Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), 7 Ekim 2024 Pazartesi gününden itibaren vatandaşlarının Lübnan'a seyahat etmesine izin vereceğini açıkladı. Bu karar, BAE'nin 2023 sonunda başlattığı seyahat yasağının kaldırılması anlamına geliyor. Seyahat kısıtlaması, bölgedeki siyasi gerilimler ve güvenlik endişeleri nedeniyle uygulanmıştı. BAE Dışişleri Bakanlığı, kararın Lübnan'daki güvenlik durumunun iyileşmesi ve iki ülke arasındaki diplomatik temasların artması sonucu alındığını belirtti.
Gelişmenin arka planı
BAE, Lübnan'a yönelik seyahat yasağını ilk olarak 2023 yılı sonlarında, Lübnan'da artan siyasi kriz ve Hizbullah-İsrail arasındaki gerginliklerin tırmanması üzerine uygulamaya koymuştu. Özellikle Gazze savaşının bölgeye yayılma riski, Körfez ülkelerini Lübnan'daki vatandaşlarına yönelik tedbir almaya itmişti. BAE, Suudi Arabistan ve Kuveyt gibi diğer Körfez ülkeleri de benzer seyahat kısıtlamaları getirmişti. Ancak son haftalarda BAE ile Lübnan arasındaki diplomatik ilişkilerde gözle görülür bir iyileşme yaşandı. BAE Büyükelçisi'nin Beyrut'a dönmesi ve iki ülke arasında ticari heyetlerin karşılıklı ziyaretleri, yasağın kaldırılmasının zeminini hazırladı. BAE Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, “Lübnan'daki güvenlik durumu yeniden değerlendirildi ve vatandaşlarımızın seyahat etmesinin uygun olduğuna karar verildi” ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve küresel boyut
BAE'nin kararı, Lübnan ekonomisi için önemli bir moral kaynağı olarak görülüyor. Ülke, 2019'dan bu yana devam eden derin ekonomik krizle mücadele ediyor ve Körfez ülkelerinden gelecek turist gelirlerine ihtiyaç duyuyor. BAE vatandaşları, Lübnan'da özellikle lüks tatil köyleri ve alışveriş merkezlerinde önemli bir harcama gücüne sahip. Öte yandan, bu karar BAE'nin bölgesel politikasında bir esneme olarak da yorumlanıyor. Birleşik Arap Emirlikleri, son yıllarda İran ve Hizbullah karşıtı blokta yer alırken, Lübnan'la ilişkilerini normalleştirme adımı, Abu Dabi'nin bölgesel dengeleri yeniden gözden geçirdiğinin işareti olabilir. Uzmanlara göre, BAE'nin bu hamlesi, Suudi Arabistan'ın Lübnan'a yönelik tutumundaki yumuşamayla paralellik gösteriyor. Suudi Arabistan, 2021'de Lübnan'a uyguladığı ambargoyu kısmen kaldırmıştı. Ayrıca, Katar'ın arabuluculuğunda İran ile Batı arasında devam eden nükleer müzakerelerin olumlu seyri de Körfez ülkelerini Lübnan konusunda daha esnek olmaya yönlendiriyor.
Bölgedeki diğer ülkelerin bu gelişmeye nasıl tepki vereceği merak konusu. Mısır, Ürdün ve Irak gibi ülkeler de Lübnan'daki istikrarın sağlanması için çaba gösteriyor. Ancak Lübnan'ın siyasi yapısındaki kırılganlık, Hizbullah'ın silahlı gücü ve İran'ın nüfuzu gibi temel sorunlar devam ettiği sürece, Körfez ülkelerinin tedbirli olmayı sürdüreceği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
BAE'nin Lübnan'a seyahat yasağını kaldırması, Türkiye'nin bölgesel politikası açısından dolaylı da olsa önemli bir gelişmedir. Türkiye, Lübnan'la tarihsel ve kültürel bağları olan bir ülke olarak Beyrut yönetimiyle yakın ilişkilerini sürdürmektedir. Körfez ülkelerinin Lübnan'a yönelik ambargolarının hafiflemesi, Türkiye'nin Lübnan'daki ekonomik ve diplomatik çıkarlarına olumlu yansıyabilir. Zira Türk müteahhitlik firmaları ve turizm sektörü, Lübnan'ın yeniden yapılanma sürecinde önemli roller üstlenebilir. Ayrıca bu adım, Türkiye ile BAE arasında son yıllarda gelişen diyaloğun bir yansıması olarak da okunabilir. Ankara, Abu Dabi ile ticari ve siyasi ilişkilerini güçlendirirken, Körfez ülkelerinin Lübnan konusundaki tutumları Türkiye'nin bölgesel stratejisini etkileyebilir.