Çin Dışişleri Bakanlığı, Filipinler'in Savunma Bakanı Gilberto Teodoro Jnr'nin son açıklamalarına sert tepki göstererek, bu sözlerin ikili güveni ciddi şekilde zedelediğini ve Çin'in yardımlarına karşı nankörlük anlamı taşıdığını bildirdi. Bakanlık Sözcüsü Mao Ning, 8 Nisan 2025 tarihli basın toplantısında, Manila yönetimini 'birkaç palyaçonun' siyasi tiyatroyla iki ülke arasındaki ilişkileri sabote etmesine izin vermemeye çağırdı.
Gerginliğin Arka Planı
Filipinler Savunma Bakanı Teodoro, geçtiğimiz günlerde Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki faaliyetlerini eleştiren ve Filipinler'in egemenlik haklarını savunma kararlılığını vurgulayan açıklamalar yapmıştı. Teodoro, Çin'in iddia ettiği dokuz çizgili harita temelindeki deniz egemenlik taleplerine karşı Filipinler'in uluslararası hukuk ve 2016 tarihli Lahey tahkim kararı doğrultusunda haklarını koruyacağını ifade etmişti.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, Teodoro'nun sözlerinin 'gerçeklikten uzak ve ilişkileri zehirleyici' olduğunu belirterek, Filipinler'e yapılan COVID-19 yardımları ve kalkınma desteği hatırlatıldı. 'Sayın Teodoro'nun bu ifadeleri, Çin'in Filipinler'e yaptığı cömert yardımları unuttuğunu gösteriyor. Biz dostane çözümden yanayız ancak provokasyonlara izin vermeyeceğiz' dedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Güney Çin Denizi'ndeki gerilim, sadece Çin ve Filipinler arasında değil, ABD ve diğer bölge ülkelerini de ilgilendiren bir krize dönüşme potansiyeli taşıyor. Filipinler, ABD ile artan askeri işbirliği kapsamında yeni üsler tahsis ederken, Çin bu hamleleri 'bölgesel istikrarı bozucu' olarak nitelendiriyor. Çin, ikili müzakereler yoluyla sorunların çözülmesi gerektiğini savunurken, Filipinler ve müttefikleri uluslararası hukuka ve seyrüsefer özgürlüğüne vurgu yapıyor.
Uzmanlar, Çin'in 'birkaç palyaço' benzetmesinin diplomatik nezaket sınırlarını zorladığını, ancak Pekin'in bu tür sert söylemlerle Filipinler'i baskı altına almayı hedeflediğini belirtiyor. Öte yandan ASEAN ülkeleri, bölgesel istikrarın korunması için taraflara itidal çağrısı yapıyor. Güney Çin Denizi'ndeki bu gerginlik, aynı zamanda Tayvan Boğazı ve Doğu Çin Denizi'ndeki diğer anlaşmazlıklarla birleşince, Asya-Pasifik'teki güç dengesini yeniden şekillendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin-Filipinler gerilimi, Türkiye'nin Asya-Pasifik bölgesindeki dengeli dış politikası açısından önemli sinyaller taşıyor. Türkiye, Güney Çin Denizi'ndeki egemenlik anlaşmazlıklarında doğrudan taraf olmasa da, Çin ile ekonomik işbirliğini (Küresel Altyapı ve Bağlantı Ortaklığı gibi girişimler) ve ABD ile NATO üyeliği kapsamındaki ittifakını dengelemek durumunda. Bu tür krizler, Türkiye'nin çok yönlü dış politika yürütme kapasitesini test ederken, aynı zamanda Türk diplomatlarının arabuluculuk potansiyelini de gündeme getirebilir. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki benzer deniz yetki alanı tartışmaları, bu gelişmelerin Türk kamuoyunda daha yakından takip edilmesine yol açabilir.