gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişini engelleme talimatı verildi. Trump yönetimi, bu adımın İran'ın nükleer programı ve bölgedeki milis faaliyetlerine karşı bir caydırıcılık unsuru olduğunu savunuyor.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, yaptığı yazılı açıklamada, “Hürmüz Boğazı uluslararası deniz ticareti için hayati öneme sahiptir. Tüm tarafları itidal çağrısında bulunuyor ve boğazda normal seyrüseferin bir an önce sağlanması gerektiğini vurguluyoruz. Tek taraflı yaptırımlar ve güç kullanımı tehditleri uluslararası hukuka aykırıdır” ifadelerini kullandı.
Çin, İran'ın en büyük petrol alıcılarından biri konumunda. Trump'ın abluka kararı, Çin'in enerji güvenliğini doğrudan tehdit ediyor. Pekin yönetimi, geçmişte de benzer durumlarda Hürmüz Boğazı'ndaki serbest geçiş hakkına vurgu yapmıştı.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ni Umman Denizi'ne bağlayan dar bir su yoludur ve dünya petrol ticaretinin yaklaşık %20'si buradan geçmektedir. Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt, BAE ve Katar gibi büyük petrol ihracatçıları için tek çıkış noktasıdır. ABD'nin abluka kararı, küresel petrol fiyatlarında ani bir sıçramaya neden oldu. Brent petrolün varil fiyatı %4,5 artışla 85 dolara yükseldi.
İran, ablukaya karşılık olarak boğazı tamamen kapatmakla tehdit etti. Tahran yönetimi, “Hürmüz Boğazı'nın güvenliği tüm ülkelerin sorumluluğundadır. ABD'nin bu saldırgan tutumu karşısında meşru müdafaa hakkımızı kullanacağız” açıklamasını yaptı. Uzmanlar, boğazın olası bir kapatılmasının küresel bir resesyona yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Avrupa Birliği ve Japonya da endişelerini dile getirirken, Rusya durumu yakından izlediğini belirtti. Çin'in çağrısı, uluslararası toplumda geniş yankı buldu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'ndaki bu gelişme, Türkiye'nin enerji maliyetlerini doğrudan etkileyebilir. Türkiye, petrol ithalatının önemli bir kısmını Irak ve Suudi Arabistan'dan yapıyor; bu ülkelerin ihracatı boğazdan geçiyor. Abluka veya olası bir kapatma, Türkiye'de akaryakıt fiyatlarını yukarı çekebilir ve cari açığı artırabilir. Ayrıca, Türkiye enerji ticaretinde alternatif rotalar (Kuzey Irak boru hattı, Bakü-Tiflis-Ceyhan) geliştirmeye çalışırken, bu gerilim Ankara'yı daha fazla enerji arz güvenliği önlemi almaya itebilir. Dış politika açısından, Türkiye muhtemelen taraflar arasında arabuluculuk rolü oynamaya çalışacak; ancak ABD ile ilişkilerdeki hassas dengeyi de gözetmek zorunda kalacaktır.