Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, soykırımın önlenmesi konulu yıllık toplantısı için bir araya gelirken, dünyanın dört bir yanında soykırım suçlamalarıyla karşı karşıya kalan çatışmalar sürüyor. Toplantı, İsrail'in Gazze'deki operasyonlarının ve Myanmar ordusunun Rohingya Müslümanlarına yönelik saldırılarının soykırım olarak nitelendirildiği bir dönemde gerçekleşiyor. BM'nin bu konudaki geçmiş performansı ise tartışma konusu: kuruluş, tarih boyunca en az altı kez soykırımı önlemede başarısız oldu. Bu başarısızlıklar, Ruanda'da 1994'te yaşanan soykırım, Bosna Hersek'te Srebrenitsa katliamı ve Kamboçya'daki Khmer Rouge dönemi gibi felaketleri kapsıyor.
Soykırımı Önlemede BM'nin Başarısızlıkları
BM'nin soykırımı önleme mekanizmalarının yetersizliği, eleştirmenler tarafından sıkça dile getiriliyor. 1948'de kabul edilen Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'ne rağmen, örgüt birçok kez müdahale etmekte geç kaldı ya da hiç müdahale etmedi. En bilinen örneklerden biri, 1994 Ruanda Soykırımı'nda BM barış gücünün 800.000'den fazla insanın öldürülmesini engelleyememesidir. Benzer şekilde, Bosna Savaşı sırasında Srebrenitsa'da 8.000'den fazla Boşnak erkeğin öldürülmesi, BM koruması altındaki bir bölgede gerçekleşti. Kamboçya'da Khmer Rouge rejimi altında 2 milyona yakın insanın hayatını kaybetmesi ise BM'nin müdahale etmekteki isteksizliğini gösteriyor.
Bugün, BM Genel Kurulu'nda yapılan toplantıda, Soykırım Sözleşmesi'nin 75. yılı vesilesiyle üye devletlerin taahhütleri yenilenmeye çalışılıyor. Ancak eleştirmenler, Gazze'de devam eden çatışmalarda 30.000'den fazla Filistinlinin öldüğü ve Myanmar'da 1 milyondan fazla Rohingya'nın yerinden edildiği bir ortamda bu toplantının sembolik olmaktan öteye gidemeyeceğini savunuyor.
Küresel Boyut: Gazze, Myanmar ve Ötesi
Toplantının gündeminde sadece Gazze ve Myanmar değil, aynı zamanda Suriye'de devam eden iç savaş, Etiyopya'nın Tigray bölgesindeki çatışmalar ve Ukrayna'daki savaş da yer alıyor. Özellikle Gazze'de İsrail'in askeri operasyonları, Uluslararası Adalet Divanı'nda soykırım suçlamalarıyla yargılanıyor. Myanmar'da ise Arakanlı Rohingya Müslümanlarına yönelik etnik temizlik ve soykırım iddiaları, BM soruşturmalarına rağmen cezasız kalıyor. Bu durum, uluslararası toplumun soykırımı önleme konusundaki kararlılığını sorgulatıyor.
BM'nin soykırımı önleme çabaları, genellikle veto yetkisine sahip Güvenlik Konseyi daimi üyelerinin çıkarları tarafından engelleniyor. Örneğin, Gazze konusunda ABD'nin İsrail'e verdiği destek, BM'nin etkili bir yaptırım kararı almasını engelliyor. Myanmar konusunda ise Çin ve Rusya'nın askeri cuntaya yakın duruşu, benzer bir engel teşkil ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, BM'nin soykırımı önleme konusundaki başarısızlıklarına yakından tanık olan bir ülkedir. Bosna Savaşı sırasında Srebrenitsa soykırımı, Türkiye'nin hafızasında derin izler bırakmıştır. Bugün ise Türkiye, Gazze'deki insani krize dikkat çekmekte ve İsrail'e yönelik yaptırımlar çağrısında bulunmaktadır. Aynı zamanda Myanmar'daki Rohingya Müslümanlarına insani yardım ulaştıran öncü ülkelerdendir. Türkiye'nin bu tutumu, hem İslam dünyasında hem de uluslararası arenada saygınlığını artırmaktadır. Ancak Türkiye'nin BM ve diğer uluslararası örgütlerdeki diplomatik etkisi, özellikle veto gücüne sahip ülkeler karşısında sınırlı kalmaktadır. Bu durum, Türk dış politikasının çok yönlü ittifaklar ve bölgesel iş birlikleri arayışını daha da önemli kılmaktadır.