GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Orta Doğu

Batı’nın İkiyüzlülüğü: Von der Leyen’in Ahlaki Çöküşü

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
Batı’nın İkiyüzlülüğü: Von der Leyen’in Ahlaki Çöküşü
🌙
📡 Alternatif/Bölgesel Medya
Kaynak perspektifi: Pro-Filistin Ortadoğu Medyası
🌙 Pro-Filistin Ortadoğu Medyası
Çeviri Kaynağı
Middleeastmonitor — Bu haber, Middleeastmonitor'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, herhangi bir ülke veya blokla Avrupa ilişkilerini insan haklarına saygı temelinde şekillendirme hakkına sahiptir. Ancak bu, onun bu değerlere gerçekten önem vermesi halinde geçerlidir. 19 Haziran’da Mısır ile imzalanan mutabakat zaptı, von der Leyen’in sözde değerlerinin aslında bir illüzyon olduğunu kanıtladı. Anlaşma, AB’nin göçmenleri Libya ve Sudan sınırlarına geri göndermek için Mısır’a milyarlarca avro vermesini öngörüyor. Oysa bu bölgelerde insan hakları ihlalleri sistematik hale gelmiş durumda. Batı medyasının sessiz kaldığı bu tablo, Avrupa’nın ahlaki iflasını ortaya koyuyor.

Avrupa’nın Değerler Sınavı

Ursula von der Leyen, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi ile birlikte düzenlediği basın toplantısında, anlaşmanın “insan haklarına saygılı” olduğunu iddia etti. Oysa insan hakları örgütleri, Sisi rejiminin sistematik işkence, keyfi gözaltı ve yargısız infazlar yaptığını belgeliyor. Von der Leyen’in bu gerçekleri görmezden gelmesi, AB’nin söylem ile eylem arasındaki uçurumu bir kez daha gösterdi. Anlaşma, AB’nin göç sorununu çözmek için insan haklarından feragat etmeye hazır olduğunu ortaya koyuyor. Oysa Brüksel, sık sık küresel bir insan hakları savunucusu olarak kendini tanıtıyor.

AB’nin bu tutumu, daha önce Türkiye ile yapılan göç anlaşmasını da hatırlatıyor. 2016’da imzalanan anlaşmayla AB, sığınmacıların geri kabulü karşılığında Türkiye’ye mali yardım vaat etmişti. O dönemde de insan hakları ihlalleri gerekçesiyle eleştiriler yükselmişti. Von der Leyen’in bugünkü adımı, AB’nin insan haklarını bir pazarlık kozu olarak gördüğünü teyit ediyor. Avrupa’nın sözde değerleri, gerçek dünyada birer lükse dönüşüyor.

Bölgesel ve Küresel Boyut

Mısır’la yapılan anlaşma, sadece AB’nin değil, tüm Batı’nın ahlaki çöküşünün bir sembolü haline geldi. Batı, insan haklarını bir dış politika aracı olarak kullanırken, kendi çıkarları söz konusu olduğunda bu değerleri rahatça askıya alabiliyor. Bu ikiyüzlülük, özellikle Ortadoğu ve Afrika’da Batı’ya olan güveni sarsıyor. Mısır gibi otoriter rejimler, Batı’nın bu zaafını kullanarak insan hakları ihlallerini meşrulaştırıyor. Aynı zamanda, bu anlaşma AB içinde de ciddi tartışmalara yol açıyor. Avrupa Parlamentosu’nun bazı üyeleri, von der Leyen’in tutumunu sert bir dille eleştirirken, insan hakları örgütleri anlaşmanın iptalini istiyor.

Küresel ölçekte bakıldığında, bu anlaşma Batı’nın çifte standardını net bir şekilde ortaya koyuyor. Rusya-Ukrayna savaşında Ukrayna’ya verilen destek, insan haklarını koruma söylemiyle meşrulaştırılırken, Mısır gibi rejimlerle işbirliği yapılması bu söylemin içini boşaltıyor. Ayrıca, anlaşma Libya ve Sudan’daki insani krizi derinleştirme riski taşıyor. AB’nin göçmenleri bu ülkelere geri göndermesi, onları daha büyük bir tehlikeye atıyor. Bu durum, BM’nin göç ve mülteci politikalarıyla da çelişiyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Türkiye, AB’nin göç konusundaki çifte standardını uzun süredir deneyimliyor. 2016’daki göç anlaşması, Türkiye’ye yönelik insan hakları eleştirileriyle birlikte anılsa da, AB’nin bugün Mısır’la yaptığı anlaşma, bu eleştirilerin samimiyetsizliğini ortaya koyuyor. Türkiye açısından bu gelişme, AB’nin insan hakları söyleminin bir dış politika aracından ibaret olduğunu teyit ediyor. Ayrıca, Mısır’a verilen mali yardımlar, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki enerji ve güvenlik çıkarlarını da etkileyebilir. AB’nin Mısır’a yakınlaşması, Doğu Akdeniz’deki dengeleri değiştirebilir. Türkiye’nin, AB’nin bu pragmatik tutumuna karşı kendi politikalarını gözden geçirmesi gerekebilir. Sonuç olarak, von der Leyen’in ahlaki çöküşü, sadece Avrupa’nın değil, tüm uluslararası sistemin sorgulanmasını gerektiren bir vaka olarak önemini koruyor.

Etiketler:
Avrupa BirliğiUrsula von der LeyenMısırinsan haklarıgöç anlaşmasıTürkiyeDoğu Akdeniz

İlgili Haberler

CENTCOM komutanı İsrail ve Körfez’e gidiyor: Lübnan görüşmeleri tıkanırken
Orta Doğu

CENTCOM komutanı İsrail ve Körfez’e gidiyor: Lübnan görüşmeleri tıkanırken

9 dk önce

İsrail'den Lübnan'a Operasyon: ABD İstese de Çekilmeyeceğiz
Orta Doğu

İsrail'den Lübnan'a Operasyon: ABD İstese de Çekilmeyeceğiz

10 dk önce

BM Nükleer Şefi: İran'daki Denetimler Devam Edecek
Orta Doğu

BM Nükleer Şefi: İran'daki Denetimler Devam Edecek

20 dk önce

ABD-İran Savaşından 8 Ders: Trump’ın Şahsi Savaşı
Orta Doğu

ABD-İran Savaşından 8 Ders: Trump’ın Şahsi Savaşı

21 dk önce