Birleşik Krallık'ın askeri ateş gücü ve küresel nüfuzu, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana en düşük seviyelere geriledi. Uzmanlara göre, ülke artan jeopolitik riskler karşısında giderek daha savunmasız hale geliyor. Son yıllarda yapılan savunma harcamalarındaki kesintiler, envanterdeki azalmalar ve diplomatik ağdaki daralmalar, Britanya'nın küresel bir güç olarak kapasitesini ciddi biçimde zayıflattı. Bu durum, hem NATO içindeki rolünü hem de bağımsız hareket kabiliyetini sorgulatıyor.
Gelişmenin arka planı: Savaş sonrası en düşük seviye
İngiltere Savunma Bakanlığı verilerine göre, ordunun muharip gücü son on yılda yüzde 30 oranında azaldı. Zırhlı araç sayısı 2010'dan bu yana ikiye katlanan bir hızla düşerken, savaş uçağı filosu yüzde 40 küçüldü. Donanma ise sadece 19 fırkateyn ve destroyerden oluşuyor; bu sayı Soğuk Savaş dönemindeki 50'nin oldukça altında.
Paralel bir şekilde, diplomatik ayak izi de daralıyor. Dışişleri Bakanlığı'nın bütçesi reel olarak yüzde 25 azalırken, yurtdışındaki temsilcilik sayısı 2010'da 270 iken bugün 156'ya düştü. Uzmanlar, bu durumun İngiltere'nin istihbarat toplama ve diplomatik etki kapasitesini doğrudan zayıflattığını belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Çok kutuplu dünyada bir kutup kaybı mı?
Britanya'nın güç kaybı, sadece kendi sınırları için değil, aynı zamanda Avrupa güvenliği ve küresel düzen için de sonuçlar doğuruyor. NATO içinde ABD'den sonra en büyük ikinci savunma bütçesine sahip olan İngiltere, Doğu Avrupa'daki caydırıcılık misyonlarının önemli bir parçasıydı. Ancak azalan kapasite, müttefikler arasında rahatsızlık yaratırken, Rusya gibi rakiplere de sinyal veriyor.
Küresel Güney'de ise İngiltere'nin sömürge geçmişine dayanan bağlantıları zayıflıyor. Commonwealth ülkeleri nezdindeki etkisi azalırken, Çin ve diğer yükselen güçler boşluğu dolduruyor. Brexit sonrası bağımsız ticaret anlaşmaları yapma çabası da beklenen ivmeyi yakalayamadı.
Uzmanlara göre, mevcut trend devam ederse İngiltere, 2030'lu yıllarda sadece bölgesel bir orta güç haline gelebilir. Bu, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ndeki daimi üyelik statüsünü de tartışmaya açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Britanya'nın güç kaybı, Türkiye için hem fırsatlar hem de riskler barındırıyor. Bir yandan, İngiltere'nin Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki azalan askeri varlığı, Ankara'nın bölgesel nüfuzunu artırmasına olanak tanıyabilir. Öte yandan, güç boşluğu başka aktörleri (örneğin Rusya veya Çin) cezbedebilir. Ayrıca, İngiltere'nin Türkiye ile imzaladığı serbest ticaret anlaşması gibi ikili ilişkiler, bu dengenin bir parçası olarak önem kazanıyor. NATO içinde ise İngiltere'nin zayıflaması, Türkiye'nin ittifak içindeki ağırlığını göreceli olarak artırabilir.