Birleşmiş Milletler Mülteci Örgütü (UNHCR), 2024 yılı itibarıyla dünya genelinde zorla yerinden edilen kişi sayısının 118 milyona gerilediğini açıkladı. Bu rakam, bir önceki yıl kaydedilen 120 milyonluk rekor seviyeye kıyasla hafif bir düşüşe işaret etse de, küresel krizlerin ve çatışmaların milyonlarca insanı evlerini terk etmeye zorlamaya devam ettiğini gösteriyor. UNHCR'nin yıllık Küresel Eğilimler raporuna göre, 2023 sonu itibarıyla kaydedilen 117,3 milyon kişilik sayı, Nisan 2024 itibarıyla 118 milyona yükselmişti. Raporda, düşüşün büyük ölçüde bazı bölgelerdeki istikrarlaşma çabaları ve geri dönüş programları sayesinde gerçekleştiği belirtiliyor.
Gelişmenin arka planı: Çatışmalar ve insani krizler
UNHCR verilerine göre, zorla yerinden edilenlerin yüzde 72'sini mülteciler değil, kendi ülkeleri içinde yerinden edilmiş kişiler (IDP) oluşturuyor. 2024'te IDP sayısı 86 milyon olarak kaydedildi. Mülteci sayısı ise 32 milyon civarında. En büyük mülteci krizleri hâlâ Suriye, Venezuela, Afganistan, Güney Sudan ve Myanmar kaynaklı. Suriyeli mülteciler, 6,5 milyon kişiyle en büyük grubu oluştururken, onları 6,1 milyonla Venezuelalı mülteciler takip ediyor.
Raporda dikkat çeken bir diğer nokta, Sudan'daki iç savaşın yeni bir yerinden edilme dalgasına yol açması. 2023'te başlayan çatışmalar nedeniyle Sudan'da 10 milyondan fazla kişi evini terk etmek zorunda kaldı. Ayrıca Myanmar'daki askeri darbe sonrası artan çatışmalar ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki istikrarsızlık da yerinden edilmelere katkıda bulunuyor. UNHCR, bu eğilimlerin 2025'te de devam edebileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Geri dönüşler ve yeni tehditler
Bazı olumlu gelişmeler de söz konusu. Örneğin, Etiyopya'nın Tigray bölgesinde 2022'de imzalanan barış anlaşması sayesinde 1,3 milyon kişi evine dönebildi. Ukrayna'da ise çatışmaların devam etmesine rağmen 4,6 milyon kişi ülkesine geri döndü. Ancak bu geri dönüşlerin sürdürülebilirliği, güvenlik ve ekonomik koşullar nedeniyle belirsizliğini koruyor.
Küresel düzeyde, iklim değişikliğinin zorla yerinden edilmelere etkisi giderek artıyor. UNHCR, sel, kuraklık ve fırtınalar gibi hava olaylarının 2023'te 26 milyon kişiyi yerinden ettiğini belirtiyor. Bu rakamın 2040'a kadar 200 milyona ulaşabileceği tahmin ediliyor. Ayrıca Yemen, Bangladeş (Rohingya mültecileri) ve Ürdün gibi ülkeler, mülteci akınlarıyla başa çıkmakta zorlanıyor. Mülteciler için en büyük ev sahibi ülke konumundaki Türkiye, 3,6 milyon Suriyeli mülteciye kapılarını açmış durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, dünyada en fazla mülteci barındıran ülke olarak bu gelişmelerden doğrudan etkileniyor. Suriye'deki istikrarsızlık devam ettikçe, Türkiye'nin mülteci yükü hafiflemiyor. BM'nin raporu, geri dönüşlerin yavaş ilerlediğini ve Suriyeli mültecilerin gönüllü geri dönüşlerinin sınırlı kaldığını gösteriyor. Bu durum, Türkiye'nin sosyal ve ekonomik dengeleri üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Ayrıca, Afganistan ve Afrika'daki yeni krizler, alternatif göç rotaları üzerinden Türkiye'ye yeni mülteci akınlarına yol açabilir. Türkiye'nin insani yardım politikaları ve sınır güvenliği önlemleri, bu küresel eğilimler karşısında stratejik önemini koruyor.