Umman Sultanı Heysem bin Tarık, 1989 yılından bu yana bir Umman hükümdarının Fransa'ya gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret kapsamında Paris'te Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir araya geldi. Görüşmenin ana gündem maddesini, stratejik Hürmüz Boğazı'nda geçiş ücreti uygulanması olasılığına karşı Fransa'nın yürüttüğü diplomatik mücadele oluşturdu. Ziyaret, hem Körfez bölgesinin enerji güvenliği hem de Fransa'nın bölgedeki nüfuzu açısından kritik bir dönemeç olarak değerlendiriliyor.
Ziyaretin Arka Planı ve Hürmüz Gerilimi
Umman Sultanı Heysem bin Tarık'ın 1989'dan beri ilk kez bir Fransız mevkidaşıyla görüşmesi, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin yeniden canlandırılması açısından büyük önem taşıyor. Görüşmede, Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un son dönemde yoğunlaştırdığı Hürmüz Boğazı'nın uluslararası statüsünün korunması çabası merkeze oturdu. Macron, özellikle geçiş ücreti uygulamasına yönelik her türlü girişime karşı olduğunu açıkça dile getirdi. Konu yalnızca ticari bir mesele değil; küresel enerji arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği bu dar su yolunda olası bir geçiş ücreti, enerji fiyatlarını ve tedarik zincirlerini doğrudan etkileyebilir.
Umman, bölgedeki tarafsız ve arabulucu rolüyle tanınıyor. Tahran ile Riyad arasında sık sık köprü vazifesi gören Umman, bu ziyarette de Fransa'ya bölgesel istikrar konusunda destek vermeyi hedefliyor. Macron yönetimi ise Körfez'deki askeri varlığını ve diplomatik ağırlığını artırmak için Umman'la işbirliğini derinleştirmek istiyor. Görüşmede, serbest ticaret anlaşmaları, enerji işbirliği ve savunma alanında yeni mutabakatlar da ele alındı.
Hürmüz Boğazı'nın Stratejik Önemi ve Küresel Yansımaları
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ni Hint Okyanusu'na bağlayan ve dünya ham petrol ticaretinin üçte birine ev sahipliği yapan kritik bir geçiş noktasıdır. Son yıllarda bölgedeki jeopolitik gerilimler, özellikle İran'ın boğazı kapatma tehditleri ve ABD'nin deniz güvenliği operasyonları, geçiş ücreti tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Fransa, bu konuda uluslararası hukuk ve denizcilik sözleşmelerine atıfta bulunarak, geçiş ücreti uygulamasının serbest dolaşım ilkesini ihlal edeceğini savunuyor.
Macron'un bu duruşu, aynı zamanda ABD'nin bölgeden çekilme sinyalleri verdiği bir dönemde, Avrupa'nın enerji güvenliğini garanti altına alma stratejisinin bir parçası. Umman'ın da katkılarıyla, Fransa, Hürmüz'de olası bir tıkanmanın küresel ekonomide yaratacağı dalga etkilerine karşı diplomatik bir cephe oluşturmaya çalışıyor. Görüşmede ayrıca Yemen krizi ve İran nükleer müzakereleri de gündeme geldi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük kısmını ithal eden bir ülke olarak Hürmüz Boğazı'nın güvenliğine doğrudan bağımlıdır. Geçiş ücreti gibi bir uygulama, Türkiye'nin enerji maliyetlerini artırabileceği gibi, Doğu Akdeniz'deki enerji koridorlarının önemini de değiştirebilir. Fransa'nın bu konudaki aktif diplomasisi, Türkiye'nin bölgedeki çıkarlarıyla kısmen örtüşse de Paris'in Umman'la kurduğu yakın ilişki, Türkiye'nin Körfez'deki geleneksel ortaklarıyla rekabetini derinleştirebilir. Ayrıca, Macron'un Hürmüz güvenliği konusunda üstlendiği rol, NATO içinde Avrupa'nın enerji arz güvenliğine ilişkin yeni bir güç dengesi yaratabilir.