Birleşmiş Milletler (BM) yetkilisi Rosemary DiCarlo, Ukrayna'da haziran ayında sivil kayıplarının yeni bir zirveye ulaştığını belirterek, çatışmanın askeri yollarla çözülemeyeceğini vurguladı. DiCarlo, kapsayıcı ve anlamlı diyalog ile müzakerelerin tehlikeli gidişatı tersine çevirebilecek tek yol olduğunu söyledi. BM Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı DiCarlo, Ukrayna'daki savaşın devam eden yıkıcı etkilerine dikkat çekerek, uluslararası toplumu barışçıl çözüm için daha fazla çaba göstermeye çağırdı.
Gelişmenin arka planı
Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları Şubat 2022'de başladığından bu yana, binlerce sivil hayatını kaybetti ve milyonlarca kişi yerinden edildi. BM İnsan Hakları İzleme Misyonu verilerine göre, Haziran 2024 itibarıyla sivil ölümlerinin sayısı 11.000'i aşmış durumda. DiCarlo, BM Güvenlik Konseyi'nde yaptığı konuşmada, özellikle son haftalarda Ukrayna'nın doğu ve güney bölgelerinde yoğunlaşan çatışmaların sivil ölümlerinde ciddi bir artışa neden olduğunu ifade etti. ''Sadece kapsayıcı, anlamlı diyalog ve müzakereler mevcut tehlikeli yörüngeyi tersine çevirebilir,'' diyen DiCarlo, mevcut durumun ne Ukrayna ne de Rusya için sürdürülebilir olduğunu vurguladı. Aynı zamanda, Ukrayna'nın altyapısına yönelik saldırıların da devam ettiğini ve milyonlarca insanın elektrik, su ve ısınma gibi temel hizmetlere erişiminin kesintiye uğradığını belirtti.
Bölgesel ve küresel boyut
Ukrayna'daki savaş sadece bölgesel bir kriz olmanın ötesine geçmiş durumda. Küresel gıda güvenliğinden enerji fiyatlarına, uluslararası hukukun üstünlüğünden mülteci akınlarına kadar pek çok alanda etkisini hissettiriyor. BM yetkilisi, savaşın küresel güney ülkeleri üzerinde de orantısız bir etkisi olduğunu, özellikle tahıl ve gübre fiyatlarındaki artışın gelişmekte olan ülkelerdeki gıda krizini derinleştirdiğini aktardı. DiCarlo, bu nedenle barış çabalarının sadece iki ülke için değil, tüm dünya için kritik önem taşıdığını sözlerine ekledi. Ayrıca, Çin ve Brezilya gibi ülkelerin arabuluculuk girişimlerinin yanı sıra Türkiye'nin İstanbul sürecinin önemine vurgu yaparak, bu tür diplomatik çabaların desteklenmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Karadeniz'deki komşusu olarak Ukrayna savaşından doğrudan etkilenmekte ve aktif bir arabuluculuk rolü üstlenmektedir. BM'nin ''askeri çözüm yok'' uyarısı, Türkiye'nin bu yöndeki çabalarını teyit etmektedir. Savaşın ekonomik sonuçları, özellikle enerji ve gıda fiyatlarındaki artış Türkiye'yi de olumsuz etkilemektedir. Aynı zamanda, Ukrayna'daki çatışmaların devamı, Kırım Tatarlarının durumu ve bölgesel istikrarsızlık Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını doğrudan ilgilendirmektedir. DiCarlo'nun çağrısı, Türkiye'nin sürdürdüğü dengeli ve barış odaklı dış politikayı uluslararası alanda güçlendirmektedir.