Brezilya'nın Amazon yağmur ormanlarında 2025 yılında meydana gelen yangınlar, 1985'ten bu yana kaydedilen en düşük seviyeye indi. Uydu verilerine göre, yıl boyunca toplam 3,1 milyon hektar alan kül oldu; bu, geçen yıla kıyasla yüzde 38'lik bir azalmayı temsil ediyor. Uzmanlar, bu düşüşte normale dönen yağış rejiminin yanı sıra devlet tarafından uygulanan sıkı çevre denetimlerinin ve yasa dışı ormansızlaştırmaya karşı alınan önlemlerin belirleyici olduğunu vurguluyor. Böylece Brezilya, küresel iklim hedefleri açısından kritik öneme sahip ekosistemin korunmasında önemli bir başarıya imza attı.
Gelişmenin arka planı: Kontrol altına alınan cehennem
Amazon, dünyanın en büyük tropik yağmur ormanı olarak karbon yutağı işlevi görüyor ve küresel iklim dengesi için hayati öneme sahip. Ancak son yıllarda artan ormansızlaşma ve yangınlar, bölgeyi uluslararası kamuoyunun odağına taşımıştı. 2024'te 5 milyon hektarı aşan yanık alan, 2025'te 3,1 milyon hektara düştü. Brezilya hükümeti, ormansızlaştırmayı yüzde 50 azaltma hedefine yaklaştı. Bu başarıda, uydu takip sistemlerinin etkin kullanımı, yasa dışı ağaç kesimine yönelik operasyonlar ve tarımsal genişlemeye getirilen sınırlamalar rol oynadı.
Bununla birlikte, yangınların tamamen kontrol altına alındığı söylenemez. Amazon'un güney ve doğu kesimlerinde, özellikle tarım alanına dönüştürülen bölgelerde hâlâ ciddi riskler bulunuyor. Çevre örgütleri, sürdürülebilir kalkınma modellerine geçilmediği takdirde yangınların tekrar artabileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca El Niño döngüsünün getirdiği kuraklık tehdidi, önümüzdeki yıllar için belirsizlik yaratıyor. Yine de 2025 verileri, Brezilya'nın iklim taahhütleri doğrultusunda somut adımlar attığını gösteriyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Amazon'un korunması tüm dünyanın sorunu
Amazon'un yangınlardan korunması, yalnızca Brezilya'nın değil, tüm insanlığın ortak çıkarına. Bölge, atmosferdeki karbonu depolayarak iklim değişikliğini yavaşlatıyor ve dünyadaki biyolojik çeşitliliğin yaklaşık yüzde 10'una ev sahipliği yapıyor. 2025'teki düşüş, uluslararası toplumda rahatlama yaratsa da, iklim aktivistleri kalıcı çözümler için Brezilya'ya yönelik mali desteğin artırılması gerektiğini savunuyor. Amazon Fonu gibi mekanizmalar aracılığıyla Norveç ve Almanya başta olmak üzere bazı ülkeler, koruma çabalarına katkı sağlıyor. Ayrıca AB, ticaret anlaşmalarında çevre standartlarını şart koşarak Brezilya'yı daha sıkı politikalar izlemeye teşvik ediyor.
Küresel ölçekte ise Amazon'daki yangınların azalması, 2030 yılı için belirlenen ormansızlaştırmayı sıfırlama hedefine ulaşma yolunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak Endonezya ve Kongo Havzası gibi diğer kritik orman alanlarında yangınların devam ettiği göz önüne alındığında, Amazon'daki olumlu gelişmenin diğer bölgelere örnek teşkil etmesi için uluslararası iş birliğinin güçlenmesi gerekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Amazon yangınlarının azalması, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de küresel iklim değişikliğiyle mücadele açısından önem taşıyor. Türkiye, Paris İklim Anlaşması'nı onaylayarak 2053 net sıfır hedefini belirlemiş bir ülke olarak, orman yangınları ve kuraklık gibi iklim kaynaklı risklerle mücadele ediyor. Amazon'daki başarı, ormansızlaştırmayla mücadele politikalarının etkili olabileceğini gösteriyor. Türkiye, kendi orman varlığını korumak ve yangınlarla mücadelede teknolojik altyapısını güçlendirmek için bu deneyimden faydalanabilir. Ayrıca Türkiye'nin Brezilya ile ticari ilişkileri ve iklim diplomasisindeki rolü, bu tür gelişmeleri yakından izlemesini gerektiriyor.