Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Körfez bölgesinde son günlerde yaşanan ciddi askeri tırmanma ve yenilenen çatışmalar karşısında derin endişe duyduğunu belirterek, ABD ve İran’ı bir an önce diyaloğa dönmeye çağırdı. Guterres’in yazılı açıklamasında, İran’ın Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilere ve komşu ülkelere yönelik saldırıları ile ABD’nin İran hedeflerine karşı düzenlediği hava harekâtına doğrudan atıfta bulunuldu. BM şefi, “Bölgesel istikrarın daha fazla zedelenmemesi için tüm aktörlerin itidal göstermesi ve müzakere masasına dönmesi hayati önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı.
Hürmüz Boğazı’nda gerginlik yeniden alevleniyor
Son haftalarda Hürmüz Boğazı ve çevresinde yaşanan olaylar, 2019’da benzer bir krizin ardından bölgenin yeniden savaş eşiğine geldiğini gösteriyor. İran Devrim Muhafızları’na bağlı deniz kuvvetlerinin, uluslararası sularda seyreden en az üç ticari gemiye el koyduğu veya ateş açtığı bildiriliyor. Bunun yanı sıra İran yapımı insansız hava araçlarının Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki enerji tesislerine yönelik saldırılar düzenlediği iddia ediliyor. Buna karşılık ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Yemen’deki İran destekli Husilere ait olduğu belirtilen füze rampalarını ve İran’ın Basra Körfezi’ndeki bazı askeri noktalarını hedef alan bir dizi hassas saldırı gerçekleştirdi. Pentagon yetkilileri, operasyonların “ABD kuvvetlerine ve müttefiklere yönelik yakın tehditleri bertaraf etmek” amacıyla yapıldığını açıkladı.
Guterres’in açıklaması, özellikle son 72 saat içinde tırmanan bu saldırı döngüsünün ardından geldi. BM Genel Sekreteri, “Bu tehlikeli oyunun kazananı olmaz. Her yeni saldırı, bölgeyi kontrol edilemez bir savaşın içine sürükleyebilir” uyarısında bulundu. Guterres, taraflara 2015’te imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) çerçevesinde müzakere masasına dönme çağrısını yinelerken, ABD’nin 2018’de anlaşmadan tek taraflı çekilmesinin bugünkü krizin temel nedenlerinden biri olduğuna dikkat çekti.
Bölgesel ve küresel boyut: Petrol piyasaları ve deniz güvenliği
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği stratejik bir su yolu. Bölgede artan askeri faaliyetler, küresel petrol fiyatlarında ani yükselişe neden oldu. Brent petrolün varil fiyatı son bir haftada yüzde 8 artarak 92 dolar seviyesine ulaştı. Analistler, boğazın tamamen kapanması durumunda fiyatların 120 doların üzerini görebileceğini belirtiyor. ABD öncülüğündeki Uluslararası Deniz Güvenliği Yapılanması (IMSC) bölgedeki ticari gemilere refakat sağlamak üzere devriyelerini artırırken, Çin ve Hindistan gibi büyük petrol ithalatçıları da gelişmeleri endişeyle izliyor. Avrupa Birliği, tarafları itidale çağıran ortak bir bildiri yayımlarken, Rusya ise BM Güvenlik Konseyi’nde acil toplantı talep etti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal eden bir ülke olarak Körfez’deki gerginlikten doğrudan etkileniyor. Petrol fiyatlarındaki artış, cari açığı ve enflasyonu baskılayarak Türkiye ekonomisi üzerinde ek yük oluşturabilir. Ayrıca Türkiye’nin, Katar ve Suudi Arabistan gibi Körfez ülkeleriyle son dönemde normalleşen ilişkileri, bölgede istikrarın korunmasını stratejik bir öncelik haline getiriyor. İran’ın nükleer programı ve bölgesel politikaları konusunda Türkiye, hem Batı ittifakının bir üyesi hem de İran’la sınır ve ticari ilişkileri olan bir komşu olarak hassas bir denge yürütmek zorunda. Bu kriz, Türkiye’nin enerji güvenliği ve diplomatik manevra alanını daraltabilecek potansiyel bir kırılma noktası olarak değerlendirilebilir.