Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda, 74 yaşında, beklenmedik bir sağlık sorunu nedeniyle hastaneye kaldırıldı. Bankadan yapılan açıklamaya göre Ueda, birkaç gün süreyle tedavi görecek ve önümüzdeki hafta yapılması planlanan Para Politikası Kurulu toplantısına katılamayacak. Toplantıda, piyasaların büyük bir kesimi tarafından politika faizinin yüzde 0,5'ten yüzde 1'e yükseltilmesi bekleniyordu. Ueda'nın yokluğu, bu kararın ertelenme olasılığını gündeme getirdi.
Gelişmenin arka planı
Kazuo Ueda, Nisan 2023'te BoJ başkanlığına atanmış ve selefi Haruhiko Kuroda'nın ultra gevşek para politikasını kademeli olarak sıkılaştırma yoluna gitmişti. Ueda yönetiminde banka, 2024 Mart'ta negatif faiz politikasına son vermiş ve Temmuz 2024'te faizi yüzde 0,25'e çıkarmıştı. Ardından Ocak 2025'te faiz yüzde 0,5'e yükseltilmişti. Son toplantıda, enflasyonun yüzde 2 hedefinin üzerinde seyretmesi ve ücret artışlarının devam etmesi nedeniyle yüzde 1 seviyesine bir artış daha bekleniyordu. Ancak Ueda'nın sağlık durumu, bu planı askıya alabilir. Başkan vekili olarak görev yapacak isim henüz netleşmedi; ancak kıdemli başkan yardımcılarından birinin toplantıyı yönetmesi bekleniyor. Piyasalar, bu belirsizlik ortamında yenin değer kaybedeceğini ve Japon hisse senetlerinde satış baskısı oluşacağını öngörüyor.
Küresel ve bölgesel boyut
Japonya, dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi konumunda ve BoJ'un faiz kararları küresel finans piyasalarını doğrudan etkiliyor. Japonya'nın faiz artırım sürecinin aksaması, özellikle taşıma ticaretinde (carry trade) dalgalanmalara yol açabilir. Düşük faizli yen ile yüksek getirili varlıklara yatırım yapan fonlar, bu durumda zarar edebilir. Ayrıca, ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) da faiz indirimlerine hazırlandığı bir dönemde BoJ'un faiz artırımlarını durdurması, küresel para politikaları arasındaki ayrışmayı derinleştirebilir. Asya'da ise Japonya'nın faiz artışı, Çin ve Güney Kore gibi rakip ekonomiler üzerinde baskı yaratma potansiyeline sahipti; bu baskının azalması bölgesel rekabet dengesini etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya Merkez Bankası'nın faiz kararının ertelenme olasılığı, küresel risk iştahını azaltarak gelişmekte olan piyasalardan çıkışlara neden olabilir. Türkiye gibi yüksek cari açık ve dış finansman ihtiyacı olan ülkeler, bu durumda daha yüksek borçlanma maliyetleriyle karşılaşabilir. Öte yandan, yenin değer kaybı, Türkiye'nin Japonya ile olan ticaretinde Japon mallarını daha ucuz hale getirerek ithalatı artırabilir ancak ihracatı olumsuz etkileyebilir. Dolaylı olarak, BoJ'un belirsizliği, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın para politikasında ek bir dışsal risk faktörü olarak değerlendirilebilir. Ancak bu gelişmenin Türkiye'ye doğrudan bir yansıması sınırlı kalacaktır; asıl etki küresel likidite koşulları üzerinden hissedilecektir.