Cezayir'de sağlık çalışanlarının uzun süredir dile getirdiği sorunlar, iki doktorun bir hafta arayla hayatını kaybetmesiyle yeniden alevlendi. Başkent Cezayir'deki Mustafa Paşa Hastanesi'nde görevli beyin cerrahı asistanı 28 yaşındaki Samir K., 24 saatlik nöbetin hemen ardından kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdi. Genç doktorun ölümünden sadece birkaç gün sonra, aynı hastanenin anesteziyoloji bölümünde çalışan bir başka hekim daha yoğun bakımda tedavi görürken hayatını kaybetti. Hekimler, bu ölümlerin yıllardır süren aşırı çalışma koşullarının, yetersiz personel sayısının ve kamu hastanelerindeki altyapı eksikliklerinin bir sonucu olduğunu belirtiyor.
Gelişmenin Arka Planı
Kamu hastanelerinde nöbet sistemi, 2013 yılında çıkarılan bir yönetmelikle düzenleniyor. Ancak sağlık çalışanları, bu yönetmeliğin günümüz koşullarına uymadığını, özellikle yoğun bakım ve acil servislerde nöbet sayılarının haftada 4-5'e ulaştığını, her nöbetin 24-36 saat sürdüğünü ifade ediyor. Cezayir Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ülkede kişi başına düşen doktor sayısı 1000'de 1,6 ile Dünya Sağlık Örgütü'nün tavsiye ettiği 2,3'ün oldukça altında. Ayrıca, devlet hastanelerinde her iki yatak için bir hemşire düşerken, bu oran özel hastanelerde 1'e 1.6. Sağlık çalışanları, 2019'dan beri reform sözleri verilmesine rağmen somut bir adım atılmadığını, aksine pandemi döneminde ağırlaşan şartlar nedeniyle birçok hekimin özel sektöre ya da yurt dışına yöneldiğini vurguluyor. Cezayir Hekimler Odası, 2022'de yayımladığı raporda, kamu hastanelerindeki doktorların %40'ının tükenmişlik sendromu yaşadığını, %25'inin ise bir yıl içinde işten ayrılmayı düşündüğünü açıklamıştı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Sağlık çalışanlarının aşırı çalışma koşulları, yalnızca Cezayir'e özgü değil. Fas ve Tunus başta olmak üzere Kuzey Afrika ülkelerinde de benzer tablolar var. Dünya Sağlık Örgütü, 2021 tarihli bir raporunda, küresel çapta doktorların %30'unun haftada 60 saatten fazla çalıştığını, bunun tıbbi hata riskini artırdığını belirtiyor. Cezayir'deki bu ölümlerin ardından sosyal medyada #CezayirDoktorlarıİçinAdalet etiketiyle başlatılan kampanya, kısa sürede Magrip ülkelerine yayıldı. Faslı doktorlar da benzer nöbet çalışmalarına dikkat çekerek reform çağrısında bulundu. Öte yandan, sağlık sisteminde yaşanan bu kriz, Cezayir'in genel ekonomik sıkıntılarının da bir yansıması. Petrol ve doğalgaz gelirindeki dalgalanmalar, hükümetin sağlık yatırımlarını kısmasına neden oluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Cezayir'de sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunlar, Türkiye'deki sağlık sistemine dair tartışmaları akla getiriyor. Türkiye'de de son yıllarda hekimlerin aşırı çalışma saatleri, şiddet ve düşük ücret gerekçesiyle yurt dışına göçü artmış durumda. Bu haber, iki ülkenin ortak sorunlarına ışık tutarken, özellikle sağlık çalışanlarının çalışma koşullarının iyileştirilmesi gerekliliğini bir kez daha vurguluyor. Ayrıca, Cezayir'deki beyin göçü riski, Türkiye'nin de karşı karşıya olduğu bir tehlike. Her iki ülkenin de sağlık sistemlerinde yapısal reformlara ihtiyacı olduğu açık.