Brezilya'nın Amazon yağmur ormanlarında ormansızlaşma oranı, Temmuz ayına kadar geçen 12 aylık dönemde 2.874 kilometrekareye gerileyerek tarihi bir düşük seviyeye yaklaştı. Bu alan, yaklaşık olarak Lüksemburg'un yüzölçümünden biraz daha büyük. Hükümet verilerine göre, bu rakam bir önceki yıla göre yüzde 30'luk bir azalmayı işaret ediyor ve 2015'ten bu yana en düşük seviye olarak kayıtlara geçti. Uzmanlar, bu düşüşte Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva hükümetinin çevre politikalarındaki değişimin ve artan denetimlerin etkili olduğunu belirtiyor. Ancak ormansızlaşma hâlâ endişe verici boyutlarda ve iklim değişikliğiyle mücadelede kritik öneme sahip bu ekosistem için daha fazla çaba gerekiyor.
Gelişmenin arka planı
Amazon, dünyanın en büyük tropikal yağmur ormanı olarak karbon yutakları arasında en kritik rollerden birini üstleniyor. Ancak son yıllarda artan ormansızlaşma, hem bölgesel iklim dengesini hem de küresel iklim değişikliğiyle mücadeleyi olumsuz etkiliyordu. Özellikle 2019-2022 yılları arasında Jair Bolsonaro hükümeti döneminde ormansızlaşma hızla artmış, çevre koruma bütçeleri kesilmiş ve denetimler azaltılmıştı. Bu durum, ulusal ve uluslararası kamuoyunda büyük tepki çekmişti.
Lula da Silva, Ocak 2023'te göreve başlamasının ardından çevre politikalarını yeniden önceliklendirdi. Sivil toplum kuruluşları ve uluslararası ortaklarla işbirliği içinde, yasa dışı madencilik, ağaç kesimi ve tarım faaliyetlerine karşı operasyonları artırdı. Ayrıca, ormansızlaşmayla mücadele için ayrılan bütçeyi genişletti ve uydu takip sistemlerini güçlendirdi. Bu politikaların meyvelerini verdiği görülüyor: Ulusal Uzay Araştırmaları Enstitüsü (INPE) verilerine göre, Haziran ayında ormansızlaşma uyarıları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 66 azaldı.
Uzmanlar, bu düşüşün sürdürülebilir olması için hükümetin kararlılığını koruması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, ormansızlaşmanın büyük ölçüde tarım ve hayvancılık faaliyetleri nedeniyle gerçekleştiği düşünüldüğünde, sürdürülebilir arazi kullanımı ve ekonomik teşviklerin de hayata geçirilmesi önem taşıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Amazon ormanlarının korunması yalnızca Brezilya için değil, tüm dünya için kritik bir öneme sahip. Ormanlar, atmosferdeki karbondioksiti emerek iklim değişikliğinin yavaşlatılmasına yardımcı oluyor. Aynı zamanda, dünya genelindeki biyolojik çeşitliliğin önemli bir kısmına ev sahipliği yapan Amazon, iklim düzenini etkileyen su döngüsünde de belirleyici rol oynuyor. Ormansızlaşmanın azalması, başta Güney Amerika olmak üzere küresel iklim istikrarı için olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Brezilya hükümeti, bu düşüşü uluslararası topluma da bir başarı hikayesi olarak sunmaya hazırlanıyor. Lula da Silva, 2025 yılında Brezilya'nın ev sahipliği yapacağı COP30 iklim zirvesi öncesinde bu verileri öne çıkararak ülkesinin iklim değişikliğiyle mücadeledeki kararlılığını göstermek istiyor. Ancak bazı çevre örgütleri, ormansızlaşma oranındaki düşüşün hâlâ yetersiz olduğunu ve 2025 hedefi olan sıfır ormansızlaşma rakamına ulaşmak için daha fazla çaba gösterilmesi gerektiğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Brezilya'daki ormansızlaşmanın azalması, iklim değişikliğiyle mücadelede küresel çabaların bir parçası olarak Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. Türkiye, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini Akdeniz havzasında giderek daha fazla hisseden bir ülke konumunda. Orman yangınları, kuraklık ve su kaynaklarının azalması gibi sorunlarla mücadele eden Türkiye, küresel ölçekteki bu tür girişimleri yakından takip ediyor. Ayrıca, Türkiye'nin orman varlığını artırma ve sürdürülebilir çevre politikaları geliştirme hedefleri bulunuyor. Bu bağlamda, Brezilya'nın deneyimleri ve uyguladığı politikalar, Türkiye'nin orman yönetimi ve çevre koruma stratejileri için değerli dersler içerebilir. Ancak doğrudan bir ekonomik veya diplomatik ilişki söz konusu olmamakla birlikte, iklim değişikliği konusundaki küresel işbirliği çabalarına Türkiye'nin destek vermesi, uluslararası alandaki itibarı açısından önem taşıyor.