Birleşmiş Milletler (BM), silahlı çatışma bölgelerinde cinsel şiddet uygulamakla suçlanan ülke ve silahlı grupların yer aldığı yıllık kara listesine bu yıl ilk kez İsrail'i, Rusya'yı ise Ukrayna savaşındaki eylemleri nedeniyle ekledi. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in raporuna dayanan liste, uluslararası toplumda büyük yankı uyandırırken, her iki ülke de iddiaları kesin bir dille reddederek örgütü siyasi önyargıyla hareket etmekle suçladı. İsrail ve Rusya’nın yanı sıra, Myanmar ordusu, Mali’deki silahlı gruplar ve çeşitli terör örgütleri de listede yer alıyor.
Gelişmenin Arka Planı ve İddialar
BM’nin yayımladığı rapor, 2023 yılı boyunca silahlı çatışmaların yaşandığı bölgelerdeki cinsel şiddet vakalarını belgeliyor. İsrail’in listeye alınması, 7 Ekim 2023’teki Hamas saldırısı sonrası Gazze Şeridi’nde yürütülen askeri operasyonlarda sivil kadın ve kız çocuklarına yönelik cinsel saldırı iddialarına dayanıyor. Raporda, İsrail güçlerinin Filistinli tutuklulara karşı sistematik cinsel taciz ve tecavüz uyguladığı, ayrıca Gazze’deki sağlık tesislerini hedef alarak doğum yapan kadınların hayatını tehlikeye attığı öne sürülüyor. İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz, kararı 'utanç verici' olarak nitelendirirken, BM’nin Hamas’ın 7 Ekim’deki cinsel şiddet eylemlerini görmezden geldiğini savundu. Rusya ise Ukrayna’nın işgal altındaki topraklarında, özellikle de 2022’de ele geçirilen Herson ve Zaporijya bölgelerinde, Ukraynalı kadın ve erkeklere yönelik cinsel şiddet vakaları nedeniyle listede. Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vasili Nebenzya, raporu 'asılsız' ve 'provokasyon' olarak değerlendirerek örgütün Batı’nın etkisi altında hareket ettiğini iddia etti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
BM’nin bu hamlesi, uluslararası hukukun ve kadın hakları savunucularının uzun süredir talebi olan hesap verebilirliğin sağlanması açısından kritik bir adım olarak görülüyor. Ancak liste, BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyelerinden Rusya’yı ve ABD’nin yakın müttefiki İsrail’i hedef almasıyla siyasi tartışmaları da beraberinde getirdi. ABD yönetimi, İsrail’in listeye alınmasını 'aşırı ve hatalı' bulurken, Avrupa Birliği ise raporu memnuniyetle karşıladı. Rusya’nın listede yer alması, Ukrayna’daki savaşın cinsel şiddet boyutunu uluslararası gündeme taşırken, Kiev yönetimi BM’nin kararını destekledi. Öte yandan, listenin bağlayıcı bir yaptırım gücü bulunmuyor; ancak ülkelerin uluslararası itibarını zedeleyerek siyasi ve ekonomik baskı aracı olarak kullanılması bekleniyor. BM yetkilileri, listenin amacının failleri teşhir etmek ve gelecekteki ihlalleri caydırmak olduğunu vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği güçlü destekle BM’nin İsrail’i kara listeye almasını olumlu karşılasa da, Rusya ile Ukrayna savaşındaki dengeli politikası nedeniyle bu kararın ikili ilişkilerinde hassas bir denge oluşturması muhtemel. Türkiye, hem İsrail hem de Rusya ile ekonomik ve diplomatik bağlarını sürdürürken, BM kararının bu ülkelerle ilişkilerini doğrudan etkilemesi beklenmiyor. Ancak, Ankara’nın insan hakları ve uluslararası hukuka bağlılığı vurgulayan söylemi göz önüne alındığında, kararı dolaylı olarak desteklemesi ve bölgesel istikrar için cinsel şiddetin önlenmesine yönelik çağrılarda bulunması olası.