Nepal'de son günlerde etkili olan şiddetli muson yağmurlarının tetiklediği ani seller ve toprak kaymalarında can kaybı 788'e yükseldi. Yetkililer, enkaz altından çıkarılan yeni cesetlerle birlikte ölü sayısının artabileceğini, 2 bin 500'den fazla kişinin ise hâlâ kayıp olduğunu bildirdi. Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi İcra Sekreteri Simon Stiell, felaketin, Hindu Kush Himalaya bölgesinin iklim değişikliğine karşı ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdiğini söyledi.
Felaketin boyutları ve kurtarma çalışmaları
Nepal İçişleri Bakanlığı'nın verilerine göre, ülkenin doğu ve orta bölgelerini vuran sel felaketinde şu ana kadar 788 kişi hayatını kaybetti. Kayıplar arasında çok sayıda kadın ve çocuğun bulunması dikkat çekiyor. Felaketten etkilenen bölgelerde arama kurtarma ekipleri, çamur ve enkaz altında kalanları kurtarmak için yoğun çaba sarf ediyor. Nepal ordusu, polis ve gönüllü ekiplerin katıldığı çalışmalarda bugüne kadar 3 bin 500'den fazla kişi güvenli bölgelere tahliye edildi.
Başkent Katmandu ve çevresindeki yerleşim yerlerinde evlerin büyük bölümü sular altında kalırken, birçok köy toprak kayması nedeniyle ulaşıma kapandı. Yolların ve köprülerin yıkılması, yardım ekiplerinin bölgeye ulaşmasını zorlaştırıyor. Hükümet, afet bölgelerine acil yardım malzemesi ve sağlık ekipleri sevk etti. Ancak yardım kuruluşları, temiz su ve gıda sıkıntısı yaşanan bölgelerde salgın hastalık riskine karşı uyarıyor.
Yetkililer, muson yağmurlarının devam etmesi nedeniyle yeni sel ve toprak kayması tehlikesine karşı uyarıyor. Nepal Meteoroloji Dairesi, önümüzdeki günlerde de şiddetli yağış beklendiğini duyurdu. Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkisiyle benzer felaketlerin sıklığının ve şiddetinin artacağına işaret ediyor.
Hindu Kush Himalaya: İklim değişikliğinin sıcak noktası
BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi İcra Sekreteri Simon Stiell, yaptığı açıklamada, "Nepal'deki bu yıkıcı sel felaketi, Hindu Kush Himalaya bölgesinin iklim değişikliğinin etkilerine karşı ne kadar savunmasız olduğunu gösteriyor. Buzulların hızla erimesi, ani sel riskini artırırken, bölge halkı benzeri görülmemiş hava olaylarıyla karşı karşıya" dedi. Stiell, gelişmiş ülkelerin iklim finansmanı taahhütlerini yerine getirmesi gerektiğinin altını çizdi.
Hindu Kush Himalaya, dünyanın üçüncü büyük buz kütlesine ev sahipliği yapıyor ve yaklaşık 2 milyar insana su sağlıyor. Bölge, iklim değişikliğinin etkilerini en yoğun şekilde hisseden yerlerin başında geliyor. Bilim insanları, bölgedeki buzulların erime hızının arttığını ve bunun da ani sel, toprak kayması ve su kıtlığı gibi riskleri tetiklediğini belirtiyor. Nepal'deki felaket, bu risklerin ne kadar somut ve yıkıcı olabileceğini bir kez daha ortaya koydu.
Uzmanlar, bölge ülkelerinin (Nepal, Bangladeş, Bhutan, Çin, Hindistan, Myanmar ve Pakistan) iklim değişikliğine uyum ve afet risk yönetimi konularında daha fazla iş birliği yapması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, sera gazı emisyonlarının azaltılması için küresel ölçekte acil adımlar atılması çağrısında bulunuyorlar.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'deki sel felaketi, iklim değişikliğinin küresel etkilerini bir kez daha gözler önüne seriyor. Türkiye, geçmişte benzer afetlerle mücadele etmiş bir ülke olarak, afet yönetimi ve insani yardım konularında önemli deneyime sahip. Bu tür felaketlerde Türkiye'nin uluslararası yardım mekanizmalarına katkı sağlaması ve iklim değişikliğiyle mücadelede küresel iş birliğini desteklemesi, dış politikasının insani boyutunu güçlendirebilir. Ayrıca, Türkiye'nin iklim değişikliğinin etkilerine karşı kırılgan bölgelere yönelik teknik destek ve iş birliği fırsatları değerlendirmesi mümkündür. Bu durum, Türkiye'nin bölgesel ve küresel ölçekte etkin bir aktör olma hedefine katkı sunabilir.