Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi, İran'ı nükleer faaliyetler konusunda işbirliğine yeniden başlamaya çağırırken, ABD ve Avrupa'nın önde gelen ülkeleri Tahran yönetiminden açıklanamayan uranyum parçacıklarının akıbeti hakkında bilgi talep etti. Ajansın Viyana'daki merkezinde düzenlenen Yönetim Kurulu toplantısında konuşan Grossi, İran'ın izleme ve doğrulama taahhütlerine uymasının hayati önem taşıdığını belirtti. Grossi, "İran'ın işbirliği yapmaması, ajansın ülkedeki nükleer faaliyetlerin barışçıl olduğunu teyit etme kabiliyetini ciddi şekilde zayıflatmaktadır" ifadelerini kullandı.
Gelişmenin Arka Planı
UAEA'nın son raporlarına göre, İran'da üç farklı lokasyonda doğal olarak oluşması mümkün olmayan uranyum parçacıkları tespit edildi. Ajans, bu parçacıkların kaynağının açıklanması ve gerekli numunelerin alınması için İran'a defalarca talepte bulundu ancak Tahran yönetiminden tatmin edici bir yanıt alamadı. Grossi, bu durumun ajansın güvenilirliğini ve uluslararası nükleer silahların yayılmasını önleme rejiminin temelini oluşturan denetim mekanizmasını tehdit ettiğini vurguladı.
ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, yaptığı açıklamada "İran'ın UAEA ile işbirliği yapmayı reddetmesi, nükleer programının barışçıl olduğu iddiasını sorgulatmaktadır" dedi. Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık'ın oluşturduğu E3 grubu da ortak bir bildiri yayımlayarak İran'ı "derhal ve koşulsuz" olarak ajansla işbirliğine çağırdı. E3 ülkeleri, İran'ın uranyum izlerine ilişkin "teknik olarak güvenilir" açıklamalar yapması gerektiğini belirtti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişmeler, 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın (JCPOA) ABD'nin 2018'de tek taraflı olarak çekilmesinin ardından fiilen askıya alınması ve İran'ın nükleer faaliyetlerini hızlandırmasıyla aynı döneme denk geliyor. İran, UAEA'nın taleplerini siyasi baskı aracı olarak nitelendirirken, Batılı ülkeler Tahran'ın nükleer silah geliştirme potansiyelinden endişe duyuyor. Uzmanlar, İran'ın uranyum zenginleştirme seviyesini yüzde 60'a çıkarmasının, silah sınıfı malzeme üretmek için teknik olarak çok az bir eşik kaldığı anlamına geldiğini belirtiyor.
Bu durum, Orta Doğu'da bir nükleer silahlanma yarışını tetikleme riski taşıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölge ülkeleri, İran'ın nükleer programına karşılık olarak kendi nükleer enerji programlarını hızlandırırken, İsrail ise Tahran'ın nükleer tesislerine yönelik askeri seçenekleri masada tuttuğunu defalarca dile getirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'la komşu olan Türkiye, bu gelişmeleri yakından takip ediyor. Türkiye, İran'ın nükleer programının barışçıl amaçlarla sınırlı kalması gerektiğini savunurken, bölgede nükleer silahlanmanın yayılmasına karşı çıkıyor. UAEA-İran arasındaki işbirliğinin yeniden tesis edilmesi, bölgesel istikrar açısından kritik. Ayrıca, olası bir krizde Türkiye'nin enerji güvenliği ve İran'la olan ticari ilişkileri etkilenebilir. Ankara, diplomatik çözümlerden yana bir tutum sergilese de, gelişmelerin Türkiye'nin güney sınırında yeni bir gerilim yaratma potansiyeli bulunuyor.