New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda dünya liderleri, İsrail'in Filistin topraklarındaki uygulamalarını sert bir dille eleştirdi. Filistinliler ise İsrail'in hapishane ziyaret yasaklarını protesto ederken, işgal altındaki Batı Şeria'da yerleşimci saldırıları devam ediyor. Uluslararası toplumun İsrail'e yönelik baskısı artarken, bölgede gerilim yükseliyor.
BM Genel Kurulu'nda İsrail'e Yönelik Eleştiriler
Birleşmiş Milletler 79. Genel Kurulu'nda konuşan çok sayıda ülke temsilcisi, İsrail'in Filistinlilere yönelik politikalarını kınadı. Özellikle Avrupa, Latin Amerika ve Asya-Pasifik ülkelerinden gelen liderler, uluslararası hukukun ve insan haklarının ihlal edildiğini vurguladı. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, İsrail'in Gazze'de soykırım uyguladığını ve Batı Şeria'da yerleşimci şiddetini teşvik ettiğini belirterek acil müdahale çağrısı yaptı.
Türkiye'yi temsilen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da BM kürsüsünden İsrail'e yönelik sert mesajlar verdi. Erdoğan, "İsrail, Filistin halkına yönelik zulmünü sürdürürken dünya sessiz kalıyor. BM, Filistin meselesinde tarihi bir sınav veriyor" ifadelerini kullandı. İslam İşbirliği Teşkilatı da ortak bildiriyle İsrail'in işgalci politikalarını lanetledi.
ABD yönetimi ise İsrail'e yönelik eleştirilerde dengeli bir ton kullanmayı tercih etti. Dışişleri Bakanı Antony Blinken, İsrail'in güvenlik endişelerini tanıdıklarını ancak sivil kayıpların kabul edilemez olduğunu söyledi. Ancak ABD'nin BM Güvenlik Konseyi'nde İsrail'i koruyan tutumu, diğer üyeler tarafından eleştirildi.
Filistinlilerden Hapishane Ziyaret Yasaklarına Tepki
İsrail'in Filistinli tutuklulara yönelik hapishane ziyaret yasakları, işgal altındaki Batı Şeria'da geniş katılımlı protestolara yol açtı. Filistinli aileler, yıllardır çocuklarını ve yakınlarını ziyaret edememekten şikayetçi. Uluslararası Kızılhaç Komitesi, ziyaret yasaklarının uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve ailelerin psikolojik olarak yıkıma uğradığını açıkladı.
İsrail yönetimi ise yasakları güvenlik gerekçesiyle savunuyor. Ancak insan hakları örgütleri, bu uygulamanın keyfi olduğunu ve Filistinlilere yönelik toplu cezalandırma politikasının bir parçası olduğunu belirtiyor. Protestolar sırasında İsrail güçlerinin müdahalesi sonucu en az 15 Filistinlinin yaralandığı bildirildi.
Yerleşimci Saldırıları Devam Ediyor
Batı Şeria'da İsrailli yerleşimcilerin Filistin köylerine yönelik saldırıları aralıksız sürüyor. Son bir hafta içinde Nablus, Ramallah ve El Halil çevresinde çok sayıda Filistinlinin evi ateşe verildi, tarım arazileri tahrip edildi. Filistin Sağlık Bakanlığı, saldırılarda 3 Filistinlinin hayatını kaybettiğini, onlarca kişinin yaralandığını duyurdu.
İsrail ordusunun yerleşimcileri koruduğu ve saldırılara müdahale etmediği yönünde görgü tanıklarının ifadeleri var. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, yerleşimci şiddetinin sistematik hale geldiğini ve İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal ettiğini belirtti. Avrupa Birliği de yerleşimci saldırılarını kınayan bir açıklama yaptı.
Uluslararası Tepkiler ve Olası Yaptırımlar
BM Genel Kurulu'ndaki eleştirilerin ardından bazı ülkeler İsrail'e yönelik yaptırım hazırlığı içinde. Güney Afrika'nın Uluslararası Adalet Divanı'nda açtığı soykırım davasına müdahil olmak isteyen ülke sayısı artıyor. İrlanda, İspanya, Belçika ve Slovenya gibi ülkeler Filistin devletini tanıma sinyali verdi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise uluslararası baskıya rağmen politikalarından geri adım atmayacaklarını açıkladı. Netanyahu, "Hiçbir baskı bizi güvenliğimizden taviz vermeye zorlayamaz" dedi. Ancak İsrail içinde de muhalefet ve bazı güvenlik yetkilileri, mevcut politikaların ülkeyi daha da izole ettiğini dile getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin meselesinde tarihsel olarak Filistinlilerin yanında yer almış ve İsrail'in işgal politikalarını sürekli eleştirmiştir. BM'deki bu son gelişmeler, Türkiye'nin uluslararası platformlarda İsrail'e yönelik baskı politikasını güçlendirmesi için bir fırsat sunuyor. Ancak Türkiye'nin İsrail ile ekonomik ve ticari ilişkileri, bu politikada çelişkili bir görünüm oluşturuyor. Bölgesel istikrar açısından, Batı Şeria'daki gerilimin tırmanması Türkiye'nin Orta Doğu'daki diplomatik çabalarını zorlaştırabilir. Ayrıca, müttefiklik ilişkileri çerçevesinde ABD ile denge gözetilmesi gerekiyor. Türkiye, İslam İşbirliği Teşkilatı ve BM çatısı altında Filistin davasını savunmaya devam edecek gibi görünüyor.