İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, bugün Batı Şeria'da bir Filistin köyüne düzenlenen askeri baskına katıldı. Olay, işgal altındaki topraklarda tansiyonun yeniden yükseldiği bir dönemde gerçekleşti. Ben-Gvir'in bu hamlesi, uluslararası toplumun İsrail-Filistin çatışmasında barışçıl çözüm çağrılarına meydan okur nitelikte.
Baskının detayları ve arka planı
Middle East Eye'ın aktardığına göre, Ben-Gvir beraberindeki silahlı güçlerle birlikte Batı Şeria'nın kuzeyindeki bir Filistin köyüne girdi. Baskın sırasında güvenlik güçlerinin evleri aradığı ve bazı Filistinlileri gözaltına aldığı bildirildi. Ben-Gvir ise olay yerinde kısa bir süre kalarak güvenlik güçlerine talimat verdi. Bu, bir İsrail bakanının doğrudan askeri operasyona katıldığı ender anlardan biri olarak kayıtlara geçti.
Ben-Gvir daha önce de Filistinlilere yönelik sert söylemleriyle tanınıyor. “Yahudi yerleşimcilerin güvenliği her şeyin üstündedir” diyen bakan, sık sık Filistin yönetimini hedef alıyor. Söz konusu baskın, İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim birimlerini genişletme politikasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Ben-Gvir'in bu adımı, bölgede zaten kırılgan olan durumu daha da gerginleştirebilir. Filistin yönetimi olayı kınarken, Hamas ise “işgalcilerin provokasyonlarına karşı direnişin süreceği” mesajını verdi. Uluslararası toplumdan ilk tepkiler de gecikmedi. Avrupa Birliği, “barış sürecini baltalayan tek taraflı adımlardan kaçınılması” çağrısı yaparken, ABD ise sessiz kalmayı tercih etti. Uzmanlar, bu tür eylemlerin iki devletli çözümü daha da imkansız hale getirdiğine dikkat çekiyor. Özellikle Biden yönetiminin İsrail'e yönelik eleştirileri artsa da, somut bir yaptırım uygulamadığı belirtiliyor. Ben-Gvir'in pozisyonu, Netanyahu koalisyon hükümetinin aşırı sağ kanadını temsil ediyor ve bu durum İsrail iç siyasetinde de tartışmalara yol açıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği geleneksel destekle biliniyor. Ben-Gvir gibi isimlerin Batı Şeria'da provokatif eylemleri, Ankara'nın bölgede istikrar ve iki devletli çözüm vurgusunu güçlendirebilir. Ancak Türkiye'nin İsrail'le son dönemdeki normalleşme adımları dikkate alındığında, doğrudan bir kınama beklenmiyor. Bununla birlikte Türkiye, Filistin yönetimiyle koordinasyonu artırarak, uluslararası platformlarda Ben-Gvir'in eylemlerini eleştirebilir. Bölgesel güvenlik açısından Batı Şeria'daki her tırmanış, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki dengeleri yeniden değerlendirmesine neden olabilir.