Burkina Faso, Mali ve Nijer, Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC) ile ilişkilerini sonlandırma yönünde bir yıllık geri çekilme sürecini resmen başlattı. Mahkeme tarafından 2 Temmuz 2024'te yapılan açıklamada, üç Sahel ülkesinin ICC'nin Roma Statüsü'nden ayrılma niyetlerini bildirdikleri duyuruldu. Karar, bölgede artan egemenlik vurgusu ve Batı etkisine karşı duruşun bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Geçiş hükümetleri tarafından yönetilen bu ülkeler, mahkemenin kendilerine karşı önyargılı olduğunu ve Afrika ülkelerini hedef aldığını iddia ediyor. ICC'nin kurallarına göre, resmi ayrılık bildiriminin ardından bir yıl geçmeden üyelik sona ermeyecek. Bu süre zarfında, söz konusu ülkeler hâlihazırda devam eden soruşturmalarla ilgili işbirliği yapmakla yükümlü olacak.
Gelişmenin Arka Planı
Burkina Faso, Mali ve Nijer, 2020'den bu yana ardı ardına yaşanan askeri darbelerle yönetiliyor. Bu ülkelerdeki cunta yönetimleri, Fransız karşıtı söylemler ve egemenlik vurgusuyla öne çıkıyor. ICC'den ayrılma kararı, bu ülkelerin uluslararası kurumlarla mesafeli ilişkilerinin bir parçası olarak görülüyor. Özellikle Mali, 2020 darbesinin ardından ICC ile işbirliğini sorgulamaya başlamıştı. Burkina Faso ve Nijer de benzer bir çizgi izliyor. Her üç ülke de Sahel bölgesinde cihatçı gruplarla mücadele ediyor ve bu süreçte insan hakları ihlalleriyle suçlanıyor. ICC'nin bu ihlallerle ilgili soruşturmaları, yönetimler tarafından 'egemenliğe müdahale' olarak nitelendiriliyor. Karar, aynı zamanda bu ülkelerin Rusya, Çin ve Türkiye gibi alternatif güvenlik ve ekonomik ortaklara yönelmesiyle de bağlantılı.
ICC'nin Afrika ülkelerine yönelik eleştirileri yeni değil. Mahkeme, kurulduğu 2002 yılından bu yana soruşturmalarının çoğunluğunu Afrika'da yürütmesi nedeniyle sık sık 'sömürgeci' olmakla suçlanıyor. Burundi ve Filipinler daha önce ICC'den ayrılmıştı; Güney Afrika, Gambiya ve Kenya ise benzer adımları tartışmıştı. Bu gelişme, mahkemenin küresel meşruiyetini sorgulatan bir dizi ayrılık veya tehdidin en sonuncusu olarak kayda geçiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Üç Sahel ülkesinin ICC'den ayrılması, bölgede insan hakları ve hesap verebilirlik açısından önemli bir boşluk yaratabilir. Nijer, Mali ve Burkina Faso'da cihatçı gruplarla mücadele sırasında sivil kayıplar ve insan hakları ihlalleri sıkça rapor ediliyor. ICC'nin olmadığı bir ortamda, bu ihlallerin uluslararası düzeyde yargılanması zorlaşacak. Diğer yandan, bu ülkelerin Afrika Birliği ve Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) gibi bölgesel kurumlarla ilişkileri de gerilimli seyrediyor. ECOWAS, darbelerin ardından bu ülkelere yaptırım uygulamıştı. ICC'den ayrılma kararı, bölgesel entegrasyon ve işbirliği çabalarını da zayıflatabilir.
Küresel açıdan bakıldığında, bu durum uluslararası hukukun uygulanabilirliği ve evrenselliği konusunda soru işaretleri yaratıyor. Rusya ve Çin gibi ülkeler, ICC'yi Batı'nın bir aracı olarak eleştirirken, ABD ise mahkemeye karşı mesafeli duruyor. Üç Sahel ülkesinin ayrılması, mahkemenin Afrika'daki etkisini azaltabilir ve benzer adımlar atacak diğer ülkelere cesaret verebilir. Özellikle Sudan ve Libya gibi ülkelerde ICC soruşturmaları devam ediyor; bu ülkelerin de benzer bir yol izlemesi durumunda mahkemenin varlığı daha da sorgulanır hale gelebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Sahel bölgesinde artan etkisiyle dikkat çekiyor. Burkina Faso, Mali ve Nijer ile gelişen ticari ve diplomatik ilişkiler, bu ülkelerin ICC'den ayrılma kararını dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, kendi ulusal çıkarları doğrultusunda, bu ülkelerle işbirliğini derinleştirirken, uluslararası hukukun evrenselliği ilkesini de gözetmek durumunda. Özellikle savunma sanayii ve insani yardım alanındaki işbirliği, Türkiye'nin bölgedeki nüfuzunu artırıyor. Ancak, ICC'den ayrılmanın uzun vadede bölgesel istikrarsızlığı körüklemesi ve insan hakları ihlallerinin artması, Türkiye'nin bölgedeki güvenlik ve ekonomik çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, Türk dış politikasının bu süreçte dengeleyici bir rol üstlenmesi, hem ikili ilişkilerin hem de bölgesel barışın sürdürülebilirliği açısından önem taşıyor.