İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden ayrılma kararının üzerinden geçen 10 yılın ardından, Brexit'in yarattığı siyasi ve ekonomik gerilimler azalmak yerine daha da derinleşiyor. 10 Haziran'da Londra'da Bloomberg.com abonelerine özel düzenlenen etkinlikte, eski Başbakanlık Basın Sözcüsü ve The Rest Is Politics podcast'inin eş sunucusu Alastair Campbell ile GB News sunucusu Sir Jacob Rees-Mogg, Brexit'in İngiltere tarihindeki en belirleyici anlardan biri olduğunu vurgulayarak karşıt görüşlerini dile getirdi. Etkinlik, Mishal Husain'in moderatörlüğünde gerçekleşti.
Brexit'in Gölgesinde Kutuplaşma
Referandum kampanyasının önde gelen isimlerinden Campbell, Brexit'in İngiltere'yi ekonomik ve diplomatik açıdan zayıflattığını savunurken, Brexit'in sadık destekçisi Rees-Mogg, ayrılığın ülkeye egemenlik ve ticaret anlaşmaları konusunda yeni fırsatlar sunduğunu ileri sürdü. Tartışma, İngiltere'nin AB ile ilişkilerinin henüz tam anlamıyla normalleşmediğini ve siyasi yelpazenin iki ucundaki aktörler arasındaki uçurumun derinleştiğini gösterdi. Katılımcılar, özellikle ticaret, göç ve düzenleyici uyumluluk gibi konularda hâlâ ciddi sorunlar olduğunu belirtti.
Bölgesel ve Küresel Boyutlar
Brexit yalnızca İngiltere'yi değil, Avrupa Birliği'nin bütünlüğünü ve küresel ticaret dengelerini de etkiledi. AB, İngiltere'nin ayrılışı sonrası daha sıkı bir birlik sergilemeye çalışırken, Brexit'in tetiklediği milliyetçi dalga diğer üye ülkelerde de yankı buldu. Öte yandan, İngiltere'nin AB ile yeni ticaret anlaşmaları imzalaması, dünya genelinde serbest ticaret anlaşmalarının geleceği konusunda tartışmalara yol açtı. Uzmanlar, Brexit sonrası İngiltere'nin geleneksel ticaret ortaklarıyla ilişkilerinin yeniden şekillendiğini ve bu sürecin hâlâ devam ettiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Brexit'in Türkiye'ye doğrudan etkisi sınırlı olsa da, İngiltere ile AB arasındaki gerginlikler küresel ticaret ve diplomaside belirsizlik yaratmaktadır. Türkiye, hem İngiltere hem de AB ile ilişkilerini dengelemek durumundadır. İngiltere'nin Brexit sonrası üçüncü ülkelerle ticaret anlaşmalarına yönelmesi, Türkiye için yeni fırsatlar sunabileceği gibi, AB ile olan Gümrük Birliği ilişkisinde de ek zorluklar doğurabilir. Ayrıca, Brexit sürecinin Avrupa'da yükselen milliyetçi ve popülist akımları beslemesi, Türkiye'nin AB üyelik müzakereleri üzerinde dolaylı bir olumsuz etki yaratma potansiyeli taşımaktadır.