Birleşmiş Milletler insan hakları uzmanları, İran'da casusluk suçlamasıyla yargılanan ve hapis cezasına çarptırılan İngiliz çift Lindsay ve Craig Foreman'ın derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu. Uzmanlar, yargılamanın ciddi usulsüzlüklerle malul olduğunu belirterek, çiftin keyfi olarak gözaltında tutulduğunu ve uluslararası hukukun ihlal edildiğini vurguladı. Foreman çifti, 2022 yılında İran'ın Yezd kentinde seyahat ederken gözaltına alınmış ve ardından “düşmanca bir devlet için casusluk” yapmakla suçlanmıştı. Yargılama sürecinde adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini iddia eden uzmanlar, İran yönetimine çiftin serbest bırakılması ve ülkelerine dönmelerine izin verilmesi yönünde çağrı yaptı.
Yargılamadaki usulsüzlükler ve uluslararası tepkiler
BM Özel Raportörleri, yaptıkları ortak açıklamada, Foreman çiftinin yargılanmasının “savunma haklarına saygı gösterilmemesi, kanıtların tahrif edilmesi ve bağımsız bir mahkeme önünde yargılanmama” gibi ciddi usulsüzlükler içerdiğini ifade etti. Açıklamada, çiftin sekiz yıl hapis cezasına çarptırıldığı ve ayrıca 10 yıl süreyle ülkeden çıkış yasağı getirildiği hatırlatıldı. Uzmanlar, İran'ın bu tür davalarda sıklıkla yabancı uyruklu kişileri diplomatik pazarlık kozu olarak kullandığını belirterek, Foreman çiftinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
İngiltere Dışişleri Bakanlığı, konuyla ilgili olarak İran'a defalarca diplomatik girişimde bulundu ancak şu ana kadar somut bir ilerleme kaydedilemedi. Tahran yönetimi ise yargının bağımsız olduğunu ve kararlara müdahale edemeyeceklerini savunarak, çiftin serbest bırakılması yönündeki çağrıları reddediyor. BM uzmanları, İran'ın uluslararası insan hakları sözleşmeleri kapsamındaki yükümlülüklerini hatırlatarak, çiftin sağlık durumlarının da endişe verici olduğunu belirtti.
Bölgesel ve küresel boyut: İran'ın rehine diplomasisi
Foreman çiftinin davası, İran'ın yabancı uyruklu kişilere yönelik “rehine diplomasisi” olarak adlandırılan uygulamasının son örneklerinden biri. İran, geçmişte de birçok Avrupa ülkesi vatandaşını casusluk veya güvenlik suçlamalarıyla gözaltına alarak, Batı ile müzakerelerde elini güçlendirmeye çalışmıştı. Özellikle nükleer müzakereler ve yaptırımların hafifletilmesi sürecinde bu tür davaların arttığı gözlemleniyor.
BM'nin bu çağrısı, uluslararası toplumun İran'a yönelik baskısını artırırken, Tahran yönetiminin tutumunu değiştirmesi beklenmiyor. Uzmanlar, Foreman çiftinin serbest bırakılması için diplomatik kanalların yanı sıra kamuoyu baskısının da önemli olduğunu vurguluyor. Ayrıca, İran'ın uluslararası hukuka aykırı uygulamalarının Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşlarda daha fazla eleştirilmesine yol açması muhtemel.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin İran ile olan sınır komşuluğu ve ikili ilişkileri bağlamında yakından takip edilmelidir. Türkiye, İran ile diplomatik ve ticari ilişkilerini sürdürürken, Tahran'ın rehine diplomasisi uygulamalarına karşı temkinli bir duruş sergilemektedir. Türk vatandaşlarının da benzer durumlarla karşılaşma riski göz önüne alındığında, Ankara'nın insan hakları ve hukukun üstünlüğü konularında BM ile iş birliği yapması önem arz etmektedir. Ayrıca, İran'a yönelik uluslararası baskıların artması, bölgesel dengeleri etkileyebilir ve Türkiye'nin İran ile olan enerji ve ticaret ilişkilerinde yeni dinamikler yaratabilir.