Avustralya'da sağ popülist One Nation Partisi, Hristiyan seçmenlere doğrudan ulaşmak için bir kampanya başlattı. Ancak partinin kürtaj karşıtı söylemleri ve göçmen karşıtı politikaları, özellikle denizaşırı doğumlu kilise cemaatleri arasında rahatsızlık yaratabilir. Parti lideri Pauline Hanson, kiliselerde broşür dağıtarak ve Hristiyan medyasında reklam vererek dini gruplara yöneliyor. Ancak Avustralya'daki Hristiyanların üçte biri yurt dışında doğduğu için parti, çokkültürlülük karşıtı söylemleriyle bu seçmenleri kaybetme riski taşıyor.
One Nation, özellikle kürtaj karşıtı politikalarıyla Hristiyan muhafazakarları cezbetmeyi umuyor. Ancak Hanson'ın daha önce Müslümanlara yönelik sözleri ve Asyalı göçmenlere yönelik eleştirileri, çok kültürlü bir yapıya sahip olan kilise cemaatlerinde tepki çekiyor. Anketlere göre, Hristiyan seçmenlerin büyük kısmı kürtaj ve aile değerlerinden ziyade çevre ve sosyal adalet gibi konulara odaklanıyor.
Kürtaj Karşıtı Söylem ve Kilise Cemaati
One Nation Partisi, son seçimlerde kürtaj karşıtı bir platform benimsemişti. Parti, kürtajın 20. haftadan sonra yasaklanması ve anneler için danışmanlık şartı gibi öneriler sunuyor. Ancak bu politikalar, Hristiyan cemaati içinde bile tartışmalı; çünkü birçok kilise, kadınların bedensel özerkliğine saygı duyulması gerektiğini savunuyor. Öte yandan, parti göçmenlik konusunda katı bir duruş sergiliyor; bu da Avustralya'nın çok kültürlü yapısını tehdit ediyor.
Hanson'ın seçim stratejisi, özellikle kırsal bölgelerde ve düşük eğitimli seçmenler arasında işe yarıyor gibi görünüyor. Ancak kentli Hristiyanlar, partinin aşırı sağcı söylemlerine mesafeli duruyor. Uzmanlar, One Nation'ın Hristiyanları kazanma çabalarının başarısız olabileceğini çünkü kilise cemaatinin giderek daha fazla çevresel ve sosyal konulara odaklandığını belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
One Nation'ın Hristiyan seçmenleri hedeflemesi, küresel bir trendin parçası: Dünya genelinde sağ popülist partiler, dini değerleri siyasallaştırarak muhafazakar tabanı harekete geçirmeye çalışıyor. ABD'de Donald Trump, Brezilya'da Jair Bolsonaro ve Macaristan'da Viktor Orban benzeri liderler, Hristiyan milliyetçiliğini bir araç olarak kullanıyor. Avustralya'da ise bu strateji, ülkenin göçmen kökenli nüfusu nedeniyle daha riskli. Avustralya Hristiyanlarının önemli bir kısmı Asya, Afrika ve Ortadoğu kökenli olduğu için, göçmen karşıtı söylemler bu kitleyi geri itebilir.
One Nation'ın başarısı, Avustralya siyasetinde çokkültürlülüğün geleceği açısından kritik. Eğer parti bu seçimlerde oy oranını artırırsa, diğer partiler de benzer bir söylem benimseyebilir. Ancak Hanson'ın radikal çıkışları, seçimlerde kaybettirecek kadar toksik olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Avustralya'daki bu gelişme doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel popülizm dalgasının dini söylemle birleştiği bir örnek olarak dikkat çekiyor. Türkiye'de de benzer şekilde, siyasi partiler dini değerleri seçim malzemesi olarak kullanabiliyor. Avustralya'daki tartışma, siyasallaşan dinin toplumsal ayrışmayı derinleştirme riskini gösteriyor. Ayrıca, Türkiye'nin Avustralya'daki diasporası bu tür söylemlerden etkilenebilir; ancak mevcut veriler, Türk kökenli Avustralyalıların çoğunlukla merkez sol partilere yöneldiğini gösteriyor.