Birleşmiş Milletler (BM), Yemen'deki tüm taraflara gerilimi düşürme ve aralarındaki farklılıkları diyalog yoluyla çözme çağrısında bulundu. BM, yeniden başlayan bir askeri tırmanışın ülkede barışı sağlama çabalarını baltalayabileceği uyarısı yaptı. BM Orta Doğu, Asya ve Pasifik'ten Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Khaled Khiari, yaptığı açıklamada, tarafların itidal çağrılarına kulak vermesi gerektiğini vurguladı. Khiari, Yemen halkının uzun süredir devam eden çatışmalardan yorgun düştüğünü ve barışa olan talebin her zamankinden daha güçlü olduğunu belirtti.
Gelişmenin arka planı
Yemen'de 2014 yılında başlayan iç savaş, ülkeyi büyük bir insani krizin içine sürüklemiş durumda. İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun desteklediği uluslararası kabul görmüş Yemen hükümeti arasındaki çatışmalar, yüz binlerce insanın ölümüne ve milyonlarca kişinin yerinden edilmesine neden oldu. BM'nin çağrısı, son haftalarda bazı bölgelerde şiddetin arttığı ve taraflar arasındaki müzakerelerin durma noktasına geldiği bir dönemde geldi. Khiari, BM Güvenlik Konseyi'ne hitaben yaptığı konuşmada, askeri seçeneklerin barış getirmediğini, aksine krizi derinleştirdiğini ifade etti. Husilerin başkent Sana'da yeni vergiler getirmesi ve bazı bölgelerde ilerleme kaydetmesi, hükümet güçlerini endişelendiriyor. Suudi Arabistan ise ateşkes görüşmelerinde taraflar arasında bir köprü olmaya çalışıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Yemen çatışması, sadece bölge ülkelerini değil, küresel güçleri de ilgilendiriyor. Suudi Arabistan ve İran arasındaki nüfuz mücadelesinin bir yansıması olan savaş, Körfez ülkelerinin yanı sıra ABD ve Rusya gibi büyük güçlerin de dikkatini çekiyor. BM'nin çağrısı, uluslararası toplumun Yemen barışına verdiği desteğin bir göstergesi. Khiari, İran destekli Husilerin son dönemde Suudi Arabistan'a yönelik füze tehditlerinin yeniden başlamasının, bölgesel güvenliği tehdit ettiğini belirtti. Öte yandan, ABD yönetimi Suudi Arabistan'la ilişkilerini onarmaya çalışırken Yemen dosyasını da gündemine almış durumda. Çin'in de bölgede artan ekonomik çıkarları, Yemen'in istikrarına daha fazla önem verilmesini sağlıyor. BM'nin; Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik tehditlerin artması ve tüm bunların küresel tedarik zincirine etkisi konusunda da uyarıları bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde özellikle insani yardım faaliyetleri ve diplomatik girişimleriyle öne çıkıyor. BM'nin diyalog çağrısı, Türkiye'nin de bölgede istikrarın sağlanması ve çatışmaların sona erdirilmesi yönündeki politikalarıyla örtüşüyor. Yemen'de kalıcı bir barış, Türkiye'nin Kızıldeniz'deki ticari çıkarları ve Körfez ülkeleriyle ilişkileri açısından kritik önem taşıyor. Ayrıca, Yemen kaynaklı güvenlik tehditlerinin ve göç hareketlerinin Türkiye'yi etkileme potansiyeli, Ankara'nın sürece dahil olmasını gerektiriyor. Türkiye'nin Katar ve Suudi Arabistan ile yürüttüğü diplomatik temaslar, Yemen barış sürecine katkı sağlayabilir. Bu gelişme, Türkiye'nin Ortadoğu'da barış ve istikrar arayışında bir fırsat sunarken, aynı zamanda bölgesel güç mücadelelerinde denge unsuru olma rolünü de pekiştirebilir.