İsrail Ordusu, yedek personel ve muharebeye hazır tank sayısında kritik düzeyde azalma yaşıyor. İsrail Ordu Radyosu'nun Salı günü yayımladığı habere göre, bazı yedek birlikler “efektif çöküş” noktasına yaklaşmış durumda. Radyo, “Yedek Kuvvetlerin Çöküşü Uyarısı” başlığıyla duyurduğu haberde, özellikle Gazze Şeridi ve Lübnan sınırında uzun süredir devam eden operasyonların yedek sistem üzerinde aşırı yük oluşturduğunu belirtti. Ordu kaynaklarına dayandırılan bilgilere göre, mevcut yedek asker sayısı ihtiyacın oldukça altında kalıyor ve tank envanterindeki yıpranma nedeniyle savaşa hazır zırhlı araç sayısı hızla düşüyor.
Arka plan: Operasyonların yedek sisteme etkisi
İsrail, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın başlattığı saldırılardan bu yana Gazze'de yoğun bir kara operasyonu yürütüyor. Lübnan Hizbullah'ı ile sınırda da neredeyse günlük çatışmalar yaşanıyor. Bu durum, yedek askerlerin normalde 30-45 günle sınırlı olan görev sürelerini aylara çıkardı. Ordu Radyosu'na konuşan üst düzey bir komutan, bazı yedek taburların personel doluluk oranının yüzde 40'ın altına düştüğünü ifade etti. Aynı kaynak, tank filosunda da benzer bir sıkıntı olduğunu; Merkava serisi tankların yoğun kullanım nedeniyle bakım ihtiyacının arttığını, yedek parça tedarikinde gecikmeler yaşandığını aktardı.
İsrail Savunma Bakanlığı'nın konuya ilişkin acil toplantılar düzenlediği belirtilirken, Genelkurmay Başkanlığı'nın yedek sistemin yeniden yapılandırılması için bir çalışma başlattığı öğrenildi. Ancak uzmanlar, mevcut kapasite kaybının İsrail'in çok cepheli savaş kabiliyetini kısıtlayabileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İsrail ordusundaki bu açık, bölgesel güç dengeleri açısından kritik bir dönemeç olarak değerlendiriliyor. İran'ın desteklediği milis güçleriyle İsrail arasında tansiyon yüksek seyrederken, yedek kuvvetlerdeki zafiyet İsrail'in caydırıcılığını sorgulatabilir. ABD'nin İsrail'e askeri yardımı sürüyor olsa da, insan kaynağındaki daralma Washington'un da dikkatini çekmiş durumda. Pentagon yetkililerinin, İsrail'in yedek sistemindeki sorunları yakından izlediği bildiriliyor. Öte yandan, bu durumun Arap ülkeleriyle normalleşme süreçlerine etkisi olabileceği; Suudi Arabistan gibi ülkelerin İsrail'in askeri zafiyetini fırsat olarak görebileceği yorumları yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail ordusundaki yedek personel ve tank sıkıntısı, Türkiye için doğrudan bir tehdit oluşturmasa da bölgesel dengeleri etkileme potansiyeli taşıyor. İsrail’in askeri kapasitesindeki bu zaafiyet, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları ve güvenlik mimarisi üzerinde dolaylı sonuçlar doğurabilir. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki varlığı ve Kıbrıs politikası göz önüne alındığında, İsrail’in bölgesel gücündeki herhangi bir erozyon, Ankara’nın elini güçlendirebilir. Ayrıca, İsrail’in olası bir geniş çaplı çatışmaya hazırlıksız yakalanması, Türkiye’nin Suriye ve Irak’taki PKK/YPG ile mücadelesinde sahada yeni dinamikler yaratabilir. Bununla birlikte, Ankara’nın bu gelişmeyi fırsata çevirmek için dikkatli bir diplomasi yürütmesi gerekiyor.