Güçlü bir El Niño hava olayının, küresel ölçekte tarım üretimini olumsuz etkilemesi ve halihazırda yüksek seyreden gıda fiyatları ile enerji maliyetlerine yeniden baskı yapması bekleniyor. Dünya Meteoroloji Örgütü’nün uyarılarına göre, 2023 yılının ortalarından itibaren etkisini göstermeye başlayan bu iklim döngüsü, özellikle Asya, Afrika ve Latin Amerika’daki belli başlı tarım bölgelerinde kuraklık, aşırı yağış ve sıcak hava dalgalarına yol açarak mahsul rekoltesini düşürebilir. Uzmanlar, bu durumun tedarik zincirlerinde aksamalara ve enerji piyasalarında dalgalanmalara neden olabileceği konusunda uyarıyor.
Gelişmenin Arka Planı: El Niño ve Ekonomik Etkileri
El Niño, Pasifik Okyanusu’nun ekvatoral bölgesinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalden yüksek seyretmesiyle ortaya çıkan bir iklim modelidir. Bu durum, dünya genelinde hava desenlerini değiştirerek bazı bölgelerde kuraklık, bazılarında ise yoğun yağış ve sellere neden olur. Son büyük El Niño olayı 2015-2016 yıllarında yaşanmış ve küresel tarım üretimini ciddi şekilde etkilemişti. Şimdi ise daha şiddetli bir El Niño’nun kapıda olduğu belirtiliyor. Bu durum, özellikle dünya pirinç, buğday, mısır ve soya fasulyesi üretiminin büyük bir kısmının gerçekleştiği bölgeleri tehdit ediyor. Hindistan, Endonezya, Avustralya ve Brezilya gibi ülkeler, El Niño’dan en fazla etkilenecek ülkeler arasında sıralanıyor. Gıda ve Tarım Örgütü’ne göre, bu ülkelerdeki olası mahsul kayıpları, uluslararası gıda fiyatlarını yeniden yukarı çekebilir. Ayrıca, El Niño’nun enerji arzı üzerinde de etkili olması bekleniyor. Özellikle hidroelektrik santrallerinin su seviyesindeki düşüş, elektrik üretimini kısıtlarken, soğutma ve ısıtma talebindeki artış enerji fiyatlarını yukarı çekiyor. Bu durum, pandemi ve Ukrayna savaşı sonrası zaten yüksek olan küresel enflasyonla mücadeleyi daha da zorlaştıracak.
Bölgesel ve Küresel Boyut
El Niño’nun etkileri bölgesel ölçekte farklılık gösteriyor. Güneydoğu Asya’da kuraklık nedeniyle palm yağı, kauçuk ve kahve gibi emtiaların üretimi azalırken, Okyanusya’da Avustralya’nın buğday ve şeker kamışı mahsulleri risk altında. Latin Amerika’da ise Brezilya’nın soya fasulyesi ve mısır üretimi, kuraklık ve aşırı sıcaklar nedeniyle düşüş gösterebilir. Afrika’nın doğu ve güney bölgelerinde ise kuraklık, gıda güvenliğini tehdit eden bir boyuta ulaşabilir. Bu durum, özellikle gelişmekte olan ülkelerde gıda krizi riskini artırıyor. Küresel ölçekte ise, El Niño’nun neden olduğu gıda ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, halihazırda kırılgan olan dünya ekonomisi için yeni bir sınav anlamına geliyor. Hindistan’ın pirinç ihracatına getirdiği kısıtlama, Endonezya’nın palm yağı ihracatını durdurması gibi korumacı politikalar, uluslararası ticaretteki gerginlikleri artırabilir. Ayrıca El Niño, sıcaklık ve yağış desenlerindeki değişikliklerle tarım dışında, sağlık (sıtma ve dengue gibi hastalıkların yayılması) ve su kaynakları yönetimi gibi alanlarda da sorunlara yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, El Niño’nun küresel etkilerinden dolaylı olarak etkilenecek. En önemli kanal, ithal gıda ve enerji fiyatlarındaki artış olacak. Türkiye, buğday ve enerji ithalatında dışa bağımlı bir ülke; küresel fiyat artışları cari açığı büyütebilir ve enflasyonu yeniden yukarı çekebilir. Öte yandan, Türkiye’nin Akdeniz iklim kuşağında yer alması nedeniyle El Niño’nun doğrudan etkileri sınırlı olabilir; ancak küresel tedarik zincirlerindeki aksamalar, özellikle tarım ürünleri ve hammadde tedarikinde sıkıntı yaratabilir. Bu durum, Türkiye’nin tarımda kendine yeterlilik politikaları ve enerji çeşitlendirme stratejileri açısından bir sınav niteliği taşıyor.