Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı'ndan Sorumlu Devlet Bakanı Andrew Mitchell, İsrail'in Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'na (UNRWA) ait Doğu Kudüs'teki eğitim merkezine el koymasını 'rezilce' olarak nitelendirerek sert bir dille kınadı. Mitchell, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, söz konusu adımın uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu vurguladı. Bu gelişme, İsrail ile UNRWA arasındaki gerilimin tırmandığı bir dönemde yaşanıyor; İsrail yönetimi daha önce de ajansın faaliyetlerini kısıtlamış ve bazı çalışanlarını terör örgütleriyle bağlantılı olmakla suçlamıştı.
Gelişmenin Arka Planı
Doğu Kudüs'ün Şeyh Cerrah mahallesinde bulunan UNRWA'ya ait eğitim merkezi, yaklaşık 3.000 Filistinli mülteci çocuğa eğitim hizmeti veren önemli bir tesis olarak biliniyor. İsrail hükümeti, geçtiğimiz günlerde bu merkezin bulunduğu arazinin kendilerine ait olduğunu iddia ederek mülkiyet hakkını öne sürdü ve binaya el koydu. UNRWA yetkilileri ise bu kararı 'hukuki dayanaktan yoksun' olarak nitelendirirken, merkezin BM dokunulmazlığı kapsamında olduğunu hatırlattı. Ajans, İsrail'in bu hamlesinin, uluslararası toplumun Filistinli mültecilere yönelik insani yardım çabalarını baltaladığını ve bölgedeki istikrarı tehdit ettiğini açıkladı.
Birleşik Krallık Bakanı Mitchell, açıklamasında "UNRWA'nın Doğu Kudüs'teki eğitim merkezine el konulması rezilce bir karardır. Bu, uluslararası hukukun ve insani yardım ilkelerinin açık bir ihlalidir." ifadelerine yer verdi. Ayrıca, İngiltere'nin UNRWA'nın çalışmalarını desteklemeye devam edeceğini belirtti. Mitchell'in bu açıklaması, İsrail'in uluslararası toplumda giderek artan eleştirilere maruz kaldığı bir dönemde geldi. İsrail'in bu hamlesi, başta Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği olmak üzere birçok ülke ve kuruluş tarafından da kınandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail ile UNRWA arasındaki bu gerilim, Filistin topraklarındaki insani durumun kötüleştiği bir süreçte tırmanıyor. UNRWA, Gazze Şeridi, Batı Şeria, Doğu Kudüs, Ürdün, Lübnan ve Suriye'de yaklaşık 5,9 milyon Filistinli mülteciye hizmet veriyor. Ajans, son yıllarda ciddi mali sıkıntılarla karşı karşıya kalırken, İsrail'in bu tür hamleleri ajansın operasyonlarını daha da zorlaştırıyor.
İsrail hükümeti ise UNRWA'nın tarafsızlık ilkesini ihlal ettiğini ve ajansın bazı çalışanlarının Hamas gibi örgütlerle bağlantılı olduğunu iddia ediyor. Bu suçlamalar, İsrail'in ajansa yönelik baskısını artırmasına gerekçe olarak gösteriliyor. Ancak BM ve birçok ülke, bu suçlamaların kanıtlanmadığını ve UNRWA'nın Filistinli mülteciler için vazgeçilmez bir rol oynadığını savunuyor. İsrail'in bu son hamlesi, uluslararası hukukun ihlali olarak değerlendirilirken, iki devletli çözüm vizyonunu da zayıflatıyor.
Öte yandan, bölgede artan gerilim, İsrail ile Filistin arasındaki barış sürecinin yeniden canlandırılmasına yönelik uluslararası çabaları da olumsuz etkiliyor. Batı Kudüs'ün İsrail tarafından ilhak edilme girişimleri ve yerleşim yerlerinin genişletilmesi gibi diğer tek taraflı adımlar da uluslararası toplumun tepkisini çekiyor. Bu tür gelişmeler, Orta Doğu'da kalıcı bir barışın tesis edilmesini giderek zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteği ve bölgedeki insani krizlere yönelik duyarlılığını bir kez daha ön plana çıkarıyor. Türkiye, daha önce UNRWA'ya mali destek sağlamış ve Filistinli mültecilerin haklarını savunmuş bir ülke olarak, İsrail'in bu tür tek taraflı hamlelerini kınama eğilimindedir. Bölgedeki gelişmeler, Türkiye'nin Orta Doğu'daki diplomatik girişimlerini etkileyebilir; Ankara, uluslararası hukuka aykırı adımlar karşısında Filistin tarafının yanında yer alarak bölgesel liderlik rolünü pekiştirme fırsatı bulabilir. Ayrıca, Türkiye'nin insani yardım kuruluşları aracılığıyla UNRWA'ya destek sağlama politikası, bu tür krizlerde daha da anlam kazanmaktadır.