ABD ile Çin arasında gerilimi düşürmeyi amaçlayan üst düzey zirvede, zor durumdaki uçak üreticisi Boeing'in yüzlerce yeni yolcu uçağı siparişi alması bekleniyordu. Ancak konuya yakın kaynaklara göre, ticaret müzakerelerindeki belirsizlikler ve Pekin'in stratejik öncelikleri nedeniyle bu konuda somut bir anlaşmaya varılması artık giderek zorlaşıyor. Görüşmelerin içeriğine dair bilgi sahibi kaynaklar, Boeing'e yönelik yeni taahhütlerin zirve sonuç bildirgesine girmesinin düşük bir olasılık olduğunu belirtiyor.
Boeing İçin Kritik Dönemçe
Boeing, son yıllarda 737 MAX krizleri, üretim hataları ve pandemi sonrası toparlanma sorunlarıyla boğuşuyor. Çin, Boeing'in en büyük pazarlarından biri olmasına rağmen, ticaret savaşları sırasında Çinli havayolları siparişlerini askıya almış, Avrupa'dan Airbus'a yönelmişti. Şirket, Çin pazarına yeniden giriş yaparak hem finansal tablosunu güçlendirmeyi hem de jeopolitik riskleri dengelemeyi hedefliyordu. Ancak Washington ile Pekin arasındaki teknoloji ve güvenlik odaklı anlaşmazlıklar, sivil havacılık alanındaki işbirliğini de gölgeliyor. Çin'in yerli uçak üreticisi COMAC'ın yükselişi de Boeing'in pazardaki konumunu zorlaştırıyor.
Zirve öncesinde ABD'li yetkililer, Çin'in Boeing 737 MAX ve 787 Dreamliner modelleri için yüzlerce uçak siparişi verebileceği sinyalini vermişti. Ancak görüşmeler ilerledikçe, Pekin'in bu adımı ABD'nin çip ihracat kısıtlamalarını gevşetmesi veya yaptırımları kaldırması gibi somut tavizlerle ilişkilendirdiği anlaşılıyor. Kaynaklar, Çin tarafının havacılık siparişlerini diplomatik bir koz olarak kullanmayı sürdürdüğünü belirtiyor. Beyaz Saray ve Boeing'den henüz resmi bir açıklama gelmedi.
Küresel Ticaret ve Jeopolitik Dengeler
ABD-Çin zirvesi, sadece iki ülke arasındaki ilişkiler açısından değil, küresel tedarik zincirleri ve ticaret düzeni açısından da büyük önem taşıyor. Dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki gerilim, havacılık sektörünün yanı sıra yarı iletken, yeşil enerji ve nadir toprak elementleri gibi stratejik alanlarda da hissediliyor. Boeing anlaşmasının gerçekleşmemesi, şirketin hisse fiyatları üzerinde baskı oluştururken, Airbus'ın Asya pazarındaki hakimiyetini daha da pekiştirebilir. Öte yandan Çin'in kendi uçak üretimini hızlandırması, uzun vadede Batılı üreticiler için pazar payı kaybı anlamına geliyor. Uzmanlar, ticaret müzakerelerinin geleceğinin belirsizliğini koruduğunu ve Boeing'in Çin'den yeni sipariş almasının diplomatik ilişkilerin seyrine bağlı olduğunu vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Çin arasındaki Boeing anlaşması görüşmeleri, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de küresel havacılık ve ticaret dengeleri üzerinden dolaylı etkiler yaratabilir. Türk Hava Yolları, Boeing ve Airbus'tan geniş filosunu büyütmeyi planlıyor; Çin'in siparişleri askıya alması, üretim kapasitesini ve teslimat takvimlerini etkileyebilir. Ayrıca Türkiye, savunma sanayii ve ticaret anlaşmalarında hem ABD hem Çin ile dengeli ilişkiler yürütüyor. Olası bir Boeing-Çin anlaşmasızlığı, Ankara'nın uçak tedarik maliyetleri ve stratejik ortaklıkları açısından yeni hesaplamalar yapmasını gerektirebilir. Küresel ticaret savaşlarının derinleşmesi, Türkiye gibi ihracat odaklı ekonomiler için risk ve fırsatları beraberinde getiriyor.