Cezayir, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile diplomatik ilişkilerini kestiğini açıkladı. Başkent Cezayir'den yapılan açıklamada, Abu Dabi'nin yıllardır süren "provokatif ve düşmanca eylemlerinin" ardından bu kararın alındığı belirtildi. İki ülke arasındaki gerilim, Fas'ın Batı Sahra politikası ve bölgesel nüfuz mücadelesi nedeniyle son yıllarda artmıştı. Cezayir Dışişleri Bakanlığı, BAE'nin Cezayir'in iç işlerine karıştığını ve bölgesel istikrarı bozduğunu öne sürdü.
Gerilimin Arka Planı: Batı Sahra ve Bölgesel Rekabet
Cezayir ile BAE arasındaki ilişkiler, özellikle 2020'de Fas'ın Batı Sahra'daki egemenlik iddialarını tanıyan ve İsrail ile normalleşme anlaşmaları imzalayan Abraham Accords sürecinden sonra bozuldu. Cezayir, BAE'nin Fas'ı destekleyerek Batı Sahra'daki statükoyu değiştirmeye çalıştığını savunuyor. Batı Sahra, Fas ile Cezayir destekli Polisario Cephesi arasında onlarca yıldır çözülemeyen bir anlaşmazlık. Cezayir, Polisario'nun self-determinasyon hakkını desteklerken, BAE ve bazı Körfez ülkeleri Fas'ın egemenliğini tanıyor.
İlişkilerdeki çatlak, 2021'de Cezayir'in BAE'yi "bölgesel istikrarsızlık yaratmakla" suçlamasıyla daha da derinleşti. Cezayir, BAE'nin Libya, Mali ve Tunus gibi ülkelerdeki iç çatışmalara müdahil olduğunu ve kendi nüfuz alanını genişletmeye çalıştığını iddia ediyor. Ayrıca, BAE'nin Cezayir'deki protesto hareketlerini desteklediği yönünde suçlamalar da var. Abu Dabi ise bu suçlamaları reddediyor ve Cezayir'in iç işlerine karışmadığını savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: İki Kutup Arasında Ortadoğu
Cezayir-BAE gerilimi, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da artan kutuplaşmanın bir yansıması. BAE, Suudi Arabistan ve Mısır ile birlikte "ılımlı Arap ekseni" olarak bilinen grubun içinde yer alırken, Cezayir daha çok statükocu ve direniş eksenine yakın duruyor. Bu eksen, Katar ve Türkiye ile de zaman zaman iş birliği yapıyor. BAE'nin Doğu Akdeniz'de Yunanistan ve Kıbrıs ile enerji iş birliği anlaşmaları imzalaması, Türkiye'nin bölgedeki çıkarlarıyla çelişiyor. Cezayir ise Türkiye ile savunma sanayii ve enerji alanında yakın ilişkilere sahip.
Diplomatik ilişkilerin kesilmesi, Kuzey Afrika'da yeni bir gerilim hattı oluşturabilir. Fas, BAE'nin en yakın müttefiklerinden biri ve Cezayir ile Fas arasındaki düşmanlık zaten derin. BAE'nin Fas'a askeri ve ekonomik destek sağlaması, Cezayir'in güvenlik endişelerini artırıyor. Öte yandan, BAE'nin Afrika Boynuzu ve Sahel'de artan etkisi, Cezayir'in geleneksel nüfuz alanını tehdit ediyor. Cezayir, son yıllarda Rusya ve Çin ile ilişkilerini güçlendirerek denge kurmaya çalışıyor.
Uluslararası toplum, iki ülke arasındaki gerilimin Libya ve Mali gibi kırılgan ülkelerde istikrarsızlığı artırabileceğinden endişeli. Birleşmiş Milletler, taraflara diyalog çağrısı yaptı ancak somut bir adım atılmadı. ABD ve AB, bölgedeki enerji güvenliği ve göç akışları nedeniyle gelişmeyi yakından izliyor. Cezayir, doğalgaz ihracatında önemli bir aktör ve BAE ile yaşanan gerilim, Akdeniz'deki enerji projelerini de etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Cezayir'in BAE ile diplomatik ilişkilerini kesmesi, Türkiye'nin bölgesel stratejisi açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, Cezayir ile savunma, enerji ve ticaret alanlarında yakın iş birliği yürütüyor. BAE ise Doğu Akdeniz'de Türkiye karşıtı blokta yer alıyor. Bu gerilim, Türkiye'nin Cezayir ile ilişkilerini daha da güçlendirmesi için bir fırsat olabilir. Ancak, Türkiye'nin BAE ile son dönemde yürüttüğü normalleşme sürecini de riske atabilir. Ayrıca, Kuzey Afrika'daki istikrarsızlık, Türkiye'nin Libya ve Sahel politikalarını etkileyebilir. Türkiye, dengeyi koruyarak hem Cezayir hem de BAE ile diyaloğu sürdürmeye çalışacaktır.