İngiltere merkezli bankalar, küresel kömür endüstrisinin Avrupa'daki en büyük finansal destekçileri konumunda. Yeni bir rapora göre, son dört yılda bu bankalar kömür projelerine toplam 8,3 milyar dolar sağladı. Barclays ve HSBC, bu finansmanda başı çeken kurumlar olarak öne çıkıyor. Çalışma, Birleşik Krallık bankalarının iklim değişikliğiyle mücadele taahhütleriyle çelişen bir tablo sergilediğini ortaya koyuyor.
Kömür finansmanında dört yıllık bilanço
Rapora göre, 2019-2023 döneminde İngiltere merkezli bankalar, dünya genelindeki kömür madenciliği, kömür yakıtlı enerji santralleri ve ilgili altyapı projelerine 8,3 milyar dolar aktardı. Bu miktar, ülkenin sera gazı emisyonlarını azaltma hedefleriyle uyumsuz bir finansman akışına işaret ediyor. Barclays ve HSBC, toplam finansmanın büyük bölümünü sağlayan iki kurum olarak dikkat çekiyor. Raporda, diğer İngiliz bankalarının da kömür sektörüne yönelik kredi ve tahvil aracılığıyla destek verdiği belirtiliyor. Çalışma, bankaların kamuoyuna açıkladığı yeşil taahhütler ile fiili kredi politikaları arasındaki uçurumu gözler önüne seriyor.
Kömür, sera gazı emisyonlarının en yoğun olduğu fosil yakıt türü. Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) verilerine göre, küresel karbon emisyonlarının yaklaşık yüzde 40'ı kömür kullanımından kaynaklanıyor. Dolayısıyla bankaların kömür sektörüne sağladığı her finansman, iklim kriziyle mücadelede ciddi bir engel teşkil ediyor. İngiltere, 2050'ye kadar net sıfır emisyon hedefi belirlemiş ve bu doğrultuda fosil yakıt finansmanını kısıtlama sözü vermişti. Ancak rapor, mevcut uygulamaların bu sözlerle örtüşmediğini gösteriyor.
Barclays ve HSBC, geçmişte kömür finansmanını aşamalı olarak sonlandırma taahhüdünde bulunmuştu. Ancak rapor, bu taahhütlerin belirli istisnalar ve muafiyetler nedeniyle etkisiz kaldığını vurguluyor. Örneğin, bankalar hâlâ kömür şirketlerine kurumsal kredi sağlamaya, tahvil ihraçlarına aracılık etmeye ve türev ürünler sunmaya devam ediyor. Ayrıca, doğrudan kömür madenciliği projelerine verilen kredilerin yanı sıra, kömür ticareti yapan firmalara yönelik genel finansman da bu kapsamda değerlendiriliyor.
Küresel iklim hedefleri ve finansman çelişkisi
İngiliz bankalarının kömür finansmanı, yalnızca Birleşik Krallık'ın değil, aynı zamanda Avrupa Birliği'nin ve küresel iklim rejiminin hedeflerini de tehdit ediyor. Paris Anlaşması kapsamında ülkeler, küresel ısınmayı 1,5 dereceyle sınırlamayı taahhüt etti. Bu hedefe ulaşmak için kömür kullanımının hızla azaltılması gerekiyor. Avrupa Yatırım Bankası gibi kamu kurumları kömür finansmanını durdurmuş olsa da, özel bankaların benzer bir adım atmaması, iklim politikalarında tutarlılık sorununu gündeme getiriyor.
Rapor, Avrupa'daki diğer ülkelerin bankalarının da kömür finansmanına devam ettiğini, ancak İngiliz bankalarının toplam hacimde lider olduğunu belirtiyor. Almanya, Fransa ve İsviçre merkezli bankalar da kömür sektörüne önemli miktarda fon sağlıyor. Ancak İngiltere'nin finans merkezi Londra'nın küresel ölçekteki ağırlığı, bu ülkeyi kömür finansmanında kilit bir aktör haline getiriyor. Sivil toplum kuruluşları, bankaların iklim taahhütlerini güçlendirmesi ve kömür finansmanını derhal durdurması çağrısında bulunuyor.
Öte yandan, bankalar kendilerini savunuyor. Bazı finans kurumları, kömür finansmanını 2030'a kadar sıfırlamayı hedeflediklerini, ancak geçiş döneminde enerji güvenliğini sağlamak için kömüre bağımlı ülkelere destek vermeye devam edeceklerini belirtiyor. Ancak eleştirmenler, bu tür gerekçelerin iklim kriziyle mücadelede samimiyetsizlik olarak değerlendirildiğini söylüyor.
İklim aktivistleri, raporun bulgularının bankaların itibarını zedeleyeceğini ve müşterilerin bu kurumlardan hesap sorması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, düzenleyici kurumların da bankaların iklim risklerini daha sıkı denetlemesi gerektiği belirtiliyor. Birleşik Krallık'ta Parlamento, bankaların fosil yakıt finansmanını sorgulamak için harekete geçebilir. Uluslararası alanda ise, finansal istikrar kuruluşları kömür varlıklarının yarattığı risklere dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, kömür finansmanı konusunda hem alıcı hem de geçiş ülkesi konumunda. İngiliz bankalarının küresel kömür finansmanındaki rolü, Türkiye'nin enerji politikalarını da dolaylı olarak etkiliyor. Türkiye, kömürü yerli bir enerji kaynağı olarak görüyor ve bazı projelerde yabancı finansmana ihtiyaç duyuyor. Ancak uluslararası bankaların kömür finansmanını kısıtlaması, Türkiye'nin yeni kömür yatırımları için dış kaynak bulmasını zorlaştırabilir. Öte yandan, Türkiye'nin Paris Anlaşması kapsamındaki taahhütleri ve yeşil dönüşüm hedefleri, kömürden uzaklaşma baskısını artırıyor. Bu rapor, Türkiye'nin enerji finansmanında çeşitliliği artırması ve yenilenebilir kaynaklara yönelmesi gerektiğini gösteriyor.